A.Kadir ÇAPANOĞLU

A'DAN Z'YE

YOZGAT ZELZELE-İ AZİMESİ

“Sevgili karıcığım Piraye…

"Bir zelzele olabilir.

Zaten üç günlük yere geldi,

salladı Çapanoğlu Yozgad'ı.

Ve yerlilerin kavlince :

altı tekmil tuz madeni olduğundan

                                   yıkılacak Çankırı şehri

                                                    kıyametten kırk gün önce.

Yatıp bir gece

başın bir kalasla ezilmiş,

                         çıkmamak sabaha...

Ölümün bu kadar körü ve mendeburu..."

13 Nisan 1940, günlerden Cumartesi vakit gece yarısını geçmiş. Birden yer sarsılmaya başlar. Merkezi Yozgat'ın Peyik (şimdi Doğankent) nahiyesi olmak üzere Dedefakılı, Karamağara, Kamberli, Karapınar ve Karacaalan köylerinde de etkili olur.  Büyüklüğü 5,6 olan deprem bir dakika sürer köylerin tamamını yıkar. Resmi kayıtlarda ölü sayısı 14 olarak yıkılan köy sayısı 5 olarak gösterilir ama gerçekte ölü sayısı 300, ağır yaralı sayısı 60 ve yaralı sayısı 360 yıkılan köy sayısı 12 dir.  Cumhurbaşkanı İsmet İnönü felaket üzerine Yozgat'a gelmiştir.

O günlerde yani Şubat'ın 16 sın da da Nazım Hikmet de Çankırı cezaevine gönderilmişti. O geldiğinde Kemal Tahir zaten oradaydı. Dostlukları Çankırı ceza evinde başladı ve pekişti. Ceza evindeki tutuklular Kemal Tahir için "Kitaplı Casus" diyorlardı.

Kemal Tahir, bahriyede görevli kardeşi Nuri Tahir, Nâzım Hikmet, Hamdi Alev, Emine Alev, Hikmet Kıvılcımlı, Fatma Nudiye Yalçı, Kerim Korcan, Mehmet Ali Kantan, Seyfi Tekbilek ve Hüseyin Durugün'le beraber “askeri isyana tahrik ve teşvik” suçlaması ile 13 Haziran 1938'de tutuklamıştı. Donanma Davası" veya "Bahriye Olayı" diye adlandırılan bu dava nedeniyle askerî mahkemede yargılanmış 15 yıl ağır hapis cezasına çarptırılmıştı. Ceza evindeki mahpuslardan duyduklarını kaleme alıyordu.

Nazım Hikmet'te eşi Piraye Hanıma şiirsel mektuplar yazıyordu. O gecede geç vakte kadar yine yazmışlardı. Henüz uykuya dalmışlardı ki önce sarsıntıyı sonra da mahpuslardan Kelleci Mehmet'in zelzele oluyor bağırmasını duydular. Bütün koğuş bir anda ayaklandı ve kapıyı yumruklamaya başladılar. Gardiyan Tahir Efendi kapıyı açıp "uzaklarda bir yerde zelzele oldu galiba, telaşlanmadan avluya çıkın, gün ışıyana kadar avluda kalacaksınız komutu ile avluya temiz havaya çıktılar. Gün ışıyınca Cumhuriyet Meydanında ki hoparlörden depremin Yozgat’ta olduğu ve civar şehirlerden hissedildiği haberi duyuldu. Depremin Yozgat'ta olması biraz içlerini rahatlattı. Ne de olsa Yozgat üç günlük yerdeydi. Ama Yamörenli Taşçı Mustafa kederli bir şekilde "Çankırı'nın altı tuz madenidir.  Biz alışığız zelzeleye lakin, Allah Yozgat’a yardım etsin. Emme lakin Çankırı’nın sonu kıyamete heç kalmaz! Deyince Hatıp Hoca: - Hele avanak! Hiç Allah’ın işine karışılır mı? Diye hiddetlendi. Gülüştüler...

Ajansları dinleyen avluda ki mahpuslar “Allah devletinize zeval vermesin. Yozgatlıya yardım etsin” diye mırıldanarak koğuşlarına doğru çekiliyorlardı. Gergin ve hüzünlü günün akşamın da, yemekten sonra iki kişi hariç herkes uyumaya başlamıştı. Kemal Tahir ve Nazım Hikmet göz göze geldiler. Kemal Tahir hiç yazacak durumda değildi. Usulca yatağa uzandı ve battaniyeyi üzerine çekti. Nazım Hikmet karısına mektup yazmalı, olanları mutlaka anlatmalıydı. O gün yaşadıklarının tesiriyle olsa gerek, heyecan ve kaygıyla idare ışığında yazmaya başladı: “Sevgili karıcığım Piraye… Bir zelzele olabilir. Zaten üç günlük yere geldi, salladı çapanoğlu Yozgad’ı. Ve yerlilerin kavlince: altı tekmil tuz madeni olduğundan, yıkılacak Çankırı şehri, kıyametten kırk gün önce...

Değerli okurlar aklınızda bulunsun insan sağlığı için en değerli tuz, Yozgat'ın Yerköy ilçesine bağlı Sekili Köyündeki tuz ocaklarından çıkarılan hakiki ve saf kaya tuzudur. İçinde herhangi bir katkı maddesi bulunmadığı için zamanla taşlaşır ama biraz sertçe sıkarsanız ufalanır. Bilhassa guatr hastaları için çok önemlidir. Yozgat'tan her dönüşümde mutlaka 200 kilo kadar alır hem kendimiz hem torunlarım hem de guatr hastası olan bir yakımıza veririm. İlk almak istediğimde kuzenim "Sekili’ye gitmeye ne gerek var çarşıda satılıyor ben ordan alıyom" deyince arabamı dükkânın önüne çektim. Çuvallar dağ gibi yığılmış ama üzerlerinde Çankırı kaya tuzu yazıyor. Yahu bunlar Çankırı kaya tuzu Sekili ile ne ilgisi var deyince kuzenim "valla ben heç çuvallara bakmadım biz Sekili deyin alıyok" dedi.

 

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ