Çocuklar için büyük bir sevinç, veliler için tatlı bir telaş demektir yeni
eğitim-öğretim yılı.
Heyecan ve merak…
Sınıflar, öğretmenler…
Okul…
Sonuçta bir ülkenin temelidir eğitim.
Her ülke eğitime ciddi kaynaklar ayırmakta, çocuklara en iyi eğitimi
vermek için tüm bilimsel ve teknolojik imkânlarını seferber
etmektedir.
Kim ne derse desin, bir ülkenin en ciddi meselesi eğitim-öğretim
meselesidir.
Öyle üstünkörü geçiştirilecek bir mesele değildir.
Üstünkörü geçilen ülkelerin durumları ortadadır.
Konumuz eğitim-öğretim…
Çocuğun eğitimdeki başarısını etkileyen faktörler nelerdir?
Velilerde “iyi okul, iyi sınıf, iyi öğretmen” algısı hep vardır, var
olmaya da devam edecektir.
Bu algının, bu anlayışın, bu bakış açısının değişmesini istesek de
kolay kolay değişmeyecektir.
Değişmemesi de istenmemektedir.
Eğitimde ciddi bir rant bu algılar üzerine kurulmuş durumdadır.
Tüm mesele algı meselesidir.
Bu algı kafası değişirse öğrenci çok rahatlar, psikolojik sorunlar
yaşamaz; eğitime ciddi paralar dökülmez.
Eğitim bir bütündür.
Başarının ve başarısızlığın birçok bilimsel ve akademik nedeni vardır.
Temel olan öğrencidir.
Şunu demiyorum: “Adam olacak çocuk…”
Çocuklarımızın hepsi kıymetli, hepsi değerli…
Hepsi adam olur.
Veli, tüm yükü ve sorumluluğu okula ve öğretmene atmasın; başarıyı
yalnızca okulda ve öğretmende aramasın, demek istiyorum.
Eğitimin içinde en çok veli ve öğrenci vardır.
İş çoğu zaman veli ve öğrenciye düşüyor.
Başarı için; düzenli ders çalışma, iyi bir motivasyon ve günde bir saat
kitap okuma yeterli olacaktır.
Çocuğun bilinçli olması, hedefini iyi belirlemesi önemlidir.
Bakın gelişmiş ülkelere: Çocuklar oyun oynayarak öğrenir, okulda
geçirdikleri zaman sınırlıdır. Bizdeki gibi sabahtan akşama kadar
okulda zaman geçirmez çocuk, okuldan çıkınca da dershanelere, etüt
merkezlerine, özel derslere gitmez.
Bilim, bilim, bilim…
Mesele doğru iş yapmak…
İşin sosyal, kültürel ve sportif kısmı da çok önemlidir.
Her çocuk bir spor dalıyla uğraşmalı…
Her çocuk mutlaka bir müzik aleti çalmalı…
Her çocuk mutlaka düzenli kitap okumalı…
Bunlar yapıldığında başarılı bir öğrenci zaten olunur.
Nerede?
“Kitap okuma, ders çalış!” diyen bir zihniyetten başarılı çocuklar
yetişmez.
Ders, ders, ders…
“Spor zaman kaybıdır.” kafası…
Günümüz çocukları teknoloji bağımlısı…
Veliler, çocuklarını teknolojiden uzak tutsun demiyorum; ancak
teknoloji bağımlılığı konusunda gerekli önlemleri alsın.
Çocuk teknolojiyi doğru kullansın.
Okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyinde
toplam 25,6 milyon öğrenci bulunmaktadır.
Büyük bir rakam…
Birçok ülkenin toplam nüfusu kadar…
Bu kadar büyük bir öğrenci kitlesine kaliteli eğitim vermek kolay
değil.
Kolay olmadığını biliyoruz.
Ne kadar kaliteli eğitim, o kadar iyi yetişmiş çocuklar…
Hadi bakalım…









