Kısaca STK diye telaffuz ettiğimiz sivil toplum kuruluşları nedir ne değildir?
STK’lar ne kadar sivildir.?
Siyasi Partiler STK mıdır?
STK’nın içerisinden gelen biri olarak yazmak istedim.
STK deyince, STÖ’den (Sivil Toplum Örgütleri) başlamak gerek, AB müktesebatı çerçevesinde “Örgüt” kavramı kaldırılarak, biraz yumuşatılmak suretiyle “Kuruluş” şekliyle yer aldı literatürde.
Topluma fayda sağlama, kalkınma ve hak savunma gibi bir çok amacı güder her ikisi de, ancak siyasi partiler, bunun yanı sıra hükümet kurup ülkeyi yönetmeyi ister. STK’ların hükümet kurma hedefi ve görevi yoktur. Bu noktada ayrışırlar en bariz şekliyle.
Evet…STK deyince, akla ilk gelen derneklerdir. Derken, vakıf, sendika, birlik oda olarak sıralanır. Bunların çatıları (üst kuruluş) da federasyon ve konfederasyon olarak adlandırılır. STK’ların; kâr amacı gütmemeleri, seçimle göreve gelmeleri ve tüzel kişilik oluşturmaları gibi ortak özellikleri vardır. Tüzel kişiliği bulunmayan kuruluşlar ve topluluklar, STK sayılmaz. Okul Aile Birlikleri, whatsapp grupları, sosyal medya platformları STK değildir. Kadınların kendi aralarında tasarruf ve dayanışma amacıyla düzenledikleri “Altın Günü” de STK sayılmaz.
STK’lar gönüllü kuruluşlar ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar olarak da çıkar karşımıza. Değişmeyen amaçları, sosyal yardımlaşma/dayanışma ve kamu yararı sağlamaktır.
Gönüllü kuruluşların temeli vakıf geleneğine, vakıf geleneği ise cami önlerindeki “Sadaka Taşı”na dayanır. Sadaka taşları, en derin ve ilkel yardımlaşma sembollerindendir.
STK, kazanç paylaşımı dışında, ortak ve belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere (belirli sayıda kişilerce) oluşturulan birer hukuki tüzel kişiliktir. Devletin denetimine tabidirler.
Bir başka deyişle, STK’lar hükümet dışı kuruluşlar olup evrensel söylemle NGO (Non Governmental Organization) olarak bilinir.
Hükümetdışı’ndan kasıt, kamu kurum-kuruluşlarından ayrı, devlet organı ve memuru olmayan, iktidara talip olmayan demektir. Kısacası bağımsız kuruluşlardır STK’lar. Böyle de olmalıdır. Ama, devlet STK’lara finansman desteği sağlayabilir. Ne var ki, devletten destek alan STK, ne kadar bağımsız olabilir?. Tartışmaya açık konudur.
Bir başka ifadeyle, STK’lar, kendi üyelerinin demokratik şekilde seçilmesiyle oluşturur organlarını. Fesihlerini de kendileri yapar. Hükümet, yani devlet idaresi müdahil olmaz. Ancak, Anayasa ve kanunlara aykırılık hallerinde yargı devreye girer.
STK’ların karar alma mekanizmaları ve yönetme süreçleri, bağımsız olduğu müddetçe sivildir. Katılımcı ve temsili demokrasi örneği sergileyebildiği kadar sivil ve bağımsızdır. Her STK’nın bir arka bahçesi söylemi ise, bu özellikle asla bağdaşamaz.
Ülkelerin; “Kamu” ve “Özel” den sonra üçüncü ana gücünü oluşturan “Sivil Toplum”dur. Bu yüzden de “Üçüncü Sektör” olarak kabul edilir. Devlet ve piyasa (özel) dışında kalan alana ‘sivil toplum’ denir en basit şekliyle.
Peki, Siyasi Partiler STK mıdır?
Siyasi Partiler, seçimlere katılarak, iktidara gelmek ve hükümet kurmayı amaçladıkları için STK değildir. Siyasi partiler, toplumsal sorunlara çözüm bulmak, kamuoyu oluşturmak veya hak savunuculuğu yapmak için çalışırlar.
STK’ların ruhunda, özünde ve amacında hükümet kurup iktidara gelmek, ülkeyi yönetmek yoktur.
Her ne kadar böyle olsa da, toplum nazarında böyle midir?. Değildir elbet, bir çelişki yatar.
Siyasi partiler de, sanki birer STK gibi işlem/işlev görür, algı oluşturur. Kamuda da böyledir nitekim. Bir çelişki vardır. Siyasi partiler, dernekler ve sendikalar birlikte görülünce tabelada, çelişki ay gibi parlar. Siyasi Partilerin, resmi işlerinin ve kayıtlarının tutulup takip edildiği, kamu kurumu “İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü”dür. İller de ise, valilik bünyesinde “İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü”nün görev alanındadır siyasi parti işlemleri... Tıpkı, dernekler ve sendikalar gibi. Hiç kuşkusuz, üçü bir arada olunca çelişki kaçınılmaz bir hale gelivermekte ve ‘Siyasi partiler de mi, STK? diye soruya maruz kalınmaktadır. Dahası, siyasi parti kongreleri hususunda “Dernekler Kanunu”na atıf yapılması bu çelişkiyi doğrular vaziyettedir.
Umarım, bu gibi çelişkiler zamanla ortadan kalkar. Aslında STK’lar ile siyasi partiler hem organların oluşumu, seçimi hem de yönetim açısından da STK gibi işlemleri içerir. Demokrasi ve seçim sistemi aynıdır hepsinde. O yüzdendir ki, atıf yapılır; sendika, dernek ve siyasi parti mevzuatında.
Hem STK hem de siyasi partilerde esas olan demokrasi ve şeffaflıktır. Her siyasi partinin bir STK ile “Arka bahçe” yakınlığı/teması ile siyasi partilerin kamuda/mevzuattaki ayrılamazlığı çelişkiyi devam ettirir.
Kaymakamlıklar ve Valiliklerde faaliyet yürüten halk arasında “Fak Fuk Fon” olarak bilinen şimdiki “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları” ise bir başka konudur.
Meraklılar içim belirtmek isterim, ülkemizde bugün itibarı ile yüz yirmi bin dernek, on iki bin vakıf ve yüz doksan siyasi parti faaliyet göstermektedir.
Peki, sizce, STK’lar sivil; siyasi partiler de STK mıdır?









