YDF ÖDÜL TÖRENİNDE YAPTIĞI ELEŞTİREL KONUŞMADA YOZGAT’LIYI TAVUS KUŞUNA BENZETEN CEMİL ÇİÇEK, " ARABAŞI YUTMAKLA, SÜRMELİYİ SÖYLEMEKLE YOZGAT’LILIK OLMAZ " DEDİ

Yozgatlı Dernekler Federasyonu (YDF) tarafından bu yıl ilk kez 16 Kategoride düzenlenen " 2025 Prestij Ödülleri ", ATO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen törende sahiplerini buldu.Törene eşiyle beraber katılan ve aslen Yozgatlı olan Hayko Cepkin, "Yılın Sanatçısı" ödülünü aldı.
Yozgatlı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Avukat Selçuk Bağcı konuşmasında bu ödül töreninin yalnız ödül vermek için değil aynı zamanda Yozgat’ın içinden çıkmış bireysel başarı hikayelerini görünür kılmak olduğunu belirtti.
Yozgatlı eski Bakanların,eski milletvekillerinin,federasyon yöneticilerinin,Ankarada ikamet eden Yozgatlı bürokrat ve işadamlarının, Yozgatlı STK temsilcilerinin ve davetlilerin katıldığı törende en etkili konuşmayı TBMM eski Başkanı hemşehrimiz Cemil Çiçek yaptı.Konuşması ilgiyle izlenen ve sık sık alkışlarla kesilen Cemil Çiçek, Yozgat’ı sanılanın çok ötesinde bu millete, bu devlete hizmet etmiş insanların yaşadığı, vatansever insanların yaşadığı bir yer olarak tanımladı.Konuşması esnasında Yozgatlı hemşehrilerini tavus kuşuna benzeten ve eleştiren Çiçek,”Arabaşı yutmakla ,sürmeliyi söylemekle Yozgatlılık olmaz. Şu arabaşı toplantılarına ayırdığımız zaman kadar biz kimiz sorusuna da zaman ayırmanız lazım. “ ifadelerini kullandı.
Yozgat'ın ünlü politikacısı Cemil Çiçek konuşmasında eleştirilerini “ Benim dilim biraz dikenlidir. Kusura bakmayın ben halk dalkavukluğu yapmayı beceremiyorum. Bunu da doğru bulmuyorum. Bir Yozgat tabirinden de söz edeceğim: Kusura bakmayın ,biz ev danasından öküz yapmıyoruz.Uzak yerin somunu size büyük geliyor ama siz arpa ekmeğinizin kıymetini bilmiyorsunuz.Bilmediğiniz için de kendi kendimize geri kalmışlığımızın sebeplerini şayialarla efsanelere bağlıyorsunuz “diye dile getirdi.
Çiçek, konuşmasında özetle aynen şunları da söyledi:
“Yozgatlı olmak bütün sıfatlarımızın önünde gelir. Yozgatlı olmaktan hepimiz gurur duyuyoruz. Aynı zamanda sorumluluk duyuyoruz. Bir şeyden gurur duyuyorsanız onun sorumluluğunu gereğiyle yapmak lazım.
Belki sıkıntımız burada. Yani,Yozgat'lı olduğumuzu söylüyoruz da bunun gereğini yapmada biraz sıkıntılarımız var.
Yozgatlı deyince herhalde biz nasıl anlarız? Arabaşıyla temayüz etmiş bir vilayetiz. Kahramanlarımız, vatanseverimiz var. O, ayrı bir konu ..Sürmeli türkümüz ve testi kebabımız da var. Oysa Yozgat bunlarla sınırlı değil. Bilgi olmazsa ilgi de olmuyor. Bunun altını çiziyoruz. Şimdi bir A4 kağıdını dağıtsak bu salonda ‘Yozgat’ deyince ne anlıyorsunuz desek emin olun çoğumuz bu A4 kağıdının iki tarafını doldurmakta zorlanırız.
Yozgat'ın tarihine pek ilgimiz yok. bilgimiz de yok. Yaşayan değerlerimizi ,vefat etmiş değerlerimizi de bilmiyoruz. Halbuki Yozgat sandığınızın çok ötesinde bu millete, bu devlete hizmet etmiş insanların yaşadığı, vatansever insanların yaşadığı bir yer.
Ben üniversite kurulduktan sonra her defasında dedik ki evvela şu Yozgat'ın bir kültürünü, geçmişini bizim insanımıza bir bilgi vermemiz lazım. Kim bu Yozgatlı ? Mesela bir karışık iş olduğu zaman ‘Çok karıştırma altından Çapanoğlu çıkar’denir.
Kime sorsa bu ne anlam ifade ediyor diye..Yozgatlılığımızı test etmek, imtihan etmek istesek . Ne yapmışız da ne etmişiz de altından Çapanoğlu çıkmış. Geçin o lafın tarihçesini, Çapanoğlu kim,Doğru dürüst bilenimiz kaç kişi var? Kaç tane doktora tezi var? Ankara'da hiç yoksa beş yüze yakın akademisyenimiz var ,profesörlerimiz var.
Mesela Osmanlı'da ilk hariciye nazırı Akif Paşa Yozgatlıdır. Ama gelin görün ki bu kadar akademisyenimizin olmasına rağmen Akif Paşa'yla ilgili yüksek lisans tezini yapan Erzurumlu bir arkadaşımız İbrahim Darvazdır. Bu da Yozgatlık için yeteri kadar ayıptır. Yani alkışlarımız tamam. Övünmemiz de tamam da yani biz tavus kuşu gibi kuyruğumuzdaki renklerimiz güzel ama ayağımızın çirkin ve sesimizin de kötü olduğuna dikkatimizi çekmemiz lazım.
Birbirimizi övelim de kim bu Çapanoğlu? O Akif Paşa kim? Akif Paşa ilk hariciye nazırı ve vatanseverliğinden dolayı azledilen ilk Hariciye Nazırı. Ama Akif Paşa kim? Üniversitemiz var. Hemşeri rektörlerimiz oldu. Dedik ki bir Akif Paşa sempozyumu yapın dedik.Ama yapılmadı. Yozgat, her alanda devletine en fazla hizmet eden vilayetlerin başında geliyor.
Şimdi bu toplantının açılışında da her vesileyle de istiklal marşımızı okuyoruz. Allah Mehmet Akif’ten razı olsun. Rahmet diliyoruz. Ama Mehmet Akif’in en sıkıntılı döneminde bunaldığı, sırdaş aradığı, yoldaş aradığı, içini dökeceği birisi aradığında ona sırdaş olan, yoldaş olan Yozgatlı İhsan Efendidir. Ekmelettin İhsanoğlu'nun babası.Kahirede..İhsan Efendi kim? Onu kim nereden bilecek? Ekmelettin İhsanoğlu,Cumhurbaşkanı aday olduğunda yeteri kadar yozgatlılar olarak sahip çıktık mı? Yani şu alkışlarımız kadar. O da bizim insanımız. Bak babasıyla, ailesiyle bizim yetiştirdiğimiz İhsanoğlu.
Benim dilim biraz dikenlidir. Kusura bakmayın ben halk dalkavukluğu yapmayı beceremiyorum. Bunu da doğru bulmuyorum.
Doğrumuza doğru, eğrimize eğri. Bir İhsan Efendi için acaba ne zaman yozgat müftülüğü ölümünün sene-i devriyesinde bir hatim okumak, bir fatiha okumak ihtiyacını duyuyor? İlahiyat fakültemiz var. Sözüm ona..Neyin ilahiyatı, neyi okutuyor.
Şu arabaşı toplantılarına ayırdığımız zaman kadar biz kimiz sorusuna da zaman ayırmamız lazım. Şimdi soruyorum: Federasyona kayıtlı Kaç tane derneğimiz var. Şimdi yoklama yapsak kaç tanesi burada? Arabaşı toplantısı olunca salonlar doluyor. Tamam kardeşim arabaşı bizim kültürümüzün bir parçası. Ama ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen bunu nice okumaktır. Sen kendini bilmezsen kimse size saygı duymaz. Bunu bilmemiz lazım. Arabaşı yutmakla ,sürmeliyi söylemekle yozgatlılık olmaz..”
Yozgatlı Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Avukat Selçuk Bağcı da konuşmasında özetle şunları söyledi ;
"Yozgatlıyla ilgili birbirini çekemez, birbirinin kuyusunu kazar algısının doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Yozgat’ı hiç görmese de Yozgat’a hiç gitmese de hiç yolu düşmese de Yozgat deyince gözleri dolan hemşerilerimle tanıştım burada. Dolayısıyla onun için bu algıdan bir an önce kurtulmamız gerektiğini düşünüyoruz ve bu programı da bunun ilk adımı olarak görüyoruz" dedi.
YDF tarafından yılın sanatçısı ödülüne layık görülen Hayko Cepkin ise "Konuk oyuncu olarak katıldığım bir dizide şöyle bir sözüm vardı; ‘Şu gözün ekmeğini ne çok yedim’ diye. Yozgatlılığın da ekmeğiyle epey bir hale geldim. Ne memleketmiş. Babaannemin mirasını taşıdığım için çok gurur duydum ve bugün ödül almak bile nasip oldu. Büyük bir mirası taşımak benim için gurur verici" dedi.
Tören ödüllerin dağıtımının tamamlanmasıyla sona erdi.
YDF'NİN 2025 PRESTİJ ÖDÜLLERİNE LAYIK GÖRDÜĞÜ İSİMLER ŞUNLAR :
Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Prof. Dr. Öcal Oğuz
Vefa Ödülü: Cemil Çiçek
Yılın Hukuk İnsanı: Seyfi Han
Yılın Sanatçısı: Hayko Cepkin
Yılın Sporcusu: Muhammed Furkan Özbek
Yılın Eğitimcisi: Prof. Dr. Mustafa Böyükata
Yılın Edebiyatçısı: Mustafa Çiftçi
Yılın Sivil Toplum Ödülü: Avukat Hayrullah Başer
Yılın Bürokratı: ASFAT Genel Md. Prof. Dr. Mustafa İlbaş
Yılın Kadın Girişimcisi: Ebru Örmüş Akcan
Yılın İş İnsanı: Murat Karaarslan
Yılın Fotoğraf Sanatçısı: Mehmet Doğan
Yılın Yerel Gazetecisi: Tarık Yılmaz
Yozgat Sporuna Katkı: Seyhan Taş
Yılın Sosyal Medya Fenomeni: Recep Murat Yalçınkaya








