DR.A.ŞAKİR ERGİN’İN 8.ESERİ ‘ YOZGAT’TAN BAKMAK ‘ ÇIKTI

Yozgat’tan yetişen değerli ilim insanlarından Dr. Ali Şakir Ergin eserlerine bir yenisini daha ekledi.Yozgat’a,Bayram’a,bazı şahıslarla ilgili hatıralara ve müstakil yazarlara dair makalelerin yer aldığı 258 sayfalık dopdolu münderecatla yayımlanan “Yozgat’tan Bakmak “ adını taşıyan eser,okurların beğenisine sunuldu.
İlim ,irfan insanı ,AŞK vakfı yönetim kurulu başkanı ,Yozgat eski milletvekili ve kıymetli müellif Dr.Ali Şakir,kitabının önsözünün son bölümünde eserini “Yozgat’tan Bakmak,daha önce çeşitli yerlerde yayınlanmış,yazılarımdan biraraya getirilen bir demettir.Zevkle okuyacağınızı,bir kısım bilgilerinizi tazeleyeceğinizi,bir kısım bilmediklerinizden haber olacağınızı ,aynı zamanda eski memleket hatıralarınızı yad edeceğinizi ümit ederek hayırlı okumalar diliyorum”ifadeleriyle tanıttı.
Baskısı Seçil Ofset tarafından gerçekleştirilen kitabın takdim yazısını ise Prof.Dr.Cemal Kurnaz kaleme aldı.Prof.Kurnaz,kitabın takdiminde Dr.Ali Şakir Ergin’in kısa hayat hikayesini ve eserin muhteviyatını şöyle anlattı:
“Ali Şakir Ergin (d. 1938), Yozgat’ta mutasavvıflar silsilesinden köklü bir ailede doğdu. Şehrin son yüzyılına tanıklık etti. O Yozgat’la bütünleşmiş bir Yozgat sevdalısıdır. Dünyaya Yozgat’tan bakar. Ondan Yozgat’ı çıkarırsak geriye pek az şey kalır. Yozgat’tan Ali Şakir Ergin’i çıkarırsak geride büyük bir boşluk kalır.
17 yaşında okumak için şehrinden ayrılan Ali Şakir, kırk yaşında tekrar geri döner. Annesi o zaman bakıma muhtaçtır. Devamlı yanlarında olur. Annesi 1980’de vefat eder.
1979’da dostlarının ısrarıyla Yozgat İslam Enstitüsü’nün açılış çalışmalarına katılır. 1981’de ihtilal hükümeti, müdürü olduğu bu enstitüyü kapatır. 1984’te ODTÜ Yabancı Diller Bölümünde Arapça öğretmeni olur. 1985’te Gazi Eğitim Fakültesi’nde Arapça bölümünü kurar. 1987’de milletvekili seçilir. 1991’de nihai olarak Yozgat’a döner. Efendi Baba’sının 2002’deki vefatına kadar yakın hizmetinde bulunur. Bundan sonra onun halk tarafından yeterince bilinmeyen müstesna kişiliğini tanıtma faaliyetlerine girişir. Onun adına Aşk Vakfını (Ahmet Şevki Ergin Kültür ve Hizmet Vakfı) kurar. 2005 yılından beri Vakfın Yönetim Kurulu başkanı olarak Yozgat’ta sosyal ve kültür hizmetlerine öncülük etmektedir.
Yozgat’la ilgili birçok kitap yayımlar: Vakıflar ve Yozgat’ta Tarihi Vakıf ve Camiler (1994), Osmanlı Devleti ve Bozok Sancağı (2000), Çapanoğlu Hadisesi ve Abdülkadir Bey’in Hatıraları (2006), Yozgatlı Mehmed Said Fennî (2013), Gönül Ufkunda Bir Şeyh, Bir Şeyhzade (2014), Şeyh Hacı Ahmed Yozgadî Divançe ve Tıpkıbasım (2022), Çapanoğlu Mustafa Edip Bey’in Şiirleri (2024).
Gazete ve dergilerde yayımlanan yazılar zaman içinde unutulur veya ulaşılması zorlaşır. Bunların bir kitapta toplanması okuyucuya kolaylık sağlar. A.Şakir Ergin’in Yozgat Gazetesinde (1984’ten başlayarak) ve Yozgat Gündem dergisinde (2006’dan itibaren) yayımladığı yazıları elimizdeki bu kitapta toplanmıştır. Bunlara, TDV İslam Ansiklopedisi’nden iki madde ile yayınlanmamış bir yazı da eklenmiştir.
Kitaptaki yazıların çoğu Yozgat’la ilgilidir. Çocukluğunun Yozgat’ı, ramazanları ve bayramlarını anlattığı yazı, bugün artık unutulmuş bazı gelenekleri hatırlatması bakımından önemlidir. Bunlardan iftar topu hakkında oldukça ayrıntılı bilgi verir. Bayramlar dolayısıyla yazdığı diğer yazılar da aynı mahiyettedir. Özellikle bayram sofralarını süsleyen mayalı parmak çörek, yağlı çörek, sele basması çörek, kesme kadayıf ve tereyağlı peksimet, çocukluk hatıralarında özel bir yer tutar. Bayram öncesi arefe suyuyla banyo yapmak eski bir gelenektir. Motorlu taşıtların bulunmadığı yıllarda şehir içi ulaşım aynalı körükle sağlanır.
Soğluk/Çamlık’ta bugün artık mevcut olmayan köşkler, çeşmeler, kar kuyuları ile kuşlar hakkında bilgi verir. Buraya özgü birer kuş olan beyaz ve kara akbabaların bilinçsizce katledilişini içi yanarak hatırlar.
Şimdilerde hayal olan o güzelim Yozgat Çarşısı, Tol Çarşı, Terziler Arastası ve Ayakkabıcılar Çarşısı’nı uzun uzun anlatır.
……………………………………
Sevenleri, Şeyh Ahmet Efendi gibi Hak dostları herkesçe bilsin isterler. Hep ondan söz etmek isterler. Yahya Bey’in şu beyti aynı duyguyu anlatır:
Kâşkî sevdiğimi sevse kamu halk-ı cihân
Sözümüz cümle hemân kıssa-i cânân olsa
A.Şakir Ergin, “Efendi Babam” diye andığı babası Ahmet Efendi hakkında yazdığı kitapta, manevi hallerinin öldükten sonra da ifşa edilmesine rıza göstermediği için, “kendisine verilen ruhsat kadar” yazmaya çalıştığını söyler. Babası, manevi hayatını zâhir ehlinden sakınmış, halkı başına üşürmeden taliplerini irşat görevini yerine getirmiş, sade bir Müslüman olarak yaşayışıyla halk tarafından hürmet görmüştür. Kendisi mahrem-i esrârı olan kişiler dışında kimseye maneviyatını açmamıştır. Bilinmeyi isteseydi, uygun bir dervişine menakıbını hazırlatırdı.
……………………………………….
A.Şakir Ergin’in anlattıklarından, Yozgat şehir kültürünün bir inceliğini de öğreniyoruz. Adını aldığına söz getirmesin diye çocukluktan çıkıncaya kadar kendisine Efendi diye hitap edilir. Gerçek adını ancak okula gidince öğrenir. Aynı uygulama başka arkadaşları için de geçerlidir.
O, ismiyle müsemma, adına hakkıyla layık “ergin” bir şahsiyettir. Kendisi de Şeyh Galib’in, piri Hz. Mevlânâ’ya hitaben söylediği şu beytin hâlet-i ruhiyesi içindedir:
Efendimsin, cihânda i’tibârım varsa sendendir
Miyân-ı âşıkânda iştihârım varsa sendendir
Ali Şakir Ergin, ilerlemiş yaşına rağmen, Yozgat’ın manevi yol göstericilerinden babası Ahmet Efendi’nin hayırlı evladı olarak, onun silsilesini hizmetleriyle bereketlendirmeye devam etmektedir. Elimizdeki bu kitap da böyle bir hizmetin ifadesidir.
Yozgat, Ali Şakir Ergin gibi vefalı ve gayretli bir münevverine sahip olduğu için ne kadar övünse azdır. 3.05.2026
Prof. Dr. Cemal KURNAZ “
Dr.Ali Şakir Ergin’in 8.kitabının tanıtımıyla ilgili olarak arka kapağında ise “ Yozgat’tan bakmak,sadece bir şehir monografisi değil,değişen zamanın karşısında aşakta kalmaya çalışan değerlerin ,hüzünlerin ve güzelliklerin bir envanteridir.Şehri anlamak ,köklerini hatırlamak ve ‘nereden nereye geldik ? sorusuna bir cevap aramak isteyen okurları için bir başucu kitabıdır.” İfadelerine yer verildi








