A.Kadir ÇAPANOĞLU

A'DAN Z'YE

TARİHİN CUK OTURAN SÖZLERİ- KISSADAN HİSSE

"Ali Haydar Karayev! Karabağ senin g….ün değildir ki her gelene veresin! Karabağ kimsenin şahsi mülkü değildir”

Bolşevik komiser Ali Haydar Karayev, bir parlamento oturumu sırasında öyle bir gaflet ya da hıyanet içine düşer ki, parlamentoda yaptığı bir konuşmada Kızıl Ordu’yu Bakü’ye davet ederek Azerbaycan’ın bağımsızlığına son veren, adeta bir "teslimiyet bayraktarı" gibi hareket ederek Karabağ’ın Ermenilere verilmesini teklif edecek kadar ileri gider.

Yukardaki bu galiz ve sert ifade, 1919 yılında Gence’de bir toplantı sırasında veya sonrasında dönemin çeteci lideri ve halk kahramanı Gatır Memmed tarafından Karayev'in yüzüne karşı söylenmiştir.

Değerli okurlar, tarih, sadece savaş meydanlarında değil, bazen meclis kürsülerinde, bazen de bir akşam yemeği masasında söylenen o tek cümlelik "haysiyet dersleri" ile yazılır. Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesi ve sonrasındaki sancılı süreçler, bu türden ibretlik sahnelerle doludur. Bugün sizlere, devlet adamlığı ciddiyeti ile vatan toprağına olan sadakatin kesiştiği, tarihin unutulmaz bir "ayarını" hatırlatmak istiyorum.

Bu söz, sadece bir öfkenin dışavurumu değildir. Bu söz; masa başında toprak dağıtanlara, vatanın bir karışını kendi şahsi malı sananlara ve siyasi ikballeri uğruna taviz verenlere karşı atılmış tarihi bir tokattır.

Değerli okurlar bu galiz ve sert ifadenin bazı kaynaklarda Neriman Nerimanov tarafından söylendiği iddia edilirse de Neriman Nerimanov (1870–1925), Azerbaycan tarihinin en çok yönlü ve etkili figürlerinden biridir. Hem bir devlet adamı hem bir tıp doktoru hem de tanınmış bir yazardır. Bu konuda bir bilgi karışıklığı olması oldukça doğaldır, çünkü hem Neriman Nerimanov hem de Gatır Memmed aynı dönemde Ali Haydar Karayev ile sert siyasi çatışmalar yaşamış figürlerdir. Nerimanov’un bu kadar amiyane ve galiz bir ifadeyi bir toplantıda kullanması, onun diplomatik ve entelektüel kimliğine pek uygun görülmez bu ifade daha çok Gatır Memmed gibi bir halk savaşçısının doğrudan ve filtresiz üslubunu yansıtmaktadır

Tarih; Karayevleri "vatanı teslim edenler",  Gatır Memmed ve  Nerimanovları ise en zor şartlarda bile "hayır" diyebilen iradenin sesi olarak kaydeder. Kulaklarımızda çınlayan bu ağır söz, aslında her siyasetçinin makam odasına asması gereken bir ikaz levhası gibidir.

O zaman Neriman Nerimanov kimdir tanıyalım;

Değerli okurlar, Millî Mücadele günleri, ülkemiz işgal altında. Paramız yok, silahımız yok, askerimiz yok. Yokluk içinde bir ülkeyiz.  Yardım alınabilecek tek ülke komşumuz Sovyetler Birliği. Atatürk, Lenin'e mektup yazıp beş milyon altın ruble borç talep eder.

Yazılan mektup ve görüşme için giden heyet Rusya Dışişleri Bakanı G.V. Çiçerin’in engeline takılır. Bunun üzerine yukarda tanıtmaya çalıştığım Azerbaycan Devlet Başkanı Neriman Nerimanov devreye girer. Lenin'e Kafkasya'nın gerçeklerini dile getirerek Türklerin ve Müslümanların gücünden bahseder. Azerbaycan halkının Türkiye'nin içinde bulunduğu emperyalizm işgalinden asla memnun olmadıklarını anlatmaya çalışır.  Sayıca büyük Türk ve Müslüman nüfusun desteğini kazanmamız için Türkiye'ye yardımın şart olduğunu söyleyerek Lenin'i ikna eder.

Lenin, daha doğrusu Sovyetler Birliği Merkez Komitesi, Ocak 1922'de “askerlik işlerinden” anlayan Litvanya büyükelçisi Semiyon İvanoviç Aralov' u Ankara'ya Sovyetler Birliği Büyükelçisi olarak görevlendirir. Lenin, Aralov'a yeni görev yerini anlatırken Anadolu'nun ve Mustafa Kemal Paşa'nın portresini çizer. 16 Mart 1921 de TBMM Temsilcisi Yusuf Kemal Bey, ile daha önce engel olan Rusya Dışişleri Bakanı G.V. Çiçerin Sovyet-Türk Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nı imzalayacaktır.  Bkz. https://www.yozgatgazetesi.com/a-kadir-capanoglu/ilk-bueyuek-diplomatik-zaferimiz-16-mart-1921-moskova-anlasmasi-212478.html

Nerimanov, Azerbaycan hazinesinden beş yüz kilo altını vererek bu para ile silah almamızı sağlar. Rusya’nın, üzerinde Kızılhaç işareti bulunan vagonlarla gizlice Türkiye’ye gönderdiği külçe altınları, Kars istasyonunda Türk heyeti teslim alır.  Ayrıca dört buçuk yıl petrol ve petrol ürünlerini bedava vermeyi taahhüt eder.

Azerbaycanlı kadın, erkek ve genç kızlar yüzük, bilezik gibi ziynet eşyalarını Türkiye Büyükelçiliğine teslim ederler. Dilenciler bile cuma günü dilenerek topladıkları parayı benim elimden bu geliyor diyerek Türk Büyükelçiliğe verirler.

Atatürk, Nerimanov'a yazdığı mektupta teşekkürlerini ileterek,  borçları en kısa zamanda ödeyeceklerini bildirir. Neriman Nerimanov, Atatürk'ün mektubuna Dünyada eşi ve benzeri olmayan bir duygu ve düşüncelerle o tarihe geçen sözleri ile cevap verir. "Kardeş kardeşe borç vermez. Kardeş kardeşin elini tutar."

Neriman Nerimanov ‘un Türkiye'ye ve Kafkasya’daki Türklere destek vermesi Lenin'in ölümünden sonra Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri olan Stalin ve bazı politbüro yetkililerince hoş karşılanmaz. Hatta halkın gözünden düşürmek için entrikalar da çeviriyorlardı. Ama Azerbaycan Büyük Elçisi İbrahim Abilov(*) (Ö. 23 Şubat 1923, İzmir) ile Rusya Büyükelçisi Semion İvanoviç Aralov(**), her aşamada güven içinde gizli işbirliği yaparak Türkiye'nin savaşı kazanması için çaba içinde oldular.

 

(*)İbrahim Abilov 1921’de Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Türkiye büyükelçisi görevine getirilmiştir. Bu süreçte Ankara'da bir kızı doğmuştur. Kızının adı Mustafa Kemal Paşa tarafından "Anadolu" olarak konulmuştur.

 

(**) Mustafa Kemal Paşa, Sakarya sonrası nihai bir zafer için gerekli lojistik hazırlıkları yerinde görmek isteyen bir gezi yaptı bu geziye Azerbaycan sefiri Abilov’la birlikte Rusya Büyükelçisi Semion İvanoviç Aralov’u da davet etti. 27 Mart 1922’de Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Ankara’dan yola çıkan Aralov, yaklaşık on gün süren gezi boyunca başta Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa olmak üzere ordu komutanları ile tanışma ve görüşme fırsatı buldu. Yine ayrıca Aralov gezi süresince özellikle Türk ordusunun lojistik ve fizikî durumunu yakından gözleme imkânına sahip oldu. Temasları sırasında ordunun acil olarak bir matbaa ihtiyacı olduğunu görerek, bizzat İsmet Paşa’ya bunun için 20.000 liralık bir nakdî yardımda bulundu. Nitekim bu yardımdan ötürü Mustafa Kemal Paşa Aralov’a 20 Nisan 1922’de bir teşekkür mektubu gönderdi.

.

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ