Hakkı YURTLU

KEYF-İ KALEM

VALİ BEYİN HATIRASI

Bilmem gelenek, bilmem âdet. Gerçek olan şu ki, zaman zaman özel gün ve kutlamalarda  “Hatıra Ormanı” oluşturulur; kişi adına, kurum-kuruluş  adına, cumhur-cemaat orada olur, hatta  öğrenciler de katılır gruplar halinde. Buraya kadar güzel, güzel de!...

Peki, ”Hatırası hatırda tutulur mu? “ yahut da   “Hatırasını hatırlayan/lar  var mıdır” bu ormanların?...

Ne der, ne düşünürsünüz!...

Sizi bilmem ama,  ben derim ki “

“Bazı  hatıra ormanları var ki,  hatırı da yoktur hatırası da”!...

Gezip görmesini seven birisi olmam hasebiyle, yerleşim yerlerini; mezra, köy, kasaba, belde, ilçe  demeden -özellikle Yozgat özelinde-ziyaret ederim vakit bulunca. Gezip görmek özümde vardır. Gördüklerimi de hafızama kaydeder, resmeylerim. Araştırmaktan, yazmaktan, bilgimi/bildiğimi paylaşmaktan haz alırım.  Bildiklerimi, bilginin zekatı addederim.

Yine, Çalatlı Köyü yol ayrımından,  Alaca’ya doğru yol alırken, sol tarafta  yıllar önce  bir hatıra ormanının oluşturulduğunu hatırladım.

Bu ormanın adı  “Vali Hüseyin Önal Hatıra Ormanı” idi.

Yozgat’ta 1999-2003 yılları arasında görev yapan Vali Hüseyin ÖNAL’ı yakînen tanırım,  maiyyetinde görev yaptım. Maziye dalıverdim, birlikte çalıştığımız günlere gidiverdim. Tam da, rahmetli Ferdi Tayfur’un “Hatıran Yeter” şarkını hatırladım. Gel gör ki, devamını söyleyemedim. “Bir gün sen gitsen bile, hatıran yeter” diyemedim. Çünkü;

Sayın Vali’nin kendisi gidince, hatırası da gitmiş!..

Tabelasını göremedim. “ Bir tabela çok mu görüldü “?  diye içimden geçmedi değil doğrusu. Vali sayın ÖNAL’ın, riyadan, gösterişten uzak olduğunu bilen biriyim. Ancak, mevcut tabelanın niye sökülüp kaldırıldığını sonra öğrendim. Meğer, yol genişletme çalışması esnasında olmuş.  Ümidim o dur ki, ilgililer gereğini yapar.

Sayın Vali ÖNAL,  Yozgat’ı vali olarak atanınca tanımadı aslında, tâ gerilere dayanır  vilayetle tanışıklığı. Zira, ilk memuriyetine,  öğretmenlik yaptığı Sorgun’a  bağlı Eymir’in yan  komşusu “Belpınar Köyü”nde başladı. Belpınar Köyü, her ne kadar Çorum/Alaca’ya bağlı olsa da iç içe Eymir’le.. Ayrıca, mülkiye müfettiş olarak da göreve geldiği vâkidir sayın Valimizin. Halen de öyledir, koparmadı bağını Yozgat’la. Zaman zaman gelir, ziyaret eder sessizce. Hatırasını görür, yani emek verdiği ismiyle müsemma “Hatıra Ormanı”nı gezip görür. Çünkü hatırası vardır, emeği vardır. Başta suyu bile olmayan kıraç topraklara alın teri dökmüştür, adeta “Can suyu” olur inancıyla, ümidiyle…

Şimdi ise, haklı olarak gölgesinde oturur geldikçe, içine çekiverir orman kokusunu.

Bundan yirmi dört yıl evvel, kazma -kürek çalışılarak, kıraç arazi ormana dönüştürüldü. Sayın valinin de bizzat çalıştığını görenlerdenim. Halen, gelir -gider gelirken de boş gelmez hani, aracının içerisinde arka koltukta boşluklarında yeni fidanlar getirir. Orman yaşasın, büyüsün, o fidanlar boy versin ister. Fazla da kimse görmesin dercesine, sessiz gelir gider, onca yıla rağmen Yozgat’ı ve “Hatıra Ormanı” nı, ne ihmal eder, ne de unutur!...

Yozgat’ta görev yapan valilerden Amir Çiçek ile Abdülkadir YAZICI’yı da yâd etmek vefa borcudur şahsıma, bu sessiz ve samimi ziyaretleri hususunda.  “Spor Vadisi”nden söz edilince, vali sayın Yazıcı’yı anmamak vebal olur.

Tüm hatıra ormanlarının bakımı, kontrolü ve  terkedilmemesi, hem hatıranın unutulmaması ve hem de  ormanın yaşatılması   iki önemli husustur.  Bir çok yerde görmek mümkün “… Hatıra Ormanı” diye. Tabelalar zamanla kullanılmaz  hale gelebilir. Ama, bakım, kontrol ve koruma konusu ihmale gelmemeli. Yaşatılmalı, yetiştirilmeli onca emek-zahmet dikilen fidanlar.

“Vali Hüseyin Önal Hatıra Ormanı”nın içerisinde Fransa’dan getirilen meşeler olduğunu bilirim. Sayısız ağaç türü vardır içerisinde. Özellikle yeni dikilen fidanların ilk üç yılında sulanması gibi bakım ve tamamlama süreçleri yakın takibe muhtaçtır. 

İbadette nasıl ki  “Az da olsa,  devamlı olanı” kıymete haiz ise,   aynı kıymetin kamu hizmetlerinde de vücut bulmasını yeğlerim. Doğrusu da budur.  Yapılan çalışmalar, bırakılan eserler, devam ettirilmelidir. Yapılan hizmetler, görev değişikliğiyle negatif yönde değişiyorsa, “İçim burkulur”. Hele de ağaç varsa işin içinde “İçim yanar”. Bu yangını söndürmek için de “su” ararım. Muhtaç olduğum suyun da, yine  o ağacın dalında, yaprağında  saklı olduğunu bilirim. Yağmur olur iner, toprağa da nebatat, hayvanat suya kanar. İnsan zaten suya muhtaç!..

Diğer yandan, tasarruf ve  israf konuları önemli huşulardır. Kamu kaynağı da, israftan berî olmalıdır. Hem siyaset kurumunda, hem de kamu kurumunda.  Her kim ve kimler “Hatıra Ormanı” oluşturmuşsa/oluşturuyorsa devamı sağlanmalıdır.  Bu örneği sayın Vali Önal’da görmek, içten etkiledi şahsımı. Hani derler ya “Gözü gibi bakar” diye. Tam da öyle, hiç unutmadı, ne Yozgat’ı ne de adını taşıyan “Hatıra Ormanı”nı. “Boş ver, tayinim çıktı ayrıldım, görev sürem sona erdi, geri kalanlar düşünsün” demedi. Hatta şu an emekli, ama yine de  elini-eteğini çekmedi, esirgemiyor emeğini. Üstelik,  sayın Valinin kişisel ormanı değil burası. Kamu kaynağı kullanılarak oluşturulmuş bir eser.

O halde, yaşatmak gerek?..

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ