Muhsin KÖKTÜRK // YOZGAT BİLMECELERİNDEN BİR DEMET
Bilmeceler halk zekâsının yaratıcı ürünleridir. Yaratıcıları bireyler olan, ancak söyleyeni bilinmediği için ortak ürünler kapsamına giren bu ürünler, geçmişte uzun kış gecelerinin eğlence aracıydı. Günümüzde ise daha çok çocukların eğlence aracı durumundadır. Yozgat, bilmece kültürü açısından oldukça zengindir. Şöyle çocukluk günlerimi anımsadığımda bu kültürün bende bıraktığı izler aklıma geliyor. İki öbeğe ayrılırdık. Bu öbekler üçer dörder kişilik olurdu. Birbirimize bilmeceler sorarak yarışırdık. Ödüllüydü bu yarışmalar. Ama bu ödül öyle somut değil, soyut nitelikteydi. Örneğin bilmece soran öbeğin başkanı, bilmece sorduğu diğer öbeğe, “Bilirseniz iki cami veririm size, bilemezseniz iki cami veriyor musunuz bize?” diye sorardı. Diğer öbek teklifi kabul ederse bilmece sorulurdu. Karşı taraf bilmecenin yanıtını bilirse ödülü kazanırdı. Sonra da bilmece sorma sırası onlara gelirdi. Sonunda hangi taraf daha çok ödül almışsa o taraf kazanmış olurdu. Bazen de bir oyuna hangi tarafın başlayacağını belirlemek için kullanırdık bilmece sormayı. Yozgat bilmeceleri, kuşkusuz ülkemizin diğer illerindeki bilmece kültürüyle ortak pek çok özellik taşır. Bunlar halkın yaşantısıyla sıkı bağlantısı olan konu ve kavramları içerir. Örneğin bitkilerden buğday, ayçiçeği, çiğdem; hayvanlardan fare, tavşan balık, deve; araç ve gereçlerden kağnı, lamba, övendire, çivi, körük, çizme, tüfek; doğayla ilgili kavram ve olaylardan şimşek, güneş, gök, yıldızlar, dolu, sel ve benzerleridir bunlar. Yöremizde kullanılan bilmeceler, çoğunlukla, kolay ezberlenmeyi sağlayan ve söylenişe güzellik katan ses benzerlikleri (uyak) içerir: Ak üstünde karalar Birbirini kovalar (yazı) *** Altından içilir Üstünden biçilir (koyun) *** Aldım ele, vurdum yere Tüh, Allah belanı vere (sümük) Yozgat bilmecelerinin bir bölümü mâni biçimindedir. Hece ölçüsünün 7’li kalıbına uygun bu bilmeceler kulağa daha hoş gelir: Ah umutlar umutlar Göz nurundan bulutlar Ayaklarından emer Tepesinden yumurtlar (buğday) *** Üstünü çorap yaptım Altını kebap yaptım Kestim senede bir gün Büyük bir sevap yaptım (kurban) Örneklerde de görüldüğü gibi, Yozgat bilmeceleri genellikle ikilik ve dörtlüklerden oluşmaktadır. Bu yönüyle bilmecelerde şiirsel bir hava vardır. İçerisinde yanıtlara ilişkin çeşitli ipuçları bulunan bilmecelerimizden kısa bir derleme sunuyorum sizlere: Akşam kusar Sabah yutar (yüklük) *** Aldır abası, yeşildir küpesi Bunu bilmeyen eşek sıpası (kiraz) *** Altı taş, üstü taş İçinde bin bir baş (hamam) *** “Anne”ye değmez, “baba”ya değer “Hala”ya değmez, “emmi”ye değer “Vallaha” değmez, “billaha” değer (dudaklar) *** Attım rafa Bir kuru kafa Yemesi tatlı Maymun suratlı (ceviz) *** Ben giderim, o gider Üstümde gölge eder (şemsiye) *** Benim bir evim var Sivridir ucu Taştır dışı Boştur içi (minare) *** Bir kuyu var İçinde altın, gümüş suyu var (yumurta) *** Bir küçücük kumbara Zahre çeker ambara (kaşık) *** Bir küçücük sel taşı İçinde beyler aşı Pişirirsen aş olur Pişirmezsen kuş olur. (yumurta) *** Bir oğlum var Gelen öper, giden öper (bardak) *** Dağdan gelir, taştan gelir Bir kükremiş arslan gelir (sel) *** Elde yapılır Ete takılır (küpe) *** Gözelek gözelek gözü var Beyler önünde sözü var (bal) *** Hey heriye heriye Asker dizilmiş beriye İnsanoğlu var mıdır Arka üstü yürüye (cenaze) *** İçi kıllı, dışı kırmızı (kuşburnu) *** Karnı var, küp gibi Bacağı var, çöp gibi (lahana) *** Kısacık boylu, Mor kadife donlu (patlıcan) *** Kıvrım kıvrım kemik ev İçinde boynuzlu dev (salyangoz) *** Mavi atlas İğne batmaz Makas kesmez Terzi biçmez (gök) *** Sarı tavuk dalda yatar Dal kırıldı yerde yatar (ayva) *** Şu dağlar, ulu dağlar Kürk üstüne kürk bağlar Ne satan ağlar ne alan ağlar Başını kesen ağlar (soğan) *** Tatlıca eti var Püsküllüce götü var (balık) *** Yer altında kırmızı minare (havuç) Bir başka yazımda, bir başka Yozgat kültürüyle karşınızda olma dileğiyle… 10.10.2017