Prof. Dr. M.Öcal Oğuz

BOZOK YAZILARI

Çoktur Yozgat'ın aşığı amma

Yozgat, bir çok Anadolu şehrimiz gibi Osmanlı asırlarının güçlü söz ve şiir sanatlarından biri olan âşıklık geleneğine ya yetiştirdiği güçlü isimlere beşiklik etmiş, ya da ağırladığı konuklara ev sahipliği etmiştir. Hüzni Baba’nın (1879-1936) Yozgat Destanı’nda övgüyle sözünü ettiği her haziran ayında kurulan Yozgat Panayırı, özellikle XIX. yüzyılda âşıklık geleneğinin önemli ve canlı gösterim alanlarından biri olmuştur.
XVI. yüzyılda Yozgat’ta yaşadığına dair görüşler bulunan Yozgatlı Karacaoğlan’dan başlayarak, bu bölgede her birinin 5-6 yüzyıllık kuruluş hikayeleri bulunan "Ozan", "şık", "şıklı" gibi yerleşim yerlerinin varlığı, bu bölgenin ozanlık geleneği içindeki tarihi yerini göstermektedir. XVIII. Yüzyıldan günümüze sesi ulaşan Aşık İbrahim, XIX. yüzyıldan bir çırpıda sayabileceğimiz 15-20 isim ve nihayet XX. Yüzyılın başlarında yaşayan onlarca âşık Yozgat’ın bu gelenek bakımından güçlü ve önemli yerini göstermektedir. Bu âşıkların önemli bir bölümü hakkında kitap ve makale düzeyinde bir çok yayın yapılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları arasından 1994 yılında çıkan "Yozgat’ta Halk Şairliğinin Dünü ve Bugünü" adlı çalışmam, Yozgat’ta halk şairliği geleneğinin tarihçesini ve belli başlı isimlerini ortaya koymaktadır.
Günümüz Yozgat’ına baktığımız zaman, sanki bu şehirde hiç aşık kahveleri bulunmamış, sanki bu şehirde hiç aşık meclisleri kurulmamış, sanki bu şehirde hiç aşık adı duyulmamış, sanki bu şehirde hiç aşık yetişmemiş zannına kapılırsınız. Onlardan bir iz, bir ibare yoktur. Kültür Bakanlığı’nın yaptırdığı ve şimdi harabe halinde olan Hüzni Baba Anıt Mezarı’nı görmeye Çamlık’ın altındaki Halit Efendi Bağı’nın yanındaki şehir mezarlığına gitmezseniz… Halk şairlerimiz içinde gene en şanslısı Hüzni Baba’dır. Hiç değilse mezarı bellidir. Bir çoğunun mezarı belli değildir, şehir büyürken kaldırılan, sağa sola savrulan mezarlıklarda yitip gitmişlerdir. Bir müze bahçesine mezar taşları bile konulmamıştır.
İşte bunlardan birisi de Çekerek’in Beyyurdu Köyü’nden gelip Yozgat’a yerleşen Hazinedar veya Hazne-Yaman oğulları sülalesinden Mustafa Nazi (1869- 1902) adlı halk şairimizdir. Çok genç yaşta ölen Nâzî, mahlasından da anlaşılacağı üzere, çok nazlı bir şair. Şiiri son derece romantik, duygulu ve içli bir sese sahiptir. Belki bunda yakalandığı ve kendisini günden güne ölüme götüren hastalığının da etkisi vardır. Nazi, medrese eğitim görmüş olmanın verdiği sanat inceliği ile, köklerinin bulunduğu Beyyurdu folkloru arasında bir yerde, kıvrak bir şiir ve hüzünlü ve yanık bir ses olarak, onu usta kabul eden genç türkücülerin dilinden günümüze ulaşmış:
"Bir selam yolladım canan eline
Acep şu günlerde yetişir m’ola
Bülbül de hasrettir gonca gülüne
Kavuşur da bir kez ötüşür m’ola"
Türkü dağarcığımızın meşhurlaşmış ezgilerinden biri olan ve kayıtlarda "Canan Eli Bozlağı" diye yer alan bu şiir Nazi’ye aittir. Her şehir, kendisini tanımlayacağı kimi imgelerle çevresinde tanınır şöhret bulur. Yozgat Çamlığı, Çapanoğlu Camii, Testi Kebabı, Arabaşı, Hüzni’nin Yozgat Destanı, Sürmeli Türküsü ne ise Nazi’nin "Canan Eli Bozlağı” da odur. Bunlar ve benzerleri Yozgat’ın imgeleridir, Yozgat denince bunlar akla gelir, bunlar akla gelmelidir.
Bunlar kimin aklına gelmelidir? Yozgat’ı ziyaret etmek isteyenlerin, Yozgat’taki kültür üzerine yazmak, konuşmak, düşünmek isteyenlerin aklına gelmelidir. İyi ama Yozgatlıların aklına gelmeyen, Yozgat’a dışardan gelenlerin aklına nasıl gelsin? Yozgat’a gelenler nihayet araştırıcı, memur, gezgin veya turist. Yıldız falı bakıcısı değil ki, Yozgat’ın falına bakıp kültürünü anlasın.
Rahmetli büyük yazar Abbas Sayar’ın "Yozgat var Yozgatlı Yok" dediği "ellâm" (herhalde) böyle bir şey. Üstadı anarak biz de diyelim ki "Yozgat’ın âşığı çoktur amma adamı yoktur.”
OKUR YORUMLARI
CEMAYNUR OKUR
30.10.2009 11:28:00

(CUMHURİYETİMİZİN 86. YILI KUTLU OLSUN.NE MUTLU...NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...)BENİM NACİZ VÜCUDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR,AMA;TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTİR.ATAM İLELEBET İZİNDEYİZ...
Günaydın Hocam; Bilgilendirici yazılarınızı okumaya büyük özen gösteriyorum.Bir YOZGAT Boğazlıyan lı olarak sizin gibi bir değere BOZOK sahip olduğu için çok şanslı diye düşünüyorum.Ama biz değerlerimizin farkında olamayız ve görmezden geliriz.Bunu genelllersek eğer hangi değerlerimizin arkasında duruyoruz ki.Değerlerimizi kaybettikçe,yozlaşmaya giden yolumuzu genişletiyoruz.Ne acıdır ki tarihi ve kültürel zenginliklerimizin farkında olmadan yaşayıp gidiyoruz işte topal aksak.
Herşeye rağmen gurbette olan kardeşim HÜSNÜ ÖZDİLEK e ait umut yeşerten şiirini paylaşmak istiyorum.Cümleten değerlerimizin kıymetini bilelim.Birbirimize sahip çıkalım.SEVGİLERİMLE....

SULAR BİLE SUYA SUSAR

Yürek şaha kalktığında,
Bir köşede akıl pusar!
Gönül gözü baktığında,
Kelimeler bir bir susar!

Ne bu korku, ne bu telaş?
Ak umutlar olsun yoldaş...
Korkmadan koy yastığa baş,
Düşler bazen kâbus kusar.

Kaybederiz gör neleri!
Keder bürür sineleri…
Hoyrat zaman seneleri
Ayağından tutup, asar.

Yaralara em vuralım,
Gecelere gem vuralım,
Güzellikten dem vuralım,
Yoksa hayat bize küser.

Ne diyeyim sana başka ?
Sırt çevirme sakın aşka !
Yalnız toprak olsa keşke,
Sular bile suya susar...

Hüsnü Özdilek

sultan
27.10.2009 21:26:00

hocam,her yazınız yozgat konusunda bize ilham veriyor,çok teşekkürler yozgatın zenginliklerini sizin yazılarınızdan tanıyoruz.çok ama çok teşekkürler hocam,hürmetler...

Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ