Anayasa; devletin yapısını, topluma karşı yetki ve sorumluluklarını sınırlarla belirleyen toplumsal mutabakat belgesidir. (Toplumsal sözleşmedir.)
Anayasal devlet; kuvvetler ayrılığına dayanan (yasama-yürütme-yargı), yürütmenin gücünün sınırlandırıldığı, denge ve denetim mekanizmasının teminat altına alındığı, yargının tarafsız ve bağımsız olduğu, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı sistemdir. Yönetimi de ortak akılla olur.
Demokrasilerde siyasi iktidarların; bireylerin haklarını ihlal eden keyfi uygulamaları anayasal hukuk devletinin denetimindedir. Bunu da millet adına bağımsız ve tarafsız yargı yapar.
Farklı inançtan, farklı mezhepten insanların bir arada barış içinde yaşamalarının garantisi anayasanın laiklik ilkesidir. Laiklik inanç özgürlüğünün koruyucusudur.
1876'da ilk anayasa ve meclis oluşturulmuştur. Sadrazam (başbakan) ve bakanlar kurulu vardı.
Kanun-ı Esasi'de yargı bağımsızdı, hâkimler azledilemezlerdi.
1921 Anayasası ülke işgal altında savaş devam ederken hazırlandı. Bu anayasa ile egemenlik saraydan alınıp millete verilmiştir.
1924 Anayasası tek parti iktidarda olmasına rağmen çok sesli olmayı başarmıştır. Cumhurbaşkanına TBMM'yi fesih yetkisi veren 25. madde tartışmaya açılıyor. İzmir Mebusu Mahmut Esat Bozkurt, Şükrü Saraçoğlu önderliğinde birçok mebus, meclisin fesih yetkisinin bir kişiye verilmesi milletin hâkimiyetine aykırıdır fikrini savunmuşlardır. Atatürk'e "Padişahtan ne farkınız olur?" diye karşı çıkılması üzerine Atatürk bu teklifinden vazgeçmiştir.
AYM (Anayasa Mahkemesi) kararları herkesi memnun etmeyebilir, bu kararlar doğru mudur yanlış mıdır tartışılabilir; ancak bu kararlar uygulansın mı uygulanmasın mı diyemezsiniz. Bu kararları uygulamaktan başka çareniz yoktur.
Madde 153: AYM kararları kesindir. Yasama, yürütme, yargı organları; idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.
Madde 158: Diğer mahkemelerle AYM arasındaki uyuşmazlıklarda AYM kararları esastır. "AYM kararlarına uymuyorum" demek anayasa sisteminin varlığını reddetmek demektir.
AYM'nin tarafsız ve bağımsız olması üyelerinin seçimiyle de ilgilidir. Üyelerin çoğunluğunun iktidarla aynı görüşü paylaşmaları durumunda alınacak kararlar kafalarda soru işareti bırakabilir. Ortak aklın yönettiği hukuk devleti özleminden çok duyguların ve ideolojilerin özlemi olabilir. AYM, parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduran iktidara karşı düşünce özgürlüğü, muhalefet ve herkes için emniyet sigortasıdır. Şahıslara, ideolojik kurallara göre anayasa olmaz. Bana göre değil, her doğana göre anayasa olmalıdır. Ülkeyi kimin yöneteceğinden ziyade nasıl yöneteceği daha önemlidir.
AYM başkanlarından Haşim Kılıç, devletin en üst düzey yöneticilerinin bulunduğu bir törende (cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar vb.) şöyle demiştir:
"Güce dayalı yapılacak bir anayasa, ben yaptım oldu anayasası olur; bu da toplumsal barışı ve huzuru sağlamaktan ziyade sorunları daha çok artırır."
AYM'nin bir diğer başkanı Zühtü Arslan ise:
"Bağımsız ve tarafsız yargı olmadan bırakın hukuk devletini, asla devlet olamaz."
demiştir.
Bu meclis egemenliğin sahibi olan milletten 5 yıl için yasama yetkisi almıştır. Seçilen milletvekilleri mevcut anayasaya bağlı kalacağına dair meclis kürsüsünde sadakat yemini etmişlerdir. Anayasa yapma yetkisi yoktur. Anayasanın maddelerinde anayasanın ruhuna uygun değişiklikler yapabilirler. Bu meclise gerçek gücün sahibi olan millet, bir zaman dilimi içerisinde vekâlet yetkisi vermiştir. Onu da yasalar ve anayasa çerçevesinde kullanacaksınız demiştir. Anayasalar iktidarların gücünü sınırlar ve hukuk devletinin temelini oluşturur.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile TBMM'nin yasama fonksiyonları yürütme organı ile paylaşılmış, yasamanın denetim fonksiyonları işlevsiz hâle gelmiştir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi yürütme lehine değiştirilmiş, yasamanın (TBMM'nin) yürütme üzerindeki denetim fonksiyonları yok olmuştur. Gensoru, güven oylaması, bakanlara sözlü soru sorma yetkisi yok olmuştur.
Meclisin en etkili denetim araçlarından meclis soruşturması, yeterli sayının artması sebebiyle işlevsiz hâle gelmiştir. İktidar partisinden gelmeyen önergeler hep reddedilir hâle gelmiştir. Bu sistemle yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışılır hâle gelmiştir.
Hukuk fakültelerinde profesörler; anayasa dersi işlerken son sözü AYM söyler, AYM'nin kararları kesindir ve herkesi bağlar, "AYM'nin kararlarına uymuyorum" diyemezsiniz diyor. Öğrenciler bunun üzerine şöyle sorular yöneltmiştir:
"Hocam peki AYM'nin şu kararlarına neden uyulmuyor? Anayasanın 153. maddesi, 158. maddesi neden uygulanmıyor?"
Anayasa hukuku anlatan hoca buna ne cevap versin? Mesele anayasanın problem olup olmadığı değil; mesele anayasa uygulamalarının problem olup olmadığıdır.
Yeni anayasa yapmak isteyenlere sormak lazım; yolsuzlukla, hırsızlıkla, yasaklarla, çetelerle mücadelede ve sorunları çözmekte anayasanın hangi maddeleri size engel oluyor? İktidarın yapacağı yatırımlara, olumlu hizmetlere anayasanın hangi maddeleri engel oluyor?
1924 Anayasası'nda; "Türk devletini kuran ahaliye Türk milleti denir." ifadesi yazılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran millî iradedir.
Türk milleti de birleştirici üst kimliktir; tüm yurttaşlarımızı kapsayan birlik ve beraberliğimizi sağlayan büyük bir şemsiyedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini oluşturan anayasanın ilk 4 maddesine, kurucu değerlerine ve devletin temel niteliklerine aykırı anayasal değişiklikleri yüce Türk milleti asla kabul etmez.









