Akdağmadeni, 1311 Ankara Salnâmesi’nde (1893) Ankara vilayetine bağlı “Yozgat Sancağı”nın bir kazasıdır. O dönemde, Yozgat Sancağı; merkez kasabası, Akdağmadeni ve Boğazlıyan kazasından oluşmaktadır.
Bugün itibarı ile merkez ilçe dahil 14 ilçeden oluşan Yozgat’ın, o yıllarda 3 kazadan oluştuğu dikkate alındığında, Çayıralan, Kadışehri, Sarıkaya ve Sorgun’un bazı köyleri ile Saraykent’in tüm köyleri Akdağmadeni kazasına bağlıdır.
Bu salnamede, “Akdağmadeni” kazasının genel bilgilerini içeren bölümün bir kısmını Osmanlıca Türkçesinden, günümüz Türkçesine çevirerek, cümle ve paragraf yapısına sadık kalmak şartıyla paylaşmak istedim. Ki, Osmanlıca metni okuyanlar, bu çeviri metinle kıyas yaptığında yanlışa ve yanılgıya düşmesin.
Hicri 1311 (1893) tarihli “Ankara Vilayeti Salnamesi”nden bugün aynı isimle ilçe merkezi olan “Akdağmadeni”nin 133 sene önceki halini merak edenler, öğrenmek isteyenler sanırım satırlara dikkat kesilecektir.
“Akdağ Madeni Kazası…
Vilayet merkezine (Ankara) 58, sancak merkezine (Yozgat) 12 saat uzaklıkta bulunmaktadır. Kaza merkezi olan “Akdağ” kasabası, 6 mahalle, 510 hane, 1 hükümet konağı, 1 cami-i şerif 4 medrese, 1 ortaokul, 2 ilkokul, 210 dükkan, 10 kahve, 1 hamam ve kaza genelinde 145 köy, 82 cami ve mescit, 152 okul, 6 tekke, 16 ahşap ve 2 kargir köprü, 287 çeşme, 3 kilise, Ermeni ve Rum milletlerine mensup 3 okul, 129 değirmen, 5 fırın vardır.
Kasabada, 459 erkek ve 481 kadın Müslüman, 580 kadın 642 erkek Rum, 71 erkek, 82 kadın Ermeni, nahiye ve köylerle birlikte; 12.513 erkek, 11.654 kadın Müslüman, 1920 erkek, 2031 kadın Rum,1027 erkek, 877 kadın Ermeni nüfusu mevcuttur.
Mezkur kaza, konum olarak yüksek ve etrafı zengin ormanlarla çevrili olmak hasebiyle, havası hoş ve iyidir. Sahip olduğu ormanlardan "Hace”, “Akça” ve” Dikir Özü” adındaki üç parçası 57.300 dönümden (cerib) ibaret olup içinde; çam, ardıç, yaban armudu, alıç, meşe ağaçları mevcuttur.
Zikredilen ormanlardan kesilen kereste, odun ve kömür gibi yakacaklar; Yozgat, Samsun ve Sungurlu kazlarına nakledilerek satılmaktadır. Kaza içerisinden akan ve “Konak Özü”, “Gündelen”, “Çekerek”, “Çiçekli”, “Dikirözü”, “Yankı” adlarıyla bilinen 6 parça dere bir hayli değirmen döndürdükten ve sağında solunda bulunan bostan ve tarlaları sulayıp suya kandırdıktan sonra Kızılırmak’a karışır.
Sarayboğazı diye bilinen yerde, (cemcemi sultan) adında 8 odalı kargir bir han, yolculara açıktır. Yankı deresi üzerinde, yapanı bilinmeyen, oldukça sağlam ve kargir bir köprü vardır.
Karadiğin köyünde (*), “İlice” adındaki kaplıcanın kan hastalıklarına (kanın bozulması) faydalı olduğu tecrübe edilmiştir. Bundan başka, İlisu ve Burun köyleri civarında , iki kaplıca daha mevcuttur.
Zikredilen kazada, “Bula Geldi Baba” ve “Sürmeçayı Baba” adlı zâtlar medfun olup türbe-i şerifleri herkes tarafından ziyaret edilmektedir…”
“Salname”nin devamını merak edenler, mezkur salnameden okuyabilirler. Yahut tarafıma ulaşarak istifade edebilirler.
Not: (*)Genellikle “Karadiğin” olarak okunan bu köy, kuvvetle ihtimal Karadikmen köyüdür.









