Mustafa TOPALOĞLU

HASBİHAL

mustafatmatpl@hotmail.com

MESLEK (ZENAAT) DESTANI

Kırşehirli Şemsi Yastıman’ın ünlü destanı. Hani on beş yaşında terk-i diyar edip Kırşehir’den ayrılan bağrı yanık ozan... İstanbul’u mesken tutmuş. Birçok işe girip çokmış. Başına gelmedik hal kalmamış. En sonu nafakasını “saz ile” kazanmış. Ve dahi söz ile.Bu halleri mizahi bir dille anlatmış ustamız. Kırşehir’den ayrılmış, ama içindeki hasret ateşi hiç sönmemiş. “Sılaya Hasret”ini dizelere dökmüş. Kim bilir bir başka anlatımızda “Sıla suyu serinletir bizleri” deyişini paylaşırız.

Zenaat Destanı, derli toplu çıkınımızda bulunsun. Bu vesileyle Şemsi Yastıman’ın ruhunu şad edelim. Benden yazması. Zenaat Destanı huzurlarınızda efendim:

“Allah her kula bir zenaat vermiş
Meğer ki bol nasip kısmet yazıla
Kimine hoş geçim kanaat vermiş
Kimine hırs vermiş doymaz az ile

Terk-i sıla ettim on beş yaşımda
Dolaştım bir hayli kendi başımda
Her ne iş tuttuysam felek karşımda
Nâçar kaldım paylaşılmaz koz ile

Garip kaldım kimse yardım etmedi
Küçük memur oldum maaş yetmedi
Ev geçimi hiç de düzgün gitmedi
Ceryanı kestiler kaldık gaz ile

Tuhafiyeciliği seçtim olmadı
Terzi oldum kestim biçtim olmadı
Kumaş mağazası açtım olmadı
Hep malları güve yedi haz ile

Marangozduk el kaptırdık hızara
Tellal oldum kıtlık geldi pazara
Fırıncı oldum yangın çıktı kazara
Malım mülküm harap oldu köz ile

Kasap oldum bereketin adı yok
Kimi et yağsız der kimi budu yok
Aşçı oldum yemeklerin tadı yok
El âlemi suya yaktım tuz ile

Manav oldum hep çürüdü yemişler
Kunduracı oldum bilmez demişler
Reçber oldum bütün ters gitti işler
Aylar yıllar geçti kurak yaz ile

Dabbak oldum hep çürüdü deriler
Celep oldum ölüp gitti sürüler
Bakkal oldum kaçtı hep müşteriler
Başka bir iş yapsam hangi yüz ile

Demirci oldum herkes beni haşladı
Gürültüden şikayete başladı
Çöpçü oldum mahalleli taşladı
Süpürürken evler doldu toz ile

Nalbur oldum kimse kapım çalmadı
Saatçi oldum sağlam saat kalmadı
Takımları sattım kimse almadı
Mezatçıya verdim yüz bin naz ile

Eczacılık yaptım arttı ölümler
Mühendis oldum ağır geldi ilimler
Fotoğrafçı oldum yandı filimler
Müşteriye karşı döndük rezile

Çiçekçi oldum hep goncalar buruştu
Nakliyeci oldum kamyonlarım vuruştu
Telefoncu oldum hatlar karıştı
Tamirat bitmedi hemen tez ile

Karaborsa bilet sattıramadım
Sahte makbuz kestim yutturamadım
Spor toto oynadım tutturamadım
Haftalıklar bir bir gitti vız ile

Hakim oldum cezayı çok gördüler
Trafikçi oldum fazla yordular
Polis oldum çok vazife verdiler
Kaçırdım mahkumu yorgun göz ile

Maliyecilik de değil pek kolay
Gümrükçülük yaptım duydum çok kolay
Bankacı oldum bir ay sonra bir olay
Açık verdim vızıla da vızıla

Halıcı oldum bonolarım çatıştı
Çünki işim taksit ile satıştı
Yorgancı oldum hep pamuklar tutuştu
Kaldım bir tek iğne bir top bez ile

İşportacı oldum malım basıldı
Şoför kahyası oldum sesim kısıldı
Sütçü oldum bütün sular kesildi
Çoğaltma çaresin bulduk buz ile

Elektrikçi oldum çektim telleri
Karıştırdım odaları holleri
Hep cereyan çarptı tutan elleri
Tesisatı söktürdüler tez ile

Asker oldum anam yollara baktı
İzin istemekten amirler bıktı
Subay oldum sık sık tayinim çıktı
Turist gibi şarkı garbi gez ile

Boksör olsam kuvvetli kol istiyor
Sarraf olsam parayı bol istiyor
Öğretmenlik ince bir yol istiyor
Atatürk’ün gösterdiği iz ile

Şekerci oldum şekerlere zam geldi
Kabzımal oldum hep meyvalar ham geldi
Camcı oldum bütün kırık cam geldi
İşin yoksa hem ağla hem sızıla

Matbaacı oldum karıştı harflar
Tersinden okundu kağıtlar zarflar
Müşteriden duyduk çok ağır laflar
Bedduayla dedi işin bozula

Emlakçi oldum çok söyledim yalanı
Göremedim benden bir ev alanı
Mimar oldum çözemedim planı
Geçti ömrüm yanlış formül çiz ile

Tapucu oldum hep karıştı sınırlar
Sahipleri garez etti sanırlar
Kadastrocu olsam gaddar tanırlar
İnkisarla uğrattılar nüzule

Berber oldum belediye kapattı
Kahvecilik yaptım sermayem battı
Meyhaneci oldum dükkan top attı
İçen kaçtı hepsi ayrı poz ile

Şoför oldum arabayı devirdim
Pilot oldum tayyareyi savurdum
Vatman kaptan oldum dümen çevirdim
Hiçbir gün gitmedi rotam düz ile

Doktor oldum tedaviye geldiler
İlaç verdim zehirlenip öldüler
Dişçi oldum suçu benden bildiler
Zayıf gelen çıktı şişman yüz ile

Müteahhit oldum tez iflas ettim
Avukat oldum hep boş dava güttüm
Gazeteci oldum çok fazla öttüm
Tıktılar hapise birkaç söz ile

Üfürükçü oldum kendim çıldırdım
Müezzin oldum cemaati yıldırdım
İmam oldum yanlış namaz kıldırdım
Müftü el çektirdi işten vaz ile

Baktım hayırsızım ortada kaldım
Vazgeçtim sanattan başka iş buldum
İnşaata girdim amele oldum
Ta üst kattan yere düştüm hız ile

Velhasılı hiçbir işte gülmedim
Meğer kader böyle imiş bilmedim
Bir de hovardalık yapayım dedim
Yedik malı mülkü karı kız ile

Şemsi der münasip bir iş bulamadım
Gidip bir baltaya sap olamadım
Bağlamadan başka saz çalamadım
Akıbet ırızkım çıktı saz ile”

11.12.2013
OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ