Hakkı YURTLU

KEYF-İ KALEM

NÜFUS YAŞLANDIKÇA ÖĞRENCİ DE AZALIYOR

Malum, yaşlanıyoruz,  doğum da olmayınca azalıyoruz. Haliyle öğrenci sayısına da yansıyıveriyor bu düşüş.  Bir de göç eklenirse bu tabloya, ildeki nüfus azaldığı gibi öğrenci sayısı da azalıyor.

Eğitim kurumunun eski bir mensubu olarak hatırlıyorum da, Yozgat’ta ilk ve orta öğretimdeki  öğrenci sayısı 100.0000 rakamının üstünde seyrederdi. Bugün itibarı ile  63.000  civarında, kreşlerdeki öğrenciler dahil.

Rahmetli babamın iki kardeşi var, babamla birlikte üç kardeş, hepsinin de çocuk sayısı en az on bir. Biz evlatlarda ise ortalama beş çocuk… Şimdiki aile yapısında  ise en fazla üç..

Doğum oranı bariz şekilde düşünce, elbette ki öğrenci sayısı da düşmekte. Bir zamanlar, ildeki okur-yazar oranını takip ederdim; yüzde 70, 80, 90…derken, şimdi  okur yazar yok gibi. İstatistikler böyle. Okuma yazma bilmeyenler, yaşlanıp ebedi aleme göç edince, ilköğretim de zorunlu olup, yaygın eğitimde (halk eğitim merkezi)  devreye girince bu oran  azalıverdi haliyle… Nerdeyse okuma-yazmayan kalmadı gibi.

Hal böyle iken, Yozgat’ta ilk, orta ve lise öğrenci sayısında azalma kaçınılmaz. Ülkede olduğu gibi Yozgat’ta da doğum oranı azaldı, evlilik oranında düşüş var, gençler evlenmiyor. Üstüne üstlük bir de il dışına göç  olunca,   durum içler acısı. Köylerde, kırsal kesimlerde okullar atıl vaziyette, köyde sakin de yok, öğrenci de. Okullar, köy muhtarlığına teslim. Gelecek kaygısı, iş bulma, iaşe-ibate, geçim derdi de sarınca aileleri, çözüm; büyük şehirlere, iş imkanı olan komşu illere göçle sonuçlanıyor. Bir ailenin göç etmesiyle, en az nüfus bazında 3 kişi azalırken, öğrenci bazında da bir kişi azalıveriyor.  

Yozgat’ta okullardaki öğrenci sayısının her geçen yıl azalması, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir mesele. Çünkü bu husus yalnızca eğitimi değil, şehrin nüfusunu, ekonomisini ve geleceğini de ilgilendiriyor. Hele hele, yükseköğrenimde öğrenci demek; ekonomi demek, hareketlilik demek, özellikle hizmet sektöründe sıcak para demek.

Yozgat il olarak, bağlı bulunan on üç ilçesiyle  birliktelik sağlayamaz vaziyette. İl dağınık; ilçeler doğuya/batıya, güneye doğru çevirmiş yönünü. Akdağmadeni, Sivas’a; Boğazlıyan, Çandır, Çayıralan ve Yenifakılı Kayseri’ye; Yerköy, Ankara’ya, Çekerek,  Kadışehri, Tokat’a doğru yönelmiş. Hatta ekonomik hayat da o yönde akıp gitmekte.

Şöyle bir bakınca, 2022 yılından bugüne 11.000  öğrenci azalmış durumda.  Bugün itibarı ile  öğrenci sayısı 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 61.000. Kreşleri de kattığımızda bu rakam, 63.000 civarında yaklaşık. Nereden bakarsanız bakın, ortalama öğrenci sayısı her geçen yıl en az 3.000 azalmakta. Bu öğrenci sayısındaki düşüşü, yalnızca okulların meselesi olarak görmek, sorunun özünü kaçırmak olur. İstihdamdan ekonomik imkânlara, sosyal yaşamdan kırsal kalkınmaya kadar pek çok başlık bu durumu etkiliyor.

Bu nedenle yerel yöneticilerden kamu kurumlarına, siyasetçilerden iş dünyasına kadar herkesin şu soruya cevap araması gerekiyor:

Gençlerin Yozgat’ta kalması, ailelerin burada gelecek kurması için ne yapılıyor?

İlin, bütünleşik il haline getirilmesi için çaba sarf ediliyor mu, yoksa, il-ilçe ayrımı yapılıyor mu?

Öğrenci sayısındaki azalma bugün sınıfları, yarın ise şehrin üretimini ve sosyal hayatını etkileyebilir. Diğer yandan, devasa ve modern eğitim kurumları inşa etmeye de gerek yok demektir. Bu yüzden yalnızca rakamları açıklamak yetmez; düşüşün nedenleri ortaya konulmalı ve kalıcı çözümler üretilmeli.

Mesleki ve teknik okullara ağırlık verilerek, ailelerin ve öğrencilerin ilde kalması  sağlanmalıdır. Aksi hâlde bugün boş kalan sıraları, yarın kapanan okulları ve daha da  azalan nüfusu konuşmaya devam ederiz.

Unutmayalım ki; Yozgat’ın geleceği, çocuklarının geleceğinden ayrı düşünülemez.

Aileler göçüyorsa  öğrenci de azalıyor, yapılan eğitim kurumları da boş kalıyor demektir.

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ