H. Bülent PAYASLIOĞLU

AYNAMDA GÖRDÜKLERİM

ABD BAŞKANLIK SEÇİMLERİ

ABD Başkanlık Seçimlerinin oy verme aşaması bitti ama ortada net bir sonuç pek görünmüyor. Görünse dahi, Trump ve Biden her ikisi de seçim sonuçlarını mahkemeye taşıyacağını ifade ediyorlar. Tabii bu gelişmeler tüm dünyaca yakından izlenmekte. Gazetelerde ve televizyonlardaki açık oturumlarda, yine her kafadan bir ses çıkmakta; efendim Biden gelirse Türkiye için iyi olmaz gibi. Hangi ABD Başkanı göreve geldikten sonra Türk ABD ilişkilerinde olumlu gelişmeler oldu ki? Hatırlayın, herkes Obama’dan çok umutluyken en büyük kazıklardan birini de o atmadı mı?  İsrail ile Mavi Marmara, Mısır ile Sisi Darbesi, Suriye’deki iç harp olaylarından kaynaklanan krizler hep onun zamanında yaşanmadı mı?

60 lı üniversite yıllarımda Amerika’nın ülkemiz üzerinde ağır siyasi ve ekonomik etkisi olduğu kanaatindeydim; ta ki 1980 yılında Maliye ve Ekonomi Müşaviri göreviyle Japonya’ya gidinceye kadar. Orada şahit olduğum Japonya-Amerika ilişkilerinden sonra, bu kez Japonya’ya kıyasla Amerika’nın bizimle pek fazla ilgili olmadığı kanaatine vardım. ABD’nin dış ilişkileri ülkeler ile olan ekonomik çıkarları ile doğru orantılıdır.

Şayet Amerika’nın Irak’a ülkemiz üzerinden asker sokmasına izin verilmesini sağlayacak 25 Şubat 2003 tarihli teskere TBMM de reddedilmeseydi, bugün için ABD ilişkilerimiz kim bilir nasıl olurdu?  Son derece isabetli bir karar ile bu imkân ABD ye sağlanmamıştır, ama ülkemizin bekası açısından karlı çıktığını söylemek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu gerçeği görmek için öyle fütürist (geleceği tahmin eden) olmaya da gerek yok; işte Irak’ın bugünkü hali…   

Konuyu uzatmadan hemen şunu vurgulamak istiyorum, gerek 33 yıllık devletteki görevimde, gerek emekli olduktan sonra 17 yıl süreyle yatırım ve finansman danışmanı olarak çalıştığım dönemde, Türkiye -ABD devletlerarası ilişkilerde ve özel sektördeki işlerimde ülkemiz lehine gelişen veya sonuçlanan olumlu bir hususa şahit olmadım. ABD’nin yönetimi ve dünya ile olan politik ve ekonomik ilişkilerini başkanlar değil, başkanları da talimatlandıran büyük ailelerin tayin ettiği artık çok iyi bilinmekte. Dolayısıyla ABD’nin fiiliyattaki görünümünü bu ailelerin kendi çıkarları doğrultusunda yaptıklarını söylemek de izahtan varestedir. Gerçekler böyle olunca, Trump  gitmiş, Biden gelmiş, hiç önemli değil. Sonuç itibariyle bunların sadece bizimle değil, tüm dünya ülkeleriyle olan mevcut ilişkilerdeki politikaların değişmesini beklemek, açıkçası aymazlıktan başka bir şey değildir.

Ancak asıl gerçek olan şu ki, ABD Dolarının son altı ay içinde TL na karşı süratle değer kazanması ve bunun ortaya koyduğu ekonomik tahribattır. Bu duruma hiç şaşmamak lazım; çünkü ülkelerin paraları o ülkede elde edilen mal ve hizmetlerin değerinin göstergesidir, bu bir. 

Türkiye İstatistik Kurumunun rakamlarının talimat doğrultusunda ilan edildiğini Kaf Dağı’ndaki Sağır Sultan bile duydu. Sadece vatandaşın piyasada gördükleri ile TÜİK’in ilan ettiği rakamlar arasındaki tutarsızlıklar, bu istatistikî rakamların nasıl oluşturulduğunu ifade etmektedir. Şayet açıklanan rakamlar ekonominin gerçek yüzünü yansıtıyor ise, “askıda ekmeğe” nasıl gelindi?  

Diğer önemli husus ise doların değerinin TL karşısında artmasından büyük kazanç sağlayan bazı iç ve dış odaklardır. Cari açık, döviz ve altın rezervlerine ait rakamlara ait TC Merkez Bankası’nın verilerine de insanın inanacağı gelmiyor.

Cari açığın göstergesi de kurdur. TL Kuru artıyorsa cari açık büyür, dış anapara ve faiz ödemelerinde çok ciddi darboğazlara girilir. Bu sorunları 50li yıllardan buyana neredeyse her 10 yılda çok sancılı krizlerle yaşadık.

Tüm bu sorunların yanında artan işsizlik, Yap-İşlet- Devret, Kamu-Özel Sektör İşbirliği konseptleri altında yürütülmesine ısrarla devam edilen ve Timur’un filleri gibi kamu bütçesini kemiren projeler; daha önemlisi Covid19 salgını ile başta İstanbul olmak üzere yurdun neredeyse her köşesini tehdit eden depremlerin ekonomimizi ciddi boyutlarda durgunluğa sürüklemesi, 2021 yılının bu yıla kıyasla daha çetin geçeceği sinyalini vermekte.

Sonuç itibariyle gündemimiz ABD Başkanlık seçimleri değil, asıl kendi iç sorunlarımız olmalıdır.

 

 

 

 

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ