A.Kadir ÇAPANOĞLU

A'DAN Z'YE

YOZGAT-YERKÖY KALKIYOR

218 Kilometre olan Yozgat Ankara arasını iki saate aldığımız bu günlerden, 40 kilometre uzunluktaki Yozgat-Yerköy seyrüseferinin 1940 lı yıllarına hayali bir yolculuk yapalım. O yıllarda Yozgat'ın nüfusu 7-8 bin kişi civarında. Yozgat’tan Yerköy’e otobüs işletmeciliğini 30 yolcu kapasiteli iki otobüs ile “Yozgat Belediyesi” yapıyordu. Otobüsün birisi yedekte tutulur gerekirse başka işlere de tahsis edilirdi. Yozgat halkının “tomofil” diye adlandırdığı bu otobüsleri o yıllarda iki dönem belediye başkanlığı yapan rahmetli Sefer Eronat(*) Beyefendi almıştı. Bir Çapanoğlu torunu olan Sefer Bey Yozgat'ı Yozgat yapan isimlerdendir. Daha sonra 1957 ve 1960 yılları arası 11. Dönem Demokrat Parti Yozgat Milletvekilliği de yapmış, Yassıada'da yargılanmış, Kayseri cezaevinde yatmıştı.

Bkz.Yozgat Gazetesindeki köşem ”BİR ÇAPANOĞLU TORUNU, MEHMET SEFER ERONAT”

http://www.yozgatgazetesi.com/yazarlar.asp?yazar=37&yazi=1972

Geceleri itfaiyenin garajında duran otobüslerden birisi, sabah saat 09.00 da saat kulesine yakın Pepe Haydar’ın hanının önünden kalkardı. Günde bir kere yapılan bu seferin yolcularına Kalıpçıların Mehmet Ağa bilet keserdi. Kalıpçı lakabı, ailenin fes kalıpçısı olduklarındandı. Yolcular otobüse bindikten sonra Mehmet Ağa nerede ineceklerini sorar ona göre ücret alırdı. Bilet ücreti gidiş dönüş 50 kuruştu. O yıllarda kâğıt elli kuruşluklar basılmıştı. Yerköy’e gideceği kesin olanlar daha önceden gidip Mehmet ağaya bilet kestirerek otobüsün yolcusu olmayı garantilerlerdi. Otobüs dolmuşsa Yozgat halkının “makine” diye adlandırdığı o yöne giden bir kamyon bulmak şansınıza kalıyordu. Bagaj kısmı otobüsün üstüydü. Arkadan merdivenle çıkılıyor yolda buraya yolcu da alınıyordu.

Sabah saat 09.00 da Yozgat’tan kalkan otobüs takriben iki saat süren bir yolculukla önce Sarıhacılı’da sonra Saray’da şosede duruyor yolcu indirip bindiriyordu. Otobüs yavaşlayınca Mehmet ağa uyarısını yapardı “Hadibağalım Sarıhacılı da inenler!” Otobüs Yerköy’e varıp yolcusunu indirdikten sonra tren istasyonun yakınına park ediliyor burada kalkış saati olan ve saat 17.00 de gelen treni bekliyordu.

Yazımızı Kalıpçı Mehmet ağa ile ilgili iki fıkra ile bitirelim. Mehmet ağa oldukça kısa boylu birisiydi. Milli mücadele sırasında yanında olan teğmeni yaralanıp düşer. Mehmet ağa onu sırtına alır ama zaten uzun boylu olan teğmenin ayakları yere sürünmektedir. O vaziyette onu cephe gerisine kadar taşır. Yıllar geçer uzun boylu teğmen, Albay rütbesi ile Çorum’a il jandarma kumandanı olur. Yozgat Lisesi Çoruma maç yapmaya gider ve Çorum Lisesini yener. Bu yenilgiyi hazmedemeyen Çorumlular sahaya girip Yozgat Lisesi talebelerini dövmeye kalkarlar. Jandarma kumandanı Albay, “ben Mehmet’imin hemşerilerini dövdürtmem” diyerek askere süngü tak emrini verip Yozgat lisesi talebelerini koruma altına alır.

Hocaların hocası Fazlı Bilecen hocamızda talebeleri ile birlikte maçtadır ve bu olayın şahididir. Bir gün hamamda Mehmet ağa ile karşılaşınca Tellak Enver’e şöyle seslenir. “Ula Enver, Mehmet’i iyi yıka ha! O, bizi Çorumda dayaktan kurtardı.” Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun.

(*)Devlet Tiyatroları sanatçıları olan ve ayrıca sinema ve dizi filmlerde de rol alan Zeynep Eronat ve Miraç Eronat kardeşler Sefer Eronat’ın torunlarıdırlar.

17.03.2016

OKUR YORUMLARI
Ferhat Kalantürk
18.03.2016 00:25:00

Abdülkadir Çapanoğlu beyfendi hoş bir insan, biraz ofli hoca tabiatı da var ama olsun ne edelim, hatıratı ailesinin ışığı şehri aydınlatmaya devam ediyor... Kaleminden ve ailesinden tevarüs edilen bir mevlevi terbiyesi var ki, daha doğrusu buna irfan demek lazım, kadim Yozgat'ı tarihe uğurlarken bizi de hem hüzünlendiriyor hem bilgilendiriyor. 40-50'li yıllar deyince insaniyetin tavan olduğu vakitler sanırım. Şimdiki saray soytarısının devri çamurluğu kimsenin aklına gelemeyecek zamanlar...
Yine benimde aklıma gelen bir yolculuk 970'lerden kalma. Yozgat Ankara arası da çalışan bir otobüs işletmecisi olan şoför Hulusi amcamızda benim aklıma geliverdi. Çok iyiliksever bir adamdı...
1970 öncesi 68'lerde köyler arasında otobüs işletirdi. Paşaköy, Genilgüllü Dedik, Osmanpaşa Karga vs... Bir Ankara dönüşünde,
otobüsündeydik Kızılırmak köprüsünü geçince ileri de otobüsü sağa çekti ve durunca hafifden kornaya bastığında etraftan köpek sesleri işittik. Madem lokantadan topladığı yemek artıkları o hayvanlara verirmiş. Hatta bazı boş köpek yavrularını da oraya taşimiş. Sonra tekrar hareket ettiğimizde yolculuk sürerken dedi ki bu hayvanlara buraya barınacak da yaz kış burdalar ve bende gece gündüz yollardayım. Bunların sevabına daha bunca yıldır şükür ki hiç ciddi kaza filanda yoktur...
Şöförlük deyip geçmemek lazım bu ahlak edep gerektiren bence ciddi bir iştir...
Sağlıklı ve uzun ömürler dileğiyle hep iyilikte ve kaleminiz güçlü kalsın sn. Çapanoğlu...

Yılmaz Biryıldırır
17.03.2016 21:37:00

Sayın Ağbeyim akıcı üslubunla yazmış olduğunuz bu kısa hikaye, bizi ziyadesi ile mutlu etti. Kalemine sağlık.Sevgi ve sağlıcakla kalasın

Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ