H. Bülent PAYASLIOĞLU

AYNAMDA GÖRDÜKLERİM

KENDİNİ BİLMEK

Dostlarım, Merhaba. Yaz mevsiminin vermiş olduğu rehavet ile bir aydan fazla süredir elime kalemi almadım; daha doğru bir ifade ile klavyeye elimi süremedim. Bir yandan Covid19 salgını, diğer yandan dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlar canımızı çok sıkarken, yakın geleceğe yönelik endişeler de derinleşmeye başladı. Her gün farklı kişi ve kaynaklardan elimize ulaşan bilgi ve veriler, salgının çıktığı günlerde üretilen ve kafalarımızı karıştıran spekülasyonlardan daha öteye gidemiyor. Bu güzel ülke ne badireler atlattı ve bugünkü durumuna geldi. Mevcut sorunların ortak akıl kulvarında bir şekilde, ama yavaş yavaş çözüme ulaşacağına olan inancımı sağlam tutuyorum. Fazla karamsarlık negatif elektrik üretir, sonucunda kişi ve toplum ciddi zararlara uğrar.

Yazlıklara kaçmak ve yaşamı daha güvenli ortamda sürdürmek insan psikolojisini gerçekten olumlu yönde etkilemektedir. Hele komşu ilişkileri de güzel ise, insanın kışlık evine hiç mi hiç dönesi gelmiyor.

En azından çocukların sabah kalkar kalkmaz ebeveynlerinin gözetimlerine ihtiyaç duymadan kendilerine bahçeye atmaları, hem onlar ve ebeveynler hem de biz büyük ebeveynler için büyük nimet. Okullar açılıp evlerine döndüklerinde bakalım ne yapacak bu çocuklarlar?  Allah herkese kolaylık versin…

En iyisi karamsarlıklardan kurtulmak için hemen şimdi, yıllardır gözlemlerini akıcı ve akıllı mısralar üzerine yüklemeyi çok iyi beceren değerli arkadaşım ve komşum Metin Karatay’ın, bu kez de yaz mevsimini ve komşuluk ilişkilerini dillendirdiği en taze şiirini aşağıda birlikte okuyarak daha sıcak duygulara dönelim diyorum. Eminim mısralar arasına yerleştirilmiş resimlerin çoğuna sizlerin de aşina olduğuna inanıyorum. Sitemizin adı “Melodi”. Otuz beş sene önce kurulmuş. Bu ismi sitenin kurucuları arasına yer alan bir beyefendi, o tarihlerde meşhur olan yarış atının ismini önermiş ve bu isim kabul görmüş. 

ME L O D İ

Yalı denizinde

Bir Melodi.

Çeşit çeşit kuşlar,

Ağaçlar, çamlar, kozalaklar.

Kelebekler, böcekler…

Dalgalı Kara bir deniz,

Sakin mi sakin havuz.

Erkekler denizde,

Sabah sabah, akşam geyikleri.

Kadınlar akşam üstü

Havuzda yemek tarifleri…

Her gün

Önce bebek arabaları,

Model model

Sonra paten, tornet ve bisiklet

Resmi geçişleri…

Saat 11 de sabah kahvesi.

Yanında lokumu çikolatası.

Akşamüstü mutfaklardan kokular,

Akşama konular, komşular, hazırlıklar,

Balkondan balkona gidip gelen tabaklar…

Beş çayları kekli, çörekli, börekli…

Tenis, basketbol, voleybol, mini futbol.

Üçten, otuz üçe, yetmiş beşe

Boy boy…

Akşama doğru keraat vakti.

Öksürük  aperatifleri,

Sonra kurulur masalar,

Arifaneler…

Tabii ki mesafeyi koruyalım.

Ama komşuluğa dostluğa

Mesafe koymayalım.

İnsan kendi cennetini kendi yaratır,

Eşiyle dostuyla, eviyle, çevresiyle,

Derin kültürü, tecrübesi, bilgisiyle,

Komşusu ve güler yüzüyle…

Belki de?

Kelebekler kadar kısadır ömrümüz.

Gidenlere bakalım, rahmetle minnetle analım,

Ders çıkartalım…

Bir günde dört mevsim yaşayan

Melodi de mutlu huzurlu yaşayalım…

Hayatı paylaşalım. (TEMMUZ 2020 Kocaali)

Evet, Sevgili Dostlar, izlediğiniz resimler hep tanıdık değil mi? Metin Kardeşim arı ve sakin bir dille yaşadığımız cenneti bizlere tanıttı. Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.

Gerçekten de cennetini ve de cehennemini insanın kendi yaratır. Önce kendini bilecek, sonra evrene ve çevrendekilere şöyle uzun uzun dikkatle bir bakacaksın. Gerçek cennet ve cehennemin nerede olduğunu aklıselimin sana kolayca gösterecektir.

Ünlü filozof Pythagoras’a ait olan ve mitolojide müziğin, şiirin kısacası tüm sanatların, güneşin ve ateşin tanrısı olarak bilinen; bunların yanında kehanette bulunan tanrı Apollon için milattan 5 asır önce Didim’de yapılmış Delf Tapınağı’nın sütunları üzerine “NOSCE TE IPSVM” şeklinde kazınmış “Kendini Bil” sözü de, esasen bu mesajı vermektedir. Bildiğiniz gibi dünyanın yedi harikasından biri olarak da tanımlanan Apollon Tapınağına konulmuş bu ilke, tarihin derinliklerinde, evrenin sonsuzluğunda yok olup gitmiş nice kibirli imparatorlara, gururlu komutanlara ve küstah liderlere çok çarpıcı gönderme olarak yapılmıştır...

Bu ilkenin güzel örneklerinden biri de Osmanlı Padişahlarına cüluslarında (padişah olma törenleri) ve cuma namazları çıkışında saray görevlileri tarafından koro halinde söylenen “Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var!” sözüdür.

Zira ne de olsa “Aklın Yolu Birdir

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ