Erdoğan BUDAK // DOMUZ GRİBİ TEDBİRLERİ GÖZDEN GEÇİRİLMELİ
Malum kış mevsimindeyiz.. Nezle , grip yakamızı bırakmıyor .. Bugünlerde ise ülke gündemine yavaş yavaş Domuz gribinin oturmakta olduğunu görüyoruz. Hemen yanıbaşımızda Niğde’de domuz giribi şüphesi taşıyan 2 kişi hayatını kaybetti, Önceki dün Malatyada 3 öğrenci domuz gribi şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. İstanbul, Adana derken bu rakam 8’e ulaşıyor. İsterseniz öncelikle domuz gribi hastalığının belirtileri ile ilgili hafızamızı bir tazeleyelim. Domuz gribi Ateş, burun akıntısı ya da öksürük gibi solunum yolları bulguları, boğaz ağrısı, vücut ağrısı, baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluk en sık görülen yakınmalardır. Küçük çocuklarda dikkat edilmesi gereken ek belirti huzursuzluk, iştahsızlık ve uyku hali olarak görülebilir. Acil müdahale gerektiren durumlar ise : yetişkinlerde zor nefes almak veya nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, sık ve uzun süreli kusma belirtilerinde acil müdahalede bulunmak gerekir. Çocuklarda müdahale gerektiren domuz gribi belirtileri ise hızlı veya zor nefes alma vücutta solgunluk ya da morarma, beslenememe, uyarılara cevapta azalma, uykuya meyil, huzursuzluk, ateşle beraber döküntü görülmesi.. Konuyla ilgili Yozgat il merkezinde henüz bir vaka görülmüş değil. Ama tedbirimizi almalıyız. Öncelikle Valilik, İl sağlık Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü koordineli bir şekilde tedbirleri güncellemeli ve halk bilinçlendirilmeli. Hassas yaş grubunun 6 ay ile 6 yaş arası çocuklar olduğu düşünülürse özellikle Milli Eğitim müdürlüğü tüm okullarda mutlaka bilgilendirme ve takip konusunda eğitimler yapmalı. Böylelikle sürekli iç içe olan öğretmen ve öğrenciler uzayan grip vakalarında iyi gözlemlenmeli ve mutlaka sağlık kurumlarına yönlendirilmeli. Sağlık İl Müdürlüğü 2009 yılındaki büyük salgında çok önemli ve yerinde tedbirler almış, birimlerini her türlü senaryoya hazır ederek tüm vakalarda en hızlı ve doğru karar verilerek tedavi planları hazırlanmıştı. Ve Yozgat’ta görülen az sayıdaki vaka tedavi edilmişti. Peki bireysel manada bizler neler yapabiliriz: Öncelikle domuz giribi aşısı olmak gerekir. İnternette kısa bir araştırmadan sonra aşağıdaki bilgilere rastadım ve yazıma alıntı yaparak eklemede de fayda gördüm: Aşılanma gerçekleşene kadar; • Ellerinizi sık sık, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile yıkayın. Bunun mümkün olmadığı hallerde dezenfektan içeren ıslak mendilleri kullanın. • Maske takmaktan çekinmeyin. Maske enfeksiyonun bulaşmasını engellemek için önemli bir yöntemdir. • Toplu taşıma araçları, kapı kolları ve telefonlar bulaşımın hızlı olduğu alanlardır. Temas halinde ellerinizi ve kıyafetlerini dezenfekte etmeye özen gösterin. • Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı kağıt mendil ile kapatın. Kullandığınız mendili çöpe atın. • Yeterli sıvı almaya (günde 2-2,5 litre) özen gösterin. Bol vitamin ve mineral içeren sebze ve meyveleri tüketin. • Bulunduğunuz ortamın uygun sıcaklıkta olmasını ve yeterli havalandırılmasını sağlayın. • Öksürdükten veya hapşırdıktan ya da hasta olma ihtimali olan birisi ile el sıkıştıktan sonra, elinizi yıkayıncaya kadar; gözünüze, burnunuza veya ağzınıza sürmeyin. • Hasta kişilere yakın temastan sakının. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullanın. Niyetim kimseyi tedirgin etmek değil, dileğim de bu hastalığın Yozgat dahil tüm ülkede görülmemesi ama olası vakalar için sıkı ve ciddi bir hazırlık yapılmalı. 06.01.2016