A.Kadir ÇAPANOĞLU

A'DAN Z'YE

İYİ BAYRAMLAR HOCAM

Değerli okurlar anlatacağım fıkra gibi olay İstanbul’un büyük tıp fakültelerinden birisinde yaşanmıştır. Kaynağım,  o yıllarda Danıştay'ın dava dairelerinden birisinde başkanlık yapan bir dostum. Bir tarihte Danıştay’a şöyle ilginç bir dosya gelir: Yaşlı ve saygın iki profesör koridorlarda karşılaştıklarında birisi öbürüne “iyi bayramlar hocam ”diyor.  Her gün hatta gün içinde her karşılaştıklarında bunu tekrar ediyor ve bu kutlamalar günlerce devam ediyor.

Diğer öğretim üyelerinin ve öğrencilerin de kullandığı koridorlarda tekrarlanan bu çirkin hadise okulda ve okul dışında da konuşuluyor, dedikodu malzemesi yapılıyor.

Kendisine iyi bayramlar denilen hoca sonunda “deliye iyi bayramlar denir” diyerek şikâyet dilekçesini ilgili savcılığa veriyor.

 Değerli okurlar, Kamu görevi yapanların, bu görevleri nedeniyle ya da görev yaptıkları yerde işledikleri suçlar nedeniyle savcılar doğrudan dava açamıyorlar. 2000 yılından önce yürürlükte olan, “memurların yargılanması hakkında kanun” gereğince, bir olay, savcının dava açmasını gerektirecek bir suç mudur karar vermek için dosyayı önce Danıştay 2. Dairesi inceliyor,  eğer yerinde görürse dosyayı savcılığa gönderiyor. Bu uygulama halen Bölge İdare Mahkemeleri ve ikinci derece üst makam olarak da Danıştay tarafından yapılmaktadır. Bunun nedeni memurların her şikâyet üzerine hâkimin önüne çıkıp ifade vermesini önlemektir. Bu aşamada Danıştay bir tür süzgeç görevi yapmaktadır.

Hocanın dilekçesi ve hazırlanan dosya, yüksek mahkeme olan Danıştay 2. dairesine geliyor. Mahkeme üyeleri hocaların kariyerlerini göz önünde tutarak uzun süre bir karara varamıyorlar. Sonunda bu iki yaşlı saygın profesörün hâkim önüne çıkarak refüze olmalarını ve basının diline düşmelerini önlemek için bunda bir suç unsuru yoktur diyerek dosyayı kapatıyorlar. 

Değerli okurlar, Orta öğrenim ve Üniversite yıllarımızda çok değerli hocalarımız vardı. Tıp dalında, hukuk dalında, ekonomi, fizik, kimya ve ilahiyat dallarında dünya çapında isim yapmış Ordinaryus unvanlı bilim insanlarıydılar. Elbette o zamanlarda da bulunduğu mevkii hazmedemeyen burnu bir karış yukarda öğretim üyeleri de vardı ama bunlar azınlıktaydı tabi. Sandık ki bu hep böyle devam edecek. Sizin de bildiğiniz gibi etmedi.

Durmadan değişen milli eğitim müfredatı ve YÖK kararları ile 2019 yılı itibariyle 137 bin öğretmen açığı ile ve test usulü sınavları ile çocuklarımıza nasıl bir eğitim verebildiğimizi televizyonlardaki yarışma programlarında üzüntü ile izliyoruz.

Daha da üzüntü verici olanı, çocuklarımızı emanet ettiğimiz, nasıl Profesör olduğunu bilemediğimiz bazı öğretim üyelerinin onları bu mevkilere getiren Laik Cumhuriyet ve Atatürk aleyhindeki beyanatlarını da hayretle ve ibretle izliyoruz.

Evet, Yüksek mahkeme üyeleri böyle takdir etmişler. Bana kalsaydı ben “iyi bayramlar” diyerek üstü kapalı deli benzetmesi yapan hocaya üniversite senatosunun ya da Rektörünün iyi bir disiplin cezası vermesini önerirdim. Zira dosyayı kapatmakla iyi bayramlar dileyen profesörün yaptığı terbiyesizliğe prim vermiş olmuşlar. Yaptığı saygısızlık ve hatta terbiyesizlik yanına kâr kalmış.

Ramazan Bayramınız mübarek (bereketli) olsun.

OKUR YORUMLARI
Ahmet KUDDUSi Çalatlı
08.04.2024 11:33:18

Düşünceye katılıyorum

Memet GÖRÜCÜ
08.04.2024 09:18:04

Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, ailece mutlu sağlıklı huzurlu ömürler dilerim. Saygılar sunarım.

Yozgat'ta Günün Haberleri
YOZGAT'TA 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
hava durumu
YOZGAT İÇİN GÜNÜN NAMAZ VAKİTLERİ