Ali DEMİRDAĞ

TAHLİL

yozgatgazetesi@yahoo.com

ARABAŞI ZİYAFETLERİ ve İRŞAT EHLİ

Şu uzun kış gecelerinde; geceleri renklendiren, dost- ahbap ve akrabaların bir araya gelmesine sebebiyet veren Yozgat’ın geleneksel bir yiyeceği var ki o da “Arabaşı”dır.

Arabaşı etrafında bir takım güzel şeyler oluyor, ama bu arada kendisini ‘Mürşid-i Kamil’(!) sayan bazıları da sermayelerinde ne varsa ortaya koyuyor. Böyle müheyya bir zemin bulmuşken varlıklarını ispata çalışıyorlar. Böyle olunca, yani bu zemine herkesin bir tohum ekmesine seyirci kalınca o zaman da ‘Ehl-i Bida’ dikenleri çıkıyor.

Gerçekten fizik kanunu, sosyal olaylarda da hükmünü icra ediyor. Yani her nerede, ne olursa olsun boşluk dolduruluyor.

Biz de, her davet edildiğimiz yerde bu meyanda bir takım sorularla karşılaşıyoruz.

Bu sorulara ve cevaplara geçmeden önce, ortaya bir yol, metot ve üslup (tarz) koymamız lazım ki; kimseye zarar vermeden, akla-mantığa ve dinin aslına uygun, Kur’ an ve sünnet çizgisindeki bu caddeden herkes yürüyebilsin.

Yine bu mealde Kayseri’ nin eski ulemasından merhum bir hoca efendi vaaz kürsüsüne çıkarken şöyle derdi:

“Bir vaiz ki, onu dinleyenler; bildiklerini te’kid etmedikçe, yanlış bildiklerini tashih etmedikçe veya yeni bir şeyler öğrenmedikçe ol vaiz, vaiz değildir.”

Bu sebeple zamanın mürşitlerine ve onları dinleyenlere bazı tavsiyelerimiz olacaktır. Yine bu tavsiyeleri yaparken de açıkça şunu ifade ediyorum. Bu sözleri benden geldiği için değil, aklın ve ehli sünnetin mizanlarına vurun öyle kabul edin. Ben de zaten ehli sünnet ulemasınca hüsnü kabul görmüş zamanın âlimlerinin eserlerinden istifade ederek bunları yazıyorum.

1-Âlim-İ mürşit koyun olmalı, kuş olmamalı. Zira koyun yavrusuna hazmedilmiş süt, kuş ise yavrusuna kay (kusmuk) verir. Yani zamanın mürşidi evvela, telkin ettiği ve tebliğ ettiği ilmi önce kendisi hazmetmeli, yoksa çiğ yiyecek karın ağrısı yapıyor.

2-Nafile (Farz-vacibin dışında) ibadetler üzerinde bu kadar duruyorlar ki, sanki farzları ikinci dereceye düşürüyorlar. Hâlbuki bir farz binlerce nafileden daha ehemmiyetlidir.

3-Yanlış bir davranıştan sakındırmak için o kadar mübalağa yapılıyor ki ölçü kaçıyor. Mesela, ayakta bevl (işemek) etmekten sakındırmak için çok fahiş bir harama teşbih ediliyor. Yani zinaya eşdeğer kabul ediliyor.

4-Muktezayı hale mutabakattan uzaklaşıyorlar. Yani zaman ve mekânı karıştırıyorlar. Eskinin faziletini bahsederken ilcaat-ı zamanın gereklerini unutuyor, bu zamanın insanlarını eski zaman köşelerine götürüp orada irşat etmeye gayret ediyorlar.

İlmin, fennin ve teknolojinin gelişmelerini takip etmekten ve aklın kemalini göz önüne almaktan uzak duruyorlar ki, o da taassubu doğuruyor.

Hâlbuki merhum milli şairimizin dediği gibi, “Doğrudan doğruya Kur’an’dan alıp ilhamı, asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.”

Son sözüm; hayatımıza lazım olan bilgileri dinleyerek değil, okuyarak öğrenmek durumundayız.

16.02.2014
OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ