Sahip olduğu “ Yozgat Çamlığı” ile ülkemizin ilk “Milli Parkı”olma ayrıcalığını elinde bulunduran Yozgat’ın, elbette ki tabi güzellikleri ve bitki varlığı da o denli kıymete haiz. İşte bir çok özelliğiyle kayıtlara geçen Yozgat, menşe tescili yaparak coğrafi işaretini aldığı bir bitkisiyle daha tanınmakta: “Akdağmadeni Salebi”…
Geçtiğimiz günlerde “Sağlık Bilimleri Açısından Salep” adlı sempozyumda geçmişten bugüne anlatılıp kitaba dökülen “Salep”, inanıyorum ki, ilimize hem tanıtım hem de ekonomik olarak katkı sağlayacaktır.
Bozok Üniversitesi ile Akdağmadeni Belediyesi’nce düzenlenen bu sempozyum, meşhur salebi, tabir caiz ise su yüzüne çıkarmıştır. Ya da, Akdağmadeni Belediyesinin, salt “Yöresel Ürünler Marketi” raflarında sergilenmekten kurtarıp, ülke sathında vitrine çıkartmıştır.
Peki salep Nedir?
Salep mi sahlep mi?
Salep, aynı zamanda Boğazlıyan ilçesine bağlı “Yamaçlı “ kasabasının eski adıdır. Salep Köyü iken, Yamaçlı ismi almış ve 1998 yılında kasaba statüsüne kavuşmuştur.
Etimolojik olarak incelediğimizde, Arapça kökenli olan Salep”, sözcüğüne dayanmaktadır. Toprak altındaki iki yumrusuna atfen, tilki testisine/taşağına benzetildiğinden “Husyetü s- Salep” tamlamasından doğmuştur. Zaten Yunanca karşılığı olan “orkide” de (orchis) tiki testisi-yumurtası anlamına gelmektedir. Her ne kadar “Sahlep” olarak da kullanılagelmiş olsa da nihai olarak “salep” şeklini almıştır.
Hiç kuşkusuz salep sempozyumu, amacına ulaşmış, alanında etkin ve yetkin akademisyenlerce de gerekli ön bilgilendirme yapılmıştır. Başta, bu tıbbi aromatik bitkisin kitabını yazan hemşehrimiz Prof.. Dr. Hamdi Temel olmak üzere ilgili herkse teşekkür bir borçtur.
“Akdağmadeni Salebi”ne gelince, ilçenin sahip olduğu ormanlık alanlarda ilçe merkezi Sivas Şarkışla-Gemerek ilçeleri arasında kalan topraklarda kendiliğinden bolca yetişmektedir. İçerdiği bulunan kıvam verici “Glukomannan” maddesinin yüksek oranda olmasıyla, Türkiye’de en kaliteli salep özelliğini taşımaktadır. Meşhur Maraş dondurmasına da kıvamı veren Akdağmadeni Salebi”dir. Genel olarak ele alındığında, “Anadolu Salebi” grubunda yer alır. “Yerinde” ve “Ortam dışı”nda yetiştirilmektedir. Meşelik, nemli ve çayırlık alanlarda yetişmektedir. Damaklarda tat bırakan salep, sıcak ve soğuk olarak tüketilmektedir. Bir çay kaşığı salebin beş kişilik ikramı karşıladığı göz önüne alındığından kuru/toz halindeki kilogram fiyatının on beş bin lira olması da kıvamını ve kıymetini ortaya koymaktadır.
Akdağmadeni Belediye başkanı Nezih Yalçın’ın, gerekli alet ve ekipmanların alındığını ifade ederek, dondurma üretime başlanacak olması da daha kıymetlidir.
Sempozyumun ana temasını oluşturan kısım ise, sağlık bilimleri….Meşhur ve çatal yumrulu bu salebin, gıdadan öte tıp alanında da kullanılması da önemli elbette. Kanser tedavisi, bağırsak fonksiyonlarının düzenlenmesi, öksürük kesici, boğaz yumuşatıcı, ani glukoz ve insülin dalgalanması gibi hal ve durumlarda oldukça faydalı olduğu dile getirildi sempozyumda.
Diğer yandan, türünün yok olması tehlikesine dikkat çekildi. Yasal mevzuat boyutu da ele alınarak, boşluklar olduğu ifade edildi. Elbette ki kaçak toplamalara karşı idari para cezası uygulanıyor olması, Orman İşletme Müdürlüğü ile Belediye Başkanlığının takibini zaafa uğratmamalıdır.
Ayrıca, hem daha fazla ve kaliteli ürün almak, tohumunu alıp çoğalmasını sağlamak için de zamanında toplanması önem taşımaktadır. Zira, Nisan-Mayıs aylarında başlayan toplama ve söküm işleri, erken addedilmekte, normal olarak Haziran ayı ortalarında başlanması en doğru olanıdır.
Ezcümle, kadim şehir Yozgat, “Salep” ve “Lavantası’yla da anılacaktır bundan böyle..









