Ne haddime kıskançlık duymam, çekememezlik etmem!….Olsa olsa imrenirim, gıpta ederim... İki dostun, uzun süre birlikteliğinden, yıllara sârî yol arkadaşlığından…Nazar etmem asla!..
Sadece, hakkı teslim babından, benden daha güzel şiir okuyor ve yorumluyor olması nefsime ağır gelse de, yine de hep gıpta etmişimdir. Çünkü veren “O” , müsaade eden “O”. Yaratan, herkese bir özellik ve meziyet bahşetmiştir. Yetenekler, parayla satın alınamaz.
Kısacası, mütevazılık hem de hoşgörü timsali iki siyasi kişiden bahsedeceğim. Saraykent Belediye Başkanı Ahmet KÖROĞLU ile Kadışehri Belediye Başkanı Davut KARADAVUT’tan…
Davut Karadavut başkanı, tâ lise yıllarından tanıyor olsam da, siyaset arenasında tanıdım başkan Köroğlu’nu …Bir de önceki dönem Yozgat valisi Abdülkadir Yazıcı ile olan samimi ilişkilerinden bilirim. Ta ki, bir süre sosyal medyada profiline eklediği malumdur.
Nerede rastlamak, nerede görsem, her ikisi birlikte çıkar karşıma. Siyasi kulvarları farklı -her ne kadar değişiyor- olsa da birlik ve beraberlik kesintisiz sürdürülür. “Sarayboğazı”yla “Dikir Özü” güzergahı birleştirici rol oynadı hep. Aşınmadı yollar, yorulmadı gönüller. Sadece, kaza ayırdı iki kazanın iki başkanını. Başkan Karadavut’un yaşadığı trafik kazası süreci dışında, parti ayrılıkları dahil, hiç bir engel tanımadı bu birliktelik.. Ne güzel, gıptayla takip ediyorum. Baba-oğulun sorun yaşadığı birlikteliklerin bile uzun sürmediği günümüzde.. Siyasetteki yollarının ayrılığı, bu ikilinin aynı yolda buluşmasına engel olmamış hiç. Birlikte yol alıp yürümeleri, genelde Saraykent’te buluşmaya başlar.
Her ikisi de gönül adamı, mütevazı, samimi… Köroğlu; çoşar, coşturur. Kelimelerle, cümlelerle akrabalık kurar, dizelere taşır duygularını. İçten okur şiirlerini irticalen dile getirmesi bir başka meziyet. Karadavut ise, tebessümle, dinler, biraz da yorum katar. Biraz sessiz kalır gibi davranıyor olsa da, yaman bağlar sonucu. Tebessümle, mülayemetle götürür süreci de diyebilirim.
Siyasi kimlik açısından bakıldığında, her ikisi de milli ve manevi değerlerle mücehhez, muhafazakar- milliyetçi ekolden süzülerek gelir. Siyasi ortam ve şartlar, Köroğlu’nu; Refah, Büyük Birlik, Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi saflarında sahaya sürmüştür.
Karadavut ise, “Babadan kalma” siyasetçi ve yerel yönetici profili çizer desem hilaf olmaz hani. Zira, babası Mustafa Karadavaut, ilçeyi ilçe yapan, taşında toprağında izi olan, köklü bir ailenin temsilcisi. Anavatan Partisi çatısı altında hizmet etti ilçeye. Derken, hizmetin devamı oğlu Davut Karadavut’a kısmet oldu. Ak Parti ve Refah Partisi listelerinden.
Her iki isim de, ilçe halkınca sevilen ve sürükleyen özelliğe sahip. Siyasi süreç içerisinde her ne kadar siyasi “git gel” durumları yaşansa da, bu hareketlilik başarıyı ve sevgiyi eksiltmemiştir hiç.
Başkan Köroğlu’nun şair kimliği, sempatik ve samimi duruş ve söylemleri öne çıkarken, Başkan Karadavut’un da siyasî kulvardaki “Ağır adamlığı” altı çizilmesi gereken cümle kurmayı gerektirir cinsten. Tabii ki Mustafa Karadavut’un oğlu. Kendisi “Biz babadan böyle gördük” der mi bilmem ?. Hatırlanırsa, ANAP’ın gözde siyasetçilerinden. Dedim ya, ilçeyi ilçe yapan...ve teşekkür babında, yeni kurulan mahalleye “Lütfullah Kayalar” adı veren kadim siyasetçi-yerel yönetici.
Köroğlu, siyaseten kıdemli olsa da Karadavut, yerel yönetici olarak önde yer alır. Tabii ki, Köroğlu, ilçe başkanlığı, il genel meclisi üyeliği gibi görevlerde de bulunmuş, Karadavut ise son anda verilen kararla belediye başkanlığında bulmuştur kendisini.
Saraykent ve Kadışehri, 1991 yılında kaza statüsü kazanan iki ilçemizdir. Her ikisi de hizmete muhtaç olduğu gibi yapılan hizmetlerle de her geçen gün gelişip güzelleşmektedir. Başkan Karadavut, görev dönemleri dikkate alındığında, sosyo-kültürel ve imar açısından takdirle karşılanacak hizmetlere imza atmıştır.
Bu ikilinin örtüşen özeliklerine gelince;
Ayrılmaz bir dostluk vardır, tecrübe paylaşımı vardır. Her ikisi de iş insandır. Dostlukları siyasete mebni değildir. Yerel bir tabirle, lafları birbirine batmaz. Sohbetlerine, espirilerine, doyum olmaz.
Ne diyelim, rabbim daim eylesin muhabbetlerini! Zaten hep dostluk kazanır, kim kazançlı çıkmış ki adavetten, husumetten. Allah, işlerini rast getirsin her iki başkanın da.









