Bu bir kitap. Karabey Aydoğan’ın yazdığı… Tam tamına 608 sayfadan oluşan büyük boy bir kitap. Ayrıntı Yayınları Yakın Tarih Dizisi’nde 69 sıra numarasıyla yerini almış. Kitabın yayın yılı 2025.
Bu kitaptan haberli değildim. Sevgili Tevfik Devlen’in kitabın fotoğranı çekip paylaşmış. Paylaşımında şöyle yazmış benim can arkadaşım: “Sevgili Karabey Aydoğan kardeşim, emeğine, kalemine sağlık. Keyifle okudum, yeniden yaşadım o güzel günleri. 1971 mezuniyet töreninde okuduğum şiiri bulsaydım paylaşacaktım. Yolu ARİFİYE İlköğretmen Okulu 'ndan geçen herkesin okuması gereken bir yapıt. Tarihe not düşmek böyle birşey.”
Meraklıyımdır. Hele bu mürekkebi kurumamış bir kitapsa. Yorumladım: “Yolum Arifiye İlköğretmen Okulu’ndan geçmedi. Ama bu kitabı okumayı çok isterim Tevfik. Medet!”
*
Vefalı arkadaşım aradı beni. Adres istedi. Kitap geldi. Çocuklar gibi sevindim. Kitabı okudum. Okuduğuma değdi doğrusu.
*
Arifiye İlköğretmen Okulu/Lisesi Karabey Aydoğan’ın özgeçmişiyle başlıyor. Araştırmacı bir yazar Karabey Aydoğan. Hem de üzerinde çalıştığı bir konuyu en ince ayrıntısına kadar didik didik araştırmacasına…Bu savımın kanıtı elimdeki bu kitap. Bu kitap Arifiye İlköğretmen Okulu / Lisiesi’nde aydınlanma yaşamış herkese adanmış.
*
“Ön söz”de diyor ki Karabey Aydoğan:”Amacım Arifiye adı ile simgelenen ve kuruluş nedeni ‘ilkokul öğretmeni yetiştirmek’ olan bu okulun üç ayrı dönemini belgelemek oldu.”
Üç dönemi üç ayrı kitapta belgeleriyle anlatmış Karabey Aydoğan. İlk dönem Arifiye Köy Eğitmenleri Tarihi kitabında yer almış. İkinci kitabın konusu Arifiye Köy Enstitüsü olmuş. Üçüncü kitapta Arifiye İlköğretmen Okulu /Lisesi’nin 1954-1976 dönemi yer almış.
Dile kolay. Böyle zor zahmet bir çalışmaya talip olmak her babayiğidin harcı değil. Karabey Aydoğan bunu başarmış.
Kitapta öğretmenlik mesleği ve öğretmen okullarının kısa tarihçesi, köy enstitülerinin kapatılıp öğretmen okullarına dönüştürülmesi, ilköğretmen okullarının yapısı, çalışamaları, başarısı ve kapatılması uzun uzun anlatılmış. Arifiye İlköğretmen Okulu /Lisesi basından elde edilen belgeler, fotoğraflar ve anılarla işlenmiş. Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.
“Anılar belki de bu kitabın en keyifle okunacak bölümleri olacaktır.” diyor Karabey Aydoğan. Anılar anılar… Gerçekten benim en ilgimi çeken bölüm anılar oldu. İnsan hikâyelerine meraklıyımdır. Bizim Köyden İnsan Manzaraları’nda insan hikâyeleri bu yüzden yer buluyor. Bu kitaptan bazı alıntılara da yer vereceğim elbet.
Kitapta 1971’de doğrudan mezun olanlar arasında Tevfik Devlen ve Zekeriya Özdeş’i gördüm. Zekeriya Özdeş hem de üçüncü olarak bitirmiş Arifiye İlköğretmen Okulu’nu. Bravo doğrusu. Sevgili Tevfik Fotoğrafçılık Kolu’nda malzeme alımında klasını konuşturmuş. Okul Öğrenci örgütünde yer almış. Necati Eğitim’de sınıf arkadaşımdır kendileri. Bunlardan hiç bahsetmediler.
*
Karabey Aydoğan’ın bir anısıyla noktamızı koyalım: “Okul kompozisyon yarışma ekibinde dört kişiydik…Okulun bize verdiği elbiseler o sırada PTT memurları ile aynı renkteydi. Adapazarı Ticaret Lisesi’nde yapılan bir yarışmaya giderken lisenin kızları elbiselerimize bakıp ‘Postacılar, bize mektup yok mu?’ diye laf attılar. Ben de dönüp ‘Mektup yarışmadan sonra gelecek.’ diyebildim. O yarışmada ve katıldığımız diğer yarışmalarda ilk dört dereceyi biz alıyorduk.