GAZETEMİZ YÖNETMENİ OSMAN HAKAN KİRACI'NIN YORUMU: YOZGAT’TA SU SORUNUNUN GEÇMİŞİ VE GELECEĞİ

Bazı şehirler vardır; sokaklarında sadece rüzgârlar değil hatıralar dolaşır. Bizim Yozgatımız da onlardan biridir. Bu şehirde taşlar suskundur ama rüzgarları konuşur. Konuştuğunda ise geçmişten geleceğe susuzluk derdinden bahseder. Çünkü su, Yozgat’ta yalnızca bir ihtiyaç değil; yarım asırdan beri zaman zaman depreşen ağır ve katlanılması zor bir çile’nin adıdır.
Susuzluk ve su kesintileri bu şehrin yeni misafiri de değildir. Yazın kavurucu günlerinde, dudakları çatlatan sıcaklarda Kerbela’yı andıran anılar bırakmıştır ardında. Fakat insan, susuzluğa alışsa bile; soğuğa alışamaz. Şimdi Yozgat, karakışın ortasında, ayazın bıçak gibi kestiği gecelerde susuzluğu yeniden öğrenme yazgısıyla baş başa.. Çeşme başlarında titreyen eller, bidonların içinde yalnızca su değil; sabır, kader ve sitemlerini de beraberinde taşımakta..
Bu şehirde su, akmadığında zaman durur. Günler uzar, geceler ağırlaşır. Rakımı yüksek mahallelerde, karanlığın ve soğuğun iç içe geçtiği saatlerde, insanlar yalnızca su beklemez; umut da bekler. Çünkü su gelirse hayat devam eder; gelmezse her şey eksik kalır.
Yozgat’ın susuzluk sorununa , ‘tek bir mevsimin veya bir dönemin hikâyesidir’ diyemeyiz . Bu, yılların sürüklediği, tedavisi zor gözüken kronik bir sorundur..Yeraltındaki suları azdır ama asıl eksiklik, dönem dönem zamanında alınmayan tedbirlerin, ertelenen icraatların ve vizyonsuzluğun bıraktığı boşluktur. Bu şehir, bugün çeşme başlarında değil; aslında kimbilir belki de kendi vicdanıyla yüzleşmektedir.
SUSUZLUĞUN YOZGAT’IN GEÇMİŞİNDEKİ TRAJİK GERÇEĞİ
Sevgili okurlarım, bugün ben su meselemizi Yozgat için hayati önem taşıması nedeniyle geçmişten bugüne bütün yönleriyle değerlendirerek sizleri yeterince bilgilendirmek istiyorum.Sorunumuzu derinlemesine anlatacağım için yazım maalesef uzayacak. Biraz zamanınızı alacağım için umarım kusuruma bakmaksınız.
Yozgat’ın su sorununu anlamak için öncelikle şu temel gerçeği bilmek gerekir:
Şehrimiz ve yakın çevresi, yer altı su rezervleri bakımından İç Anadolu’nun en fakir bölgelerinden biridir.
Geçmişte görev yapan belediye başkanları, kentimizin şebeke suyu ihtiyacını Arapseyfi, Çalatlı ve İnceçayır bölgelerindeki kuyulardan karşılamaya çalışmış; ancak bu kaynaklar yetersiz kalınca çözümü yerüstü su projelerinde aramıştır.
Nitekim, Yozgat Belediye Başkanı merhum B. Cevdet Dündar, 1970’li yıllarda Kirazlı ve Çamlık göletlerini inşa ederek kentin su sorununa rahat bir nefes aldırmıştır.
Ancak, 1980’lerin sonları ile 1990’lı yıllarda, nüfus artışı ve kuraklıkla birlikte su sıkıntısı yeniden baş göstermiş, sorun adeta bir su çilesine dönüşmüştü. Bu süreçte Yozgat’ın su meselesine köklü çözüm adresi olarak DSİ tarafından gerçekleştirilecek Musabeyli Barajı projesi gösterilmişti
O DÖNEMİN KÖKLÜ ÇÖZÜM ADRESİ MUSABEYLİ BARAJIYDI
2000’li yılların başında dönemin yetkilileri şu ifadeleri kullanıyordu:
“Musabeyli Barajı tamamlandığında Yozgat’ta su sorunu tamamen bitecek. En az 50 yıl boyunca su sıkıntısı yaşanmayacak.”
Bu sözler Yozgatlıların yüreğine su serpmişti. DSİ tarafından 2012 yılında, 48 milyon metreküp su toplama hacim kapasitesine göre planlanan baraj hizmete alınmış ve daha sonra da bazı koşullar çerçevesinde Yozgat Belediyesine devredilmişti.
Sonradan ‘Cemil Çiçek Barajı’adını alan bu tesis, yıllık en fazla 25 milyon metreküp su tutabilmesine rağmen uzun yıllar boyunca Yozgat merkezinin yanı sıra OSB’nin, Yerköy ve Çiçekdağı ilçelerinin, Kösrelik kasabasının içme suyu ihtiyacını ve Musabeyli yöresi çiftçisinin sulama ihtiyacını karşılıyordu.
Ne var ki , 2025 yılına gelindiğinde yağışların yetersiz kalmasıyla birlikte, Yozgat’ta yıllar sonra su krizi yeniden baş gösterdi. Kuraklığın yol açtığı bu tablo, son günlerde halkımızı kelimenin tam anlamıyla perişan etti.
KOMŞU ŞEHİRLERDE NEDEN SU KESİNTİLERİ YOK?
Kuraklık bizi bu noktaya sürüklerken, komşu illerde ve ilçelerde durum nasıldı?
Doğrusu merak ettim. Kayseri, Sivas, Çorum, Kırıkkale ve Kırşehir’deki gazeteci meslektaşlarımla görüştüm. Aldığım yanıtlar şaşırtıcıydı: Yozgat’ın sınır komşusu bu şehirlerin hiçbirinde arızaların dışında herhangi bir su kesintisi yaşanmıyordu. Aynı soruyu komşu ilçelerimizden Sorgun ve Yerköy’deki meslektaşlarıma da sordum; yanıt yine aynıydı.
O halde kuraklık yalnızca Yozgat’ı mı vurmuştu? Elbette hayır.
Bu noktada ister istemez insanın aklına şu sorular geliyor:
Komşu belediyeler su konusunda hangi önlemleri almıştı ? Nüfusu Yozgat’tan fazla olan şehirlerde kesintiye gidilmezken, Yozgat’ta hangi nedenlerle su kesintileri yaşanıyordu.
İşte, bu soruya Belediye Başkanı Kazım Arslan “ Yozgat’ta su sıkıntısının ve kesintilerin sebebi Kuraklığa bağlı olarak yerüstü ve yeraltı sularının tükenmesiyle alakalıdır “diye karşılık verirken Ak Parti iktidarının temsilcisi Yozgat İl Başkanı Hasan Kandemir de “Kentimizde yaşanan su kesintileri doğal nedenlerden değil, tamamen yönetimsel sorunlardan kaynaklıdır.Belediye ayrıca suda % 63’lük kayıp ve kaçağı önleyecek asrın alt yapı projesine kayıtsız kalarak sorunun çözümünün gecikmesine sebep olmuştur “ diyordu.
Anlaşılan o ki, Kentimizin güncel gündemine göre,Yozgat’ta su sorununun her türlü nedenleri tartışma konusu olmaya devam edecek.Ama bence,bu aşamada sorunun nedenlerini şimdilik bir kenara bırakıp öncelikle çözümü için ‘ Bu konuda acilen neler yapılmalı,ne gibi önlemler alınmalı’ sorularının yanıtları üzerinde çözüm odaklı kafa yormamız gerekiyor
BU KIŞ VE BAHARDA BOL YAĞIŞ OLMAZSA VAY HALİMİZE !
Bugünlerde Yozgat Belediyesi su işleri ekibinin, Cemil Çiçek Barajı’nda kalan yüzde 20’lik su rezervini sisteme kazandırmak için kuru ayaz ikliminde gece gündüz, zorlu kış şartlarında büyük bir özveriyle çalıştığını takdirle izliyorum. Kendilerine Allah’tan kolaylıklar diliyorum.
Herkes bilmeli ki ; Cemil Çiçek barajındaki teknik çalışmalar olumlu sonuç verirse ki- öyle gözüküyor- Yozgatımız , Nisan ayına kadar 2 ay susuzluk tehlikesinden kurtulmuş olacak.
Eğer,bu kış yeteri kadar yağmur ve kar yağarsa 2026’nın yazını susuzluk tehlikesi yaşamadan atlatacağız.Ama yeteri kadar yağış olmazsa Mayıs sonuna kadar idare edebiliriz fakat yazımız çok sıkıntılı geçecektir.
Demem o ki; Bu kış ve bahar aylarında Cemil Çiçek barajı ve Kirazlı göleti yeteri kadar dolmazsa vay halimize..Kuraklık haritasına baktığımızda ise sorun Yozgat için sanıldığından çok daha vahim görünmektedir. Bu açıdan susuzluk sorununu herkes önemsemek zorundadır.
YOZGAT , SUSUZLUK SORUNUNU AŞABİLMEK İÇİN NE YAPMALI ?
Yozgat’ın kent merkezinde son günlerde etkinleşen su sorunu sadece Belediyenin sorunu değildir. Sorun bu şehirde suya muhtaç herkesin sorunudur.İşte bu nedenle, su sorununun çözümü ve sıkıntısının daha da büyümemesi için herkes payına ve üzerine düşeni yapmalıdır.
NELER Mİ YAPILMALI..
1 - Öncelikle bu şehirde 36 bini konutlarda ve 4 bini de işyerlerinde olmak üzere mevcut bulunan 40 bin su abonesi musluğuna ulaşan suyu mutlak surette tasarruflu kullanmalıdır.Belediye su tasarrufu konusunda abonelerini bilinçlendirme çalışmalarını etkin bir şekilde sürdürmelidir.
2 - Yozgatın su sorununun köklü olarak çözümü için acilen Vali M.Ali Özkan başkanlığında Belediye, DSİ ,İktidar ve muhalefet milletvekili ve il başkanları ile STK temsilcilerinin katılımıyla ortak bir toplantı düzenlenerek ortak bir yol haritası belirlenmelidir.
3 - Yozgatın su sorununa uzun yıllara havi çözüm odaklı alternatif projeler hazırlayacak deneyimli ve liyakatlı su uzmanlarından yer alacağı bir ‘ SU KRİZİNİ ÇÖZÜM KOMİTESİ ‘ oluşturulmalıdır.
4 - Bilindiği gibi,Yozgat’ın bundan 40 yıl önce Cemil Çiçek’in Belediye Başkanlığı döneminde gerçekleştirilen şehir içi su şebekesinde ortalama % 50 oranında kayıp ve kaçaklar yaşanmaktadır.Yani baraj ve göletlerden kente pompalanan şebeke suyunun yarısı yeraltında zayi olmaktadır.Ayrıca su şebekesinin alt yapısında kullanılan bu borular,kanserolojen üreten asbestli borular olduğu için Yozgat’ta kanser vak’aları da her geçen gün artmaktadır.
Önceki Belediye Başkanı Celal Köse,göreve gelir gelmez Yozgat’ta hem su şebekesindeki önemli orandaki kayıp ve kaçakları önlemek,hem de asbest borularının kullanımını sonlandırmak amacıyla ‘ASRIN PROJESİ ’adını verdiği 16 milyon avro keşif bedelli ‘ YOZGAT MERKEZ İÇME SUYU VE KANALİZASYON ŞEBEKELERİ ‘ projesine 15.8.2022 tarihinde start vermişti.
Şimdiki Belediye Başkanı Kazım Arslan ise göreve geldikten sonra ‘ YOZGAT’IN ASRIN BELASI ‘diye nitelendirdiği bu projenin ihalesini müteahhitin de isteği üzerine 5.6.2024 tarihinde iptal etmişti.2 yılda 8 milyon avro harcanarak alt yapı çalışmalarının % 52’sinin bitirildiği ‘ YOZGAT MERKEZ İÇME SUYU VE KANALİZASYON ŞEBEKELERİ ‘ projesi İLBANK tarafından yaklaşık 7,5 milyon avro keşif bedelle 21.10.2025 tarihinde yeniden ihale edildi.İhale şartnamesine göre, 300 günde tamamlanıp 9 Eylül 2006’da teslimi öngörülen ikmal inşaatının geciktirilmeden zamanında tamamlanması için Belediyenin bu projeyi adım adım takip etmesi gerekmektedir.
5 - Belediye Başkanı Kazım Arslan’ın önerdiği gibi,gerek bu yıl ve gerekse önümüzdeki yıllarda bol yağış düşmediği takdirde kentimize en yakın baraj veya göletlerden su temini amacıyla gerekli planlamalara ve hazırlıklara şimdiden başlanmalıdır.
Ancak,ne hazindir ki ,personelinin aylık maaşını ödemekte oldukça zorlanan ve halen önemli ölçüde finansman problemi yaşayan Yozgat Belediyesinin böylesine yüksek maliyetli projeleri gerçekleştirme konusunda maddi gücü yoktur.Bu durumlarda Yozgat Belediyesi iktidar tarafından mutlaka desteklenmelidir.
UZUN LAFIN KISASI
Netice itibariyle kuraklığın yeniden yol açtığı su sorunumuza şimdiden kalıcı çare bulunmalıdır.
Aksi halde,susuzluk yalnızca musluklarda değil,bütün hemşehrilerimizin iç dünyasında da derinleşir.
Dahasını yazmaya elim varmıyor.
Dilerim ; Cenab-ı Mevla şimdilerde su ile imtihan edilen bu şehri ve bu garip şehirde yaşayan herkesi gelecekte bol suya ve feraha kavuşturur.
Osman Hakan KİRACI








