Mehmet SANAL // Bırakın çıldırsınlar
Bayramlar,insanları sevindirmek, sevindirdiklerinizle birlikte sevinebilmek için insanlığa armağan edilmiş özel günlerdir. Sevinmek ve sevindirmek bayramların 'olmazsa olmaz' vasfıdır. Sevinç,sevgi ve neşenin olmadığı güne bayram demenin de, o günün bayram olmasınında bir önemi yoktur. Toplumlar bütün fertleri ile bayramları doya doya yaşayabilsin diye; bayramlarda, düşmanlıklar, kırgınlıklar, dargınlıklar, küskünlükler unutulur. Bunlar unutulunca; bir ve beraber olmanın filizleri yeşerir. 'Birlik' dirliği, 'dirlik' refahı doğurur. Refaha ermiş müreffeh toplumlar,kavgası,gürültüsü olmayan dargınlık ve küskünlükleri önsemeyen medeni toplumlardır. Dolayısıyla bayramlar,medeni toplumların özel günleri olmaya daha layık günlerdir. Aynı etnik kökeni,aynı inancı,aynı meşrebi paylaşan insanların,birbirlerine;"bayramınız karalı gelsin" diye beddua ettikleri toplumlarda bayram bayram sevincinden söz edebilir mi? Ne yazık ki, islam cografyasının hemen her köşesinde; bayram sevincini birlikte yaşayan insanlara,"bayramınız karalı gelsin" diye beddua eden insanların varlıgı da yadsınamayan bir gerçek. Çünkü müslümanlar, başka dinlerin mensuplarından çektikleri kadar,kendi dindaşlarından da çekmişlerdir ve çekmektedirler. Bayramlar, sevinmeye ve sevindirmeye vesiledir dedik. Çocuklardan başlayarak, eşleri,ebeveny; hısım-akrabayı dostları ve arkadaşları sevindirmenin ötesinde; öksüz ve yetimleri, fakir-fukarayı, düşkün-hasta ve acizleri sevindirmenin sevinci tarif edilmez. Aile büyüğü,ailesini ve yakınlarını, Zengin,fakir-fukara, düşkün ve acizleri, Patron, bütün çalışanlarını, Devlet, bütün vatandaşlarını, sevindirebiliyorsa eğer; Bayramlar mübarek, bayramlar kutlu olacaktır. İşcisini, esnafını, memurunu, çifcisini, ve bütün bunların emeklisini bayram öncesi, çeşitli müjdelerle sevince boğan devletin ve yönetenlerin 'bayramı kutlu' kabul edilmez de ne olur ? Yüce devletimizin, yüce diyaneti; kredi kartı ile ve taksitle kurban kesmenin mübarek olduğuna dair fetva ile gönüllere su serpmiş, milletin bütün fertlerini sevince boğmuştur! Bayramdan sonraya denk gelen maaşların, bayram öncesi veriliyor olması ayrı bir sevinç kaynağıdır.Yüce millete ve icinde yaşadığı topluma, böyle bircok sevinci bir arada yaşatanlara minnet ve şükran duyulmazda ne olur ? Endişem şudur ki; bu yüce milletin, önü alınamaz sevincini birbirleri, " millet sevinçten çıldırıyor." diye yöneticilere ulaştırırda, milletine aşık yöneticilerde "aman millet çıldırmasın" diye yaşanan sevinçlerin önünü kesecek KHK’lere başvurmazlar. Hani, meşhur hikayedir; kral vergileri arttırdıkça halk hic bir tepki vermemiş. Vergiler vatandaşın ödeyemeyecegi kadar arttırılınca vatandaş gülüp oynamaya başlamış. Kralin sadık bendeleri; "devletli hünkarım halk o kadar memnunki gülüp-oynuyor." demişler. Kral da o zaman, "daha fazla arttırmayalım" demiş İç ve dış düşmanların şerrinden kafası iyice karışmış, güveneceği dostu-ahbabı kalmamış ama imanı bütün yöneticileri sayesinde yarınından emin! Bu yüce millet, bu bayram vesilesiyle bırakın "sevinçten çıldırsın. Sakın bayram sevincinden çıldırmasına mani olmayın." Bu vesileyle ülkenin her köşesinde hain arayacağımıza, ülkeyi toptan karantinaya alır, bayram sevincinden 'çıldırmayanları' hain ilan eder kurtuluruz. Yüce kitabımız Kur'an, Ali İmran suresi 188. Ayetinde şöyle buyuruyor : "Sanmaki yaptıklarından memnun olanlar, yapmadıklarıyla övülmekten hoşlananlar, evet, sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır! Onlar için elem verici bir azap vardır." Bu milletin birliğine ve dirliğine kastedenler, kendi yaptiklarından memnun olsalarda, birileri onları yapmadıkları ile övse de, onlar kendilerini herşeyin ve herkesin üstünde görsede, ilahi hükmün sahibi hükmünü icra edecektir. Nitekim Kur'an, Tin suresi 8.ayettinde ;"Allah,hüküm verenlerin en üstünü değilmidir ?" Buyuruyor. Bu yüce dinin muazzam peygamberi (s.a.v) bu ayete cevaben; "Evet ben de buna şahid olanlardanım." Buyuruyor. O peygamberin ümmeti de 'buna şahid olanlardan' olacaktır elbette. Kurbanınız kabul edilsin, bayramınız karalı gelmesin. NOT: Ayet mealleri; Diyanet işleri başkanlığı yayınlarından kur'an yolu Türkçe meal ve tefsiri 1. Cilt 730. Sahife ve 5. Cilt 646. Sahife den alınmıştır. Resulullah'ın (s.a.v.) cevabı olan hadis; İ.Hakkı Bursevi'nin Ruhu'l Beyan isimli tefsirinin 23. Cildinden alınmıştır. 31.08.2017