Hüseyin TANRIKULU

UFUKTA IŞIK

SICAK GÜNDEM

Gündem yine sıcak, bir önceki günden, aydan ve yıldan. Tıpkı insan eliyle dengesini bozduğumuz yaşlı dünyamız gibi. Yavaş yavaş ısındığı için “Kurbağa Deneyi “ gibi. Etkisini hep birlikte haşlandığımız zaman, asla hissetmeyeceğimiz bir sona doğru ilerliyoruz.

 Düşünmek lazım; insanoğlu evrenin en gelişmiş canlısı. Diğer tüm canlılardan akıl ve fikir bakımından sürekli bir gelişim göstererek bu günlere geldik. İlk çağ insanıyla gelişmişlik anlamında arasında rakamlarla ifade edilmeyecek kadar mesafe açmış. Bu gelişim yaşlı dünyamızın yer altı, yer üstü kaynaklarını kullanarak oldu. Bunu yaparken de, yarınları düşünmeden, bu kıt kaynakların bir gün bitebileceğini hesaba katmadan yaptı. Daha yaşanır bir dünya için, çevreyi ve birlikte yaşamak zorun olduğumuz tüm canlı türlerinin, ormanların, su kaynaklarının doğru kullanılmasını akıl etmeden. Peki bu hassasiyetler neden göz ardı edildi?

Bunun en önemli nedeni; insanoğlunun doyumsuz bir egoya sahip olmasıdır. Asla azla yetinmeyen, güç ve imkanları kullanmakta sınır tanımayan, gücü eline geçirdiğinde acımasızlaşan bir canavara dönüşmesidir. Bu azgınlık insanoğlunun tarihi kadar eskilere dayanır. İnsanlık tarihi bu acımasız yaşam şeklinin örnekleriyle doludur. Kutsal kitapların inmesi, Peygamberlerin görevlendirilmesinin sırrı da bu olsa gerektir. Ama ne yazıkki bütün bunlar da istenen etkiyi kalıcı olarak sağlamamıştır. Kötü niyetli insanların elinde istismar aracı olmanın ötesinde bir etki göstermemiştir. O zaman; bizim bu kısır döngüden nasıl çıkacağımızı kara kara düşüneceğimiz bir süreci yaşıyor olmamız kaçınılmaz oluyor.

Dünya üzerinde iki yüze yakın ülkeler arasında geliri dengesizlikleri, adaletsizlik, savaşlar, yıkımlar, durmaksızın sürüp gidiyor. İnsanı insana suni gündemlere düşman eden, dini, etnik ve mezhepsel ayrışmaları körükleyen bir anlayışı sürekli canlı tutanlar hep işbaşında. Oysa insanların öncelikleri bu mu? Hayır elbette, insanlar, hayatlarını, barış, huzur ve refah içinde geçirmek ister ve çaba sarfeder. Bu çaba içindeki bir insanın, hiç tanımadığı insana düşmanlık etmeyi düşünebilir mi? Ancak bu çabalarına uygun bir yönetim anlayışı olmadığı için bunu gerçekleştirmeden, yaşamları son buluyor. Hayır demek gerekir bu kısır döngüye, bütün insanlık itiraz etmeli, daha güzel bir gelecek inşaası için tüm dünya insanları sesini yükseltmeli. Aklın, bilimin vicdanın ve adaletin mutlak hakim olduğu bir yönetim için. Şunu asla akıldan çıkarmamak gerekiyor; daha yaşanır bir dünya mümkündür. Bu dünya kötü niyetli, egosu yüksek yöneticilerin özel mülkü değildir.

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ