Muhsin KÖKTÜRK // ULUSAL BİRLİK VE BÜTÜNLÜK
Atatürk devrimlerinin temel ilkelerinden biri olan ulusal birlik ve bütünlük için olmazsa olmaz birtakım koşullar vardır. Dil, kültür, tarih ve ülkü birliği bunların başında gelir. Ancak çağdaş dünyada ulusların birlik ve bütünlüğü yalnızca bunlarla sınırlandırılamaz. Değişen koşullar, bir ulusun birlik ve bütünlüğünü güçlendiren başka etkileri de gündeme getirmiştir. Örneğin hak, adalet, eşitlik, ekonomik refah bunlardan birkaçıdır. Ulusal birlik ve bütünlük, devletin varlığı ve yaşaması için bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, hem iç hem de dış politika için geçerlidir. Bir ülke içinde huzur ve güvenlik, ancak ulusal birlik ve bütünlükle sağlanabilir. Ulusal birlik ve bütünlükten yoksun ülkeler, dağılıp yok olmaya mahkûmdurlar. Bu hiçbir zaman unutulmamalıdır. Peki, ulusal birlik ve bütünlüğümüzü güçlendirmek için ne yapılmalıdır, daha doğrusu neler yapılmalıdır? Her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu gerçeği unutulmamalı; toplumun gelişimi bu ilke çerçevesinde sağlanmaya çalışılmalıdır. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinde vatandaşlar arasında ırk, din, mezhep ve sınıf ayrımına dayalı bir politika güdülmez. Hak ve adalet ön planda tutulur. Halkın ekonomik refahı düşünülür, gelir dağılımında eşitlik ilke edinilir. Eğitimde fırsat eşitliği yaratılır. İnsanların yaşam biçimlerine karışılmaz. İnsanlara düşüncelerinden dolayı farklı uygulamalar yapılmaz. İnsanlar, siyasal kimliklerine göre değil; yaraşırlık ve yeterlilik (liyakat) esasına göre görevlendirilir. Yıkıcı ve bölücü etkinliklere göz açtırılmaz. Aksi bir tutum, ülkenin birlik ve bütünlüğüne büyük zararlar verir. Kişilerde birbirlerine karşı nefret duyguları oluşmasına neden olur, dolayısıyla insanlar kamplaşır. Böyle bir ortamda birlik ve bütünlüğü korumak zorlaşır. Emperyalist güçlerin salyaları bu tür ortamlarda daha çok akmaya başlar. Ülkeyi yönetenlerin ulusal birlik ve bütünlüğün ne denli önemli olduğu gerçeğini göz ardı etmemeleri gerekir. Öyle “vatan, millet, Sakarya” söylemleriyle ülkede ulusal birlik ve bütünlük sağlanamaz. Haksızlığın, hukuksuzluğun, yoksulluğun egemen olduğu hiçbir ülkede insanlar arasında sevgi ve saygı bağı oluşturulamaz. Her ülkenin kendine özgü ortak değerleri vardır. Bu değerlere bağlılık ve saygı göstermek, ülkenin birlik ve bütünlüğü için çok önemlidir. Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi koşullar, dış dünya ile ilişkilerimiz, emperyalizm ve terörle amansız mücadelemiz, bizim her zamankinden daha çok birlik ve bütünlük içinde bulunmamızı gerektiriyor. Bunu sağlayacak olan ana öge de hükûmettir. Kuşkusuz ülkede ulusal birlik ve bütünlüğü koruyup güçlendirmek, hükûmetin olduğu kadar muhalefetin de görevidir. Artık, hükûmetiyle muhalefetiyle sert söylemlerden uzak durmamız gerekiyor. Çünkü bu sert söylemler, ülke insanlarının daha da kutuplaşmasına neden oluyor. Sözün kısası, bu ülke hepimizin. Bizler aynı geminin yolcularıyız. Bu yolculuğumuz; ortak değerlerimize, hakka, adalete, eşitliğe, sevgi ve saygıya sıkı sıkı sarılmakla mutluluğa ulaşır. 02.10.2017