Siyaset kurumu yarını bugünden daha iyi yapacak olandır. Siyaset kurumu huzurlu yarınları hazırlamakla sorumludur. Amaç millete hizmet etmektir. Türkiye’de huzur, dünle bugünü kavga ettirerek değil yarınlara sosyal barışı ve herkes için adaleti sağlamakla olur.
Nasıl bir siyaset? İnanç birliği mi, fikir birliği mi; nasıl bir Türkiye istiyoruz? Bayrağımızın altında bir ve beraber özgürce yaşayan mutlu bir Türkiye Cumhuriyeti istiyoruz.
Para peşinde, statü peşinde, makam peşinde koşan değil Türkiye için koşan siyasetçi istiyoruz.
Toplumda siyasetçiye güven azaldı, pazartesi siyah dediğine salı beyaz diyen siyasetçi Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmıyor. Son yıllarda güvenilmeyen kurum siyaset kurumu oldu. Halbuki ülke sorunlarını çözecek olan Türk Siyaset Kurumudur. Ülke yönetiminde en büyük amir olan siyaset kurumunun güvenilir olması şart. Dün övdüklerine bugün söven, dün sövdüklerini de bugün öven siyasetçilerden ne bekleyebiliriz. Değişim yenilik ve fayda üzerine olmalı. Siyasetçi ve siyaset zamanın şartlarına göre değişebilir yeter ki değişim ülke ve insanlık hayrına olsun. Siyasette bir yarına gidenler, bir de yarınlar için mücadele edenler kalır.
İnsanı insan yapan en büyük özelliklerden biri vicdan ve adalet terazisidir. Yasama-Yürütme-Yargı bir kişinin elinde olursa milli iradeden bahsedebilir misiniz? Cumhurbaşkanı bugün işinize yarayabilir, yarın işinize yaramayan bir cumhurbaşkanı olursa, mevcut yetkileri kullandığında rahatsız olmayacak mısınız? Ülkeyi kimin yöneteceğinden ziyade nasıl yöneteceği daha önemlidir. Kontrolsüz güç güç değildir felakettir.,
-Ülkemizdeki siyaset kurumu kendini yenilemelidir.
-Siyasi parti tüzükleri, lideri tek adam haline getirecek şekilde yapılmamalıdır.
-Siyaset çatışma kültürü ile değil; ayrıştırma, ötekileştirme ile değil birleştirme ile yapılmalıdır.
Siyaset nefret üreten, ayrıştıran, kışkırtan, hakaret eden, suçlayan, geleceğe bakmayıp geçmişi kötüleyen siyaset dili hiçbir zaman bu ülkenin hayrına olmamıştır. Bu üslup ve yöntemler ülkeleri çıkmaza sürüklemektedir. İktidarlar ülkelerini öfke ve kinle değil hukuk sistemi içerisinde ortak akılla yönetmelidirler. Bundan hem iktidar hem de millet kazanır.
Siyasetçi;
-ideolojik temelde sloganlarla
-Etnik kökenle
-Din istismarı ile
-Katı particilik körlüğü ile
hareket ederse toplumu ayrıştırır ve huzuru sağlayamaz. Siyaset değerler üzerinden değil vatandaşın ihtiyaçları üzerinden yapılmalıdır. İnsanların temel hak ve özgürlükleri üzerinden siyaset yaparsanız ekonomiyi, dış politikayı, terör ve işsizliği çözer, adaleti sağlar, ülkenin refahını yükseltir ve insanların mutluluğunu sağlarsınız.
Bunları ancak; Orta Doğuyu, batı dünyasını iyi okuyan Türk-İslam ve dünya tarihini iyi bilen milletin inanç değerlerine saygılı aynı zamanda devletin, cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkan iktidarlar yapabilir.
Faiz sebep, enflasyon sonuç olabilir mi? Üretim nerede kaldı, üretimi arttırırsanız enflasyonu da faizi de engellersiniz. Milliyetçilik lafla olmaz. Türk milletinin alın terini yabancı çıkar gruplarına karşı korumakla olur. “Kahrolsun ABD-İsrail-Rusya” demekle kahrolmazlar daha iyisini daha çok üretirseniz kahrolurlar.
Bu ülkede insanlar siyaset kurumundan ne istiyor?
-Okulda eğitim
-Adliyede adalet
-Hastanede sağlık
-Sokakta huzur, can ve mal güvenliği istiyor.
Camiye siyaset girerse Müslümanlar bölünür.
Yargıya siyaset girerse adalet kalmaz.
Orduya siyaset girerse disiplin ve liyakat kalmaz.
Bilim bu hale geldiyse, teknoloji, insanlık bu hale geldiyse farklı düşüncedeki insanlar sayesinde. Özgürlüğün olmadığı yerde ülke gelişmez, refah olmaz, bilinçli nesiller yetişmez. Bilinçli yetişen nesiller de ülkeyi terk ediyor (beyin göçü). Bu ülkenin gençleri vatansever olmadıkları için değil bilgimle ve tecrübemle hak ettiğim yere gelemediğim için gidiyorum diyorlar.
Siyaseti yabancı odaklarla yönlendirilen, ekonomisi küresel güçler tarafından işgal edilmiş ülkeler; insan hakları, demokratik tercihler, din ve vicdan hürriyeti gibi kavramlardan söz edebilir mi?
Voltaire: ‘’Sıradan hırsızlar paranızı, cüzdanınızı, arabanızı çalarlar; siyasi ve politik hırsızlar geleceğinizi, hayallerinizi, bilginizi, eğitiminizi, sağlığınızı ve mutluluğunuzu çalarlar. Aradaki fark sıradan hırsız sizi seçer siyasi hırsızı siz seçersiniz.’’
Dünya kötülükleri yapanlar yüzünden değil seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yer olur. Bu durumda suç boşlukları dolduran kötülerin mi yoksa seyirci kalanların mı?
Ali Şeraiti: ‘’Yanarak öleni-donarak öleni gördüm ya susarak öleni…’’
İnsanların ırkı, mezhebi, dini, rengi, coğrafyası, tarihi farklılıkları olabilir ama tüm insanların göz yaşı ve kan rengi aynıdır.
Devlet adamı ile siyasetçi arasındaki fark:
-Siyasetçi gelecek seçimleri düşünür.
Devlet adamı ise gelecek nesilleri düşünür.
-Devlet adamı liyakate bakar.
Siyasetçi ise itikata bakar.
-Devlet adamı icabında hayır diyenleri sever.
Siyasetçi ise evet diyenleri sever.
-Devlet adamının yanında adil düşünen vatanseverler vardır.
Siyasetçinin yanında yandaşlar vardır.
Ülkemizin devlet adamı yetiştirmesi gerekiyor, bizler politikacı seçip devlet adamı olmasını bekliyoruz. Gerçek gücün kaynağı olan insanların son sözü! Bizler seçtiğimiz insanlardan iki şey isteriz:
- Kandırılmayacaksın, sen de bizi kandırmayacaksın.
- Ülkenin kaynaklarını soymayacaksınız, başkalarına da soydurmayacaksınız.
12.05.2026 Yusuf Bacanlı 20.dönem Yozgat Mv.









