Kadim DOĞAN // Nefes Almak
Nasıl anlatayım bilmiyorum, hayat kendi mecrasında akıyor. Bu sene hayatımda iki önemli değişiklik oldu. Kızımı evlendirdim. İkincisi de eve bir kedi aldım. Ne var bunda demeyin. İnsan için İkisi de çok önemli. İnsan yaşadıkça bir şeyler oluyor. Doğuyor evlat oluyor, kardeş oluyor. Evleniyor koca oluyor. Enişte oluyor, yeğenleri oluyor. Kendi çocuğu oluyor baba oluyor. Gün geliyor kayınbaba oluyor bir de bakmışsın dede oluyor. Hayat işte ulaşılabilecek en son mertebe dede olmak bende şimdilik kayınbaba oldum. Bundan sonrası dedelik. İnşallah o günleri de görürüm. Neden bunları yazıyorum her şeyi yazıyoruz da kendi hikayemizi pek yazmıyoruz. Oysa ki hayat ayrı ayrı hikayelerin bir arada yaşanması değil mi? Çocuk evlendirmek belki sıradan bir hikaye gibi gelebilir. Ama o kadar da sıradan değil. Yıllarca el bebek gül bebek büyüttüğün çocuğundan evlilik yoluyla da olsa ayrılmak kolay olmuyormuş. Yaşadık ve öğrendik bunu. 29 yıl birlikte yaşadığın, her eve geldiğinde karşında gördüğün, gün gün saat saat hayata hazırladığın kızını evden gelin çıkarmak kolay değil. Çünkü o 29 yılın içinde yaşanmışlıklar var. 29 yıl dakikası dakikasına birlikte yaşamışsın. Büyütmüşsün, eğitimi ile ilgilenmişsin. Onun her başarısından büyük keyif almışsın. Başarısızlıkları seni çok üzmüş tam her şeyi yoluna koymuşsun okul bitmiş, iş hayatına başlamış sen onunla gurur duyuyorsun. Bir de bakmışsın kızın evleniyor. Her ne kadar evliliğine hazır gibi görünsem de tam anlamıyla hazır değilmişim. İnsan hikayesi işte bu her insanın yaşadığı duyguları ben de diğer insanlar gibi yaşadım. Sen ne yaparsan yap hayatın kuralları geçerli ve o kurallara uymaktan başka çare de yok gibi. Her ne kadar ayrılık üzse de insanı çok güzel bir düğünle, çok güzel insanların katılımıyla coşku içinde bir törenle kızımı gelin ettim. Umarım bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şansı bahtı açık olur. Başta yazdım ya bir kedi aldım diye. Kedi işte ne var bunda diyebilirsiniz. Çocukluğumuzda hangimizin evinde kedi yoktu ki sofranın altına gelip ayaklarımızı tırmalardı. Yoksa varlığını bile farketmezdik. Yıllarca unuttuğumuz hayvanla birlikte yaşamayı yeniden keşfediyorum. Kedilerin ne kadar zeki, ne kadar mükemmel hayvanlar olduğunu yeniden deneyimliyorum. Kediyle oynamak için akşam eve erken geliyorum. Sabah erken kalkıyorum. Geç kaldığımda gösterdiği tepkileri izliyorum. Bizlere küsmesini, tepki koymasını, kendini sevdirmemesini takip ediyorum, şaşırıyorum. Kediler basbayağı kişilikli hayvanlar dışardan komut almayı sevmiyorlar. Kendi kuralları içinde insanlarla ilişki kuruyorlar. Bizim kedi (Zeze) evde herkesle ayrı diyaloğu var. Ve izledikçe şaşırıyorum. Son yıllarda yaptığım en güzel iş eve bu kediyi (Zeze) almak diyorum. Çünkü bizi hep mutlu ediyor. Gülümsetiyor. Kediyle ilgili yazacak çok şey var da ileride ayrı bir yazı konusu yapacağım. Çoğu okuyan “başkan kafayı mı yedi” diye düşünebilir onlara da saygı duyuyorum. Yine bir kurban bayramı arefesindeyiz. Heyecanla bayram hazırlıkları sürüyor. Bu vesileyle Yozgatlı tüm hemşerilerimin bayramını kutluyorum daha nice bayramlara erişmelerini diliyorum. Eğer bilirsek en büyük bayram nefes almaktır. Herkese bol nefes sağlıklı bir ömür diliyorum. Aşk ile kalın. 31.08.2017