Hüseyin TANRIKULU

UFUKTA IŞIK

GERİLİM KAZANDIRMAZ

Günümüz devlet yapılanması; toplumu oluşturan gruplar arasında kararların alındığı, fertler arasında güç ilişkilerinin, var olan kaynakların adil dağılımı, liyakat ve ehliyet ölçüleri doğrultusunda tüm faaliyetleri siyasetin alanı içerisindedir. Siyasetin bu tanımı; kamu yönetiminin bir düzen içerisinde sürdürülebilirliğini sağlar. Konu kamu yönetimi oluncada; birey ve grupların hak ve çıkarlarını güvence altına alıp korumak, toplumun tamamını ortak hedefler etrafında toplayıp, çatışmaya meydan vermeyecek kararları yerinde ve zamanında almak önem arz etmektedir.

Günlük hayatta fertlerin sorunlarla karşılaşması nasıl kaçınılmaz bir durum ise, gruplarında aynı mantıkla sorunlarının olacağı kaçınılmaz bir olgudur. Bu sorunların büyük çaplı krize dönüşmemesi için iç ve dış güvenlik politikaları geliştirmek devlet yönetiminin öncelikli görevleri arasında olmalıdır. Toplumda tam ve sürdürülebilir güvenlik sağlanmadan ekonomik ve sosyal gelişme sağlanamaz. Demokratik yöntemle yönetilen ülkelerde bütün bu faaliyetleri alanında iyi eğitim almış, liyakat ve ehliyet sahibi, nitelikli insanlardan oluşan siyasi ve bürokratik kadrolar yürütür.

Siyasi partiler bu faaliyetlerde lokomotif görevi üstlenir.

Ülkemizde çok partili hayata geçişle birlikte, ana omurgası Demokrat ve Muhafazakar olan bir siyasi taban üzerine kurulu partiler ülke yönetiminde görev almışlardır.

Yönetim sonuçlarına bakıldığında, yukarıda dünya gelişmiş ülkeleri örnekleri ile kıyaslandığında, kayda değer bir başarılı sınav verdiklerini söylemek mümkün değildir. Bunun elbette pek çok nedenini saymak mümkündür. Ancak en önemli nedeni toplumun genel ekseriyetinin eğitim ve kültür seviyesinin istenilen seviyede olması, demokratik bilinç seviyesinin gelişimini ileri seviyeye taşımayı sağlamamıştır. Demokratik hayatımızın belirli aralıklarla darbelerle kesintiye uğraması. Genel olarak, siyasetle uğraşan aktörlerin, ilmi siyaset yerine hamasi siyaseti tercih etme kolaycılığını tercih etmesi. Akraba, eş dost kayırmacılığı, kendi siyasi çizgisinde olmayanı dışlama gibi çok da adil, insani, ve ahlaki olmayan tutum ve davranışlar sergilemeleri.

Üstüne üstlük, yerel ve merkezi yönetimde yolsuzluk, rüşvet gibi kamu yönetiminde hiç olmaması gereken kötülüklerin sıradanlaşması. Adaletin bütün bu durumlar karşısında etkin, tarafsız ve toplumda adalet duygusunu yükseltecek adımları atma konusunda yeterli çaba içerisinde olmaması.

Bütün bu saydıklarımız toplumda var olan sorunların çözümüne olan inancını sarsmaktadır. Her şeye rağmen karamsar olmamak gerekiyor. Geleceğe ümitle bakıp, siyasi çekişmeleri daha ileri boyuta taşımadan, bütün enerjimizi sorunlarımızın çözümüne harcamamız gerektiğini düşünüyorum.

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ