A.Kadir ÇAPANOĞLU

A'DAN Z'YE

KAPUCUBAŞI ABDÜLCABBARZADE (ÇAPANOĞLU) AHMET BEY’İN OĞLU RAŞİT BEY (ÖLM:1867) TARAFINDAN YAPILMIŞ 30X40 Cm. EBADINDA HİLYE-İ ŞERİF

Değerli okurlar, Hilye-i Şerif, İslam edebiyatı ve hat sanatında Hz. Muhammed’in (s.a.v.) fiziki özelliklerini, ahlakını, tavırlarını ve insani vasıflarını detaylı biçimde anlatan eserlere ve bu tasvirlerin yazıldığı özel hat levhalarına verilen isimdir.

Ecdadımızın, bir buçuk asır önce el emeği göz nuru ile yaptığı bu levhanın orijinali akrabam Em. Eczacı Doğan Çapan’ın Ankara Çankaya’daki evinde, emeğe yakışır bir çerçeve içinde muhafaza edilmektedir.

İslam sanatında tasvir ve resim yasağı sebebiyle, Peygamber Efendimizin fiziksel portresini çizmek yerine, onu kelimelerle resmetme geleneğinden doğmuştur.

Hilye metinleri yani içeriği, çoğunlukla Hz. Ali ve Hz. Hasan’ın rivayet ettiği, Peygamberimizin dış görünüşünü ve hal ve hareketlerini anlatan tasvirlere dayanır.

Klasik levha formunu 17. yüzyılda ünlü Osmanlı hattatı Hâfız Osman geliştirmiş ve bu form günümüze kadar korunmuştur.

Klasik bir Hilye-i Şerif levhasının bölümleri şu şekildedir:

 Baş Makam (Üst Kısım): Genellikle Besmele-i Şerif yazılır.

Göbek (Yuvarlak Merkez): Hilyenin kalbidir. Çoğunlukla Hz. Ali’den ve Hz. Hasan’dan rivayet edilen ve Peygamberimizin dış görünüşünü, fiziki özelliklerini, boyunu posunu, saçını, yürüyüşünü ve simasını güzel ahlakını detaylıca tarif eden metin buraya dairesel biçimde yazılır.

Raşit Beyin yaptığı levhanın göbeğindeki metinin Türkçe tercümesi şu şekildedir:

“Hz. Ali (kerremallâhu vechah), Hz. Peygamber’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) vasfettiği zaman şöyle buyururdu: O, ne aşırı uzun ne de kısa boyluydu; bulunduğu topluluğun orta boylusuydu. Saçları ne çok kıvırcık ne de tamamen düzdü; hafif dalgalıydı. Çok şişman değildi, yüzü de tamamen yuvarlak değildi. Beyaz tenli, hafif kırmızıya çalar bir renkteydi. Gözleri siyah, kirpikleri uzundu.  Kemiklerinin eklem yerleri ile omuzları iri ve güçlüydü. Göğsünden göbeğine kadar inen ince bir tüy şeridi vardı; vücudunun diğer kısımları kıysız (kılsız) ve tüysüzdü. El ve ayak ayaları genişti. Yürüdüğü zaman, sanki meyilli bir yerden aşağı iniyormuşçasına adımlarını sağlam ve sert atardı.  Bir tarafa döndüğünde, sadece başıyla değil bütün vücuduyla dönerdi. İki kürek kemiği arasında Peygamberlik Mührü (Hâtemü'n-Nübüvve) bulunurdu; O, peygamberlerin sonuncusudur.”(*)

Hilal (Göbeği Kuşatan Kısım): Göbeğin etrafını saran altın kaplama veya tezhipli hilal figürü, Peygamberimizi temsil eden nurlu bir semboldür içinde genelde ayet yer alır.

 Köşeler: Göbeğin etrafındaki dört köşede Dört Halife’nin (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali) isimleri bulunur.

Aykut / Dökme (Alt Kısım): Göbekteki dairesel alana sığmayan tarif metninin devamı ve Peygamberimizle ilgili bir ayet örneğin "Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik" ayeti buraya yazılır.

Özetle; İslam hat sanatında görsel bir resim çizilmek yerine, "kelimelerle resim çizme" yolu seçilmiş ve göbek kısmına sadece O'nun mübarek vasıflarını anlatan yazılar yerleştirilmiştir.

 Bir hilye levhası, sadece bir duvar süsü veya estetik bir unsur değildi elbet. Osmanlı kültüründe hilyeler hem estetik bir sanat eseri hem de bulunulan mekâna bereket ve huzur getirdiğine inanılan bir hürmet sembolü olarak eski konakların, mütevazı evlerin başköşesine ve camilere asılmıştır. Hane halkı için bir bereket vesilesi, bakıldıkça huzur bulunan bir hatırlatıcı, zamana direnen bir edep numunesiydi.

Özetle; İslam hat sanatında görsel bir resim çizilmek yerine, "kelimelerle resim çizme" yolu seçilmiş ve göbek kısmına sadece O'nun mübarek vasıflarını anlatan yazılar yerleştirilmiştir.

(*) parantez içindeki yazılar, tercümeye ek açıklama olarak ilave edilmiştir.

OKUR YORUMLARI
Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ