Dursun ERKILIÇ

KILIÇ YARASI

AÇLIK DESTANI ! SUSUN LÜTFEN...

 

 

 

Türkiye ve dünyanın en seçkin üniversitelerinde eğitim görmüş diploma sahipleri susun! Ey siyasiler dinleyin!

Çünkü…

Hiçbir profesör, hiçbir ekonomist, hiçbir sosyolog, hiçbir siyasetçi/siyaset bilimci ve daha aklınıza ne kadar titr geliyorsa makam/mevki, diploma sahibi insan varsa bir bir sayın; hiçbiri yaşananları ve yaşanmışlıkları okulun önünden bile geçmemiş bir halk ozanı kadar sağlam, sağlıklı ve derinlemesine anlatamaz!

                               

 

Elips Haber'de yer alan habere göre, Örnek elbette çok ama bugün Aşık Ali İzzet Özkan ve yazdığı ‘Açlık Destanı’ ile bakalım hadiseye.

 

***

 

Ali İzzet Özkan, 1902 yılında Şarkışla’nın Emlek Hüyük Köyünde doğmuş, 10 Ekim 1981’de Sivas’ta aramızdan ayrılmıştır. Türk âşık geleneğinin, saz şairliğinin, ozanlığının önemli temsilcilerindendir ve belirli bir öğrenim görmemiştir. Usta-çırak ilişkisi içinde Sivaslı Aşık Sabri’den ders almıştır. 1924 yılında Hacı Bektaş Dergâhı’na girerek burada ‘İzzetî’ mahlasını almıştır.

 

Anlayacağınız, anlatmak istediğim konuya en uygun isimlerden biridir.

 

***

 

Dönem, 70 ila 85 milyon insanın hayatını kaybettiği İkinci Dünya Savaşı yıları...

 

Hiç hak etmediği halde Kurtuluş Savaşının ve Türkiye siyasetinin efsane isimlerinden İsmet Paşa için “Geldi İsmet kesildi kısmet” dedirten, Türkiye’de kıtlığın kol gezdiği, ekmeğin karne ile satıldığı günlerdir…

 

Hani en kötüyü anlatmak adına, ‘insanlar açlıktan kırılıyordu’ denir ya, dönem o dönem.

“Devam et, anlat” demeyin; ne kalemim ne kelamım yeter. Sözü Aşık Ali İzzet Özkan’a vereyim. Dönemi anlatırken diyor ki;

Bin dokuz yüz kırk ikinin yılında

Nice tüccar nice zengin aç kaldı

Mal kalmadı ireşberin elinde

Tükendi samanlar hayvan aç kaldı

Tarla/yayla, bağ/bahçe ve her türden hayvan Anadolu insanının yoldaşı, can şenliği, geçim kaynağıdır. Onlarla ilgili ahval de aha şöyleymiş:

Çiftler sürülmedi koşumsuzluktan

Tarlalar boş kaldı tohumsuzluktan

Çok atlar tay attı bakımsızlıktan

Arpa yoktur has küheylan aç kaldı

Köpekler uludu yalım yok diye

Gitmedi davara halim yok diye

Aşiret ağladı malım yok diye

Göçmedi yaylaya Türkmen aç kaldı

Çok değil, az biraz uzun olan ‘Açlık Ağıtı’ndan bir dörtlük daha aktarmam gerekirse;

Ekmek İsa oldu göğe çekildi

Nice nazlı kızlar otlar yayıldı

Yolcular yoruldu düştü bayıldı

Kesildi dermanlar insan aç kaldı

***

Savaşa, insanların yaşadığı geçim sıkıntısına dair söylenecek çok şey var ama yazıyı bitirme adına birilerine mesaj olsun diye diyeceğim var. Diyorum ki;

Hırkalı anlattın harbi, halleri

Bölgede bağırır savaş dilleri

Uzak durmak için bulun yoları

Derim elbet çünkü elimizdedir

Terörsüz Türkiye bu yüzden mühim

Türk de Kürt de bilsin etmesin vehim

Herkes el eleyse zor değil fehim

Derim elbet çünkü elimizdedir

 

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ