Hayatımızın akışı içinde, arada bir ve hatta gün içinde belki birkaç kez ağzımızdan istem dışı çıkıverir bu kelime…
Tıpkı dilimize yapışıp kalan ve gitgide tekrarlana tekrarlana, anlamını yitiren yeminler gibi, içini boşaltarak duygusuzlaştırdığımız kelimelerden biridir “keşke”!
Dilimizde dolaştığı an, geçmişte yaşadıklarımıza dair ya olumlu, ya da olumsuz anlamda bir pişmanlığımızı suratımıza çarpar.
Karşılığını bulduğunu zannettiğiniz değer vermeleriniz, gün gelip hıyanet ölçeğindeki vefasızlık alçaklığına bürünüp, canınızı acıtan birer “keşke” olarak tüm sırıtkanlığıyla, tüm arsızlığıyla, tüm acımasızlığıyla yamacınıza dikilir.
Hani sevgi, nefret, kin, sahip olma, öteleme, reddetme, kabullenme ve benzeri insanca duyguların, asıl hedefini şaşırdığı dönemler vardır ya?
Her birinde birer keşke kokan o iç hesaplaşmalarınız!
Ya da mecburi görev olarak sırtınıza gönüllü olarak yüklediğiniz ve karşılığında da minnet dâhil hiçbir şey beklemediğiniz ve ruhunuzun bir yerlerine sinsice saplanan hançerlere rağmen harcadığınız fedakârlıklarınız gibi…
Hiç beklemediğiniz bir anda, tüm sevgilerinizi zalimce alıp götüren bir başka keşke duygusuyla canınız burnunuza gelir.
Kim bilir, belki de sarf edenine, gün gelip, keşke bunca alçaklaşmasaydım dedirten duygu yoğunluğunun iki hecede dışa vurumudur.
Kurguladığınız hayallerinizin içine, olmazsa olmaz kabilinden yerleştirdiğiniz kişi ya da kişilere feda ettiğiniz alın terinizi, gençliğinizi, emeğinizi, gayretlerinizi, bir çırpıda yok sayacak kadar vefadan nasipsiz, hayâ fukaraları başınızı ağrıtır ve yine bir keşke çıkar yüreğinizden.
Kırılıp tuzla buz olan camı yapıştırmaya çalıştıkça o keşke gönlünüzü yılan gibi dolanarak sıkar da sıkar!
Aslında, her bir “keşke yapsaydım ve keşke yapmasaydım” cümlecikleri arasında hiç bir fark yoktur.
Her bir “keşke”nin arkasından, yine olsa yine yaparım geliyorsa, henüz okkalı bir darbe yememiş olduğunuza veya zalimlikte sınırınızın olmadığına delâlet eder.
Ölümlü dünyada ölümün varlığını galiba sadece ölenler anlıyor. Geride kalan bazılarının suratlarına çok üzülmüşlük pozları takınılarak üretilen riyakâr mimiklerin derhal tanındığını herkes bilir ve anlar ama o klasik roller oynanmadan da tiyatro tamamlanamıyor işte…
Değer miydi dünyalıklar için bu kadar kırıp dökmeye diyeceğimiz ve bir keşke kılığına girerek ruhumuzu sancıtacak bazı pişmanlıklarımız…
O nedenle ölenlerin ardından yükselen keşke başlıklı cümleleri de artık hiç önemsemiyorum. Dirisine dirsek kanırtıp, ölüsüne ağıt yakan bir toplumun parçası olmayaydık keşke!
Bu bayramda da kimilerimizin, dünlerde kalan ve bir daha asla duyamayacağı sesleri yeniden duyma arzusu baskın gelip, keşke onu ya da onları bu kadar ihmal etmeseydim pişmanlığı çökecek yeri tarif edilemeyen düşüncelerinin arasına…
Yıldırım hızıyla gelecek, aynı hızla gidecek… Nefes gibi, ömür gibi!
Öyle olmasaydı, gözünün önünde dipdiri duranları kırıp dökmezdi hıyanet ölçeğindeki onursuzlar!
Bugün varız, yarın yoğuz, değer miydi cümlesinin ardından gelen keşke sözü kimseyi yanıltmasın.
İçi boşaldı o garibin!
Yarın keşke dememek için, bugün ruhumuzun ayakları yerine sağlam bassın kâfidir.
Ya da dümdüz insan olmayı başarabilirsek, tüm inanç değerleri layıkıyla yaşar mıydık acaba?
Bir keşke de beyhude harcayarak elimizden kaçırdığımız bu en kolay olgu için sarf ettim vesselam.
Bu bayramda, gönülleriniz keşke kelimesinin acımasız kıskacına sıkışıp kalmaz inşallah!
Tekrarlarına kavuşmanız duasıyla bayramınızı tebrik ediyorum.










Selahattin Öztürk
18.03.2026 18:01:29Ben keşke yerine çalıştığım dönemde arkamdaki rafa, şimdilerde ise karşımda duracak şekilde güzel bir hatla yazılmış HİÇ'i yerleştirerek kafamı kaldırdığımda insanların asli haline katılıyorum. Keşke yerine hiç daha bir anlamlı geliyor bana. Hayırlı bayramlar herkese. 🤲
Nur Gőkırmaklı
18.03.2026 15:53:10Yűrek acısıyla damıtılmış muhteşem bir makale okuduģumu sőylemeliyim. Yılların gazetecisinin kallemi elbet bőylesine duygu dolu ve estetik bir yaziyi kaleme alması beklenen bir şeydir. İyi olan ve iylik yaptıktan hemen sonra iyliĝi gőrenler tarafından ihanete ve vefasızlıĝa uģramış her insanın duygularina tercűman olan bu satirları kaleme alan űstada cok teşekkűrler. Gűzel bir bayram geçirmeniz dileĝiyle saygılar...
Fuat Yılmazer
18.03.2026 07:50:15İnsani duyguların dışa vurumunu becermekte zorlanıyoruz Sayın Yasin Ali Er. Yazınız mükemmel, kaleminiz yüreğe işliyor. Yüreğin var olsun.
Sedat Oflaz
18.03.2026 06:25:06Kaleminize gönlünüze ve emeğinize sağlık hocam. Keşke bu senede sizi ziyaret etmek nasip olsa. Özledim hoş sohbetinizi. Güzel temenniler için ayrıca teşekkür ederim. Rabbim ömrünüzü bereketli eylesin. Hürmetler bizden. Rabbime emanetsiniz. 🤲❤️🤲
Sedat Oflaz
18.03.2026 05:04:51Kaleminize gönlünüze ve emeğinize sağlık hocam. Keşke bu senede sizi ziyaret etmek nasip olsa. Özledim hoş sohbetinizi. Güzel temenniler için ayrıca teşekkür ederim. Rabbim ömrünüzü bereketli eylesin. Hürmetler bizden. Rabbime emanetsiniz. 🤲❤️🤲