Koranavirüsten korunmak ve başkalarını korumak için gerekli olan maske takmayı "korkaklık" ve kadınların taktığı "peçe" benzetmesiyle "erkeklik" üzerinden okuyan "Anadolu delikanlısı" tavrını yazmıştım.
Bu tavrın çarşıda, pazarda, sokakta, plajda etkili olduğunu ve pek çok insanın akranları, arkadaş çevreleri tarafından ayıplanma ve eleştirilme korkusuyla maske takmadığını ifade etmiştim.
Okulların açılmasıyla birlikte bu tavrın gençler arasında etkili olmaması için maske takmanın gerekliliği anlatılırken bu konulara da temas edilmelidir.
Yine bir yazımda salgın süresinin uzamasıyla toplumda bıkkınlık veya çaresizlik gibi etkenlerle "umursamazlık" duygusunun artmakta, "ne olacaksa olsun" fikrinin yayılmakta olduğuna işaret etmiştim.
"Umursamazlık" duygusunun ise, "korkaklık" ve "erkeklik" gibi kırsal olmaktan çok, kentsel olduğunu, büyükşehirlerinin genç ve çalışan nüfusunu, orta kuşağı etkilediğini gözlemledim.
"Kırsal nitelikli "erkeklik" ve "korkaklık" ile "kentsel nitelikli "umursamazlık", kuşkusuz başkalarına da zarar verebilen kusurlu davranışlardır.
Ancak, koronavirüs pozitif tanısı almış olduğu veya buna yönelik belirtileri taşıdığı hâlde maske takmamak, izole olmamak, bu nedenle virüsün başkalarına bulaşmasına neden olmak veya bile isteye bulaştırmaya çalışmak adam öldürmeye teşebbüstür; bu eylemi "katillik" olarak nitelemek gerekir.
Böyle insanlar olabilir mi çevremizde? İnşallah hiç yoktur ve hiç karşılaşmayız.
Ancak koronavirüsle mücadele kapsamında başta Toplum Bilimleri Kurulu olmak üzere, ilgili ve yetkili kişi ve kuruluşlar, halkı bilinçlendirmede “erkeklik”, “korkaklık”, “umursamazlık” veya “katillik” gibi duygu durumlarını da dikkate almalı ve kamu spotlarında işlemelidir.
 
 
 
OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ