Sürur ÖZTÜRK // Yozgat radyolarında Yozgat yok
Başlığın, Yozgat’ın değerli gazeteci yazarı merhum Abbas Sayar’ın “Yozgat var Yozgatlı yok” isimli kitabını çağrıştıran bir başlık olduğunun farkındayım. Abbas Sayar, bu isimle meselenin sırrını çözmüş olduğu için, Yozgat’a dair her noksanlık, aynı kapıya varıyor… Uzun yıllar radyo programcılığı yapmış olduğum için, mevzuyu bu kez sadece radyolar açısından değerlendirmek istiyorum. Geçen yıllarda, şehirlerarası yolculuk yaparken, umutsuz da olsa bir meraka kapılır, küçük bir dijital radyonun kulaklığını kulaklarıma takar, seyahat ettiğim otobüsün geçtiği güzergâhın üzerindeki şehirlerin mahallî / yerel radyolarının frekanslarını yakalamaya çalışırdım. Hangi şehirden ya da o şehrin bir ilçesinden / beldesinden geçiyorsam, beklerdim ki, radyosunda o yörenin kültürel / folklorik renkleriyle, mahallî gündemiyle karşılaşayım. Canlı yayında o yörenin valisinin, kaymakamının, belediye başkanının, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin, gazetecilerinin, kendi yörelerine dair söyleyeceklerine kulak vereyim. Böylece, büyük bir kültürel zenginlik taşıyan yurdumun renkleriyle, rengârenk, keyifli bir seyahat edeyim… Tabii, neredeyse her seferinde hayal kırıklığına uğrardım. Çünkü popüler kültürün, bütün mahallî radyoları etkisi altına aldığına şahit olur, nadiren karşılaştığım mahallî motiflerle tesellî olmaya çalışırdım. İnternet kullanımının hayli yaygınlaşmış olmasıyla birlikte, hangi şehirde bulunuyor olursak olalım, artık mahallî radyoların yayınlarını her yerden dinleme imkânına sahibiz. Yani artık illâ ki şehirlerarası yolculuk etmemiz gerekmiyor… İnternet üzerinden radyo dinleme imkânı sunan “Radyo Kulesi” isimli uygulamayı, kullandığım ve yanımdan ayırmadığım tablete indirdim. “Yerel” kategorisine girip “Yozgat” seçeneğini tıkladığımda, karşıma 6 tane radyo istasyonu çıkıyor. (Bu listeye dahil olmayan radyolar da var…) Farklı tarihlerde zaman zaman kulak verdiğim halde, ne yazık ki reklamlar ve isim cıngılları dışında hiçbir mahallî / yerel unsurla karşılaşmıyorum. Ülke genelinde hangi pop şarkıları popüler hale gelmiş / getirilmişse, bu radyolar da sabah akşam bu şarkıları yayınlıyorlar. Arabesk şarkılar ise, çok güzel örnekleri de olmasına rağmen, adeta özellikle seçilmiş gibi en kötü örnekleriyle çıkıyor karşıma… Yayınlarda, mahallî gündeme dair hiçbir program yer almıyor. Bu radyoların “tematik” dediğimiz program yayını yapmadıklarını, birer “müzik radyosu” olduklarını kabul etsek bile, şehirden yansıyan mahallî unsurlar duymak istiyorsunuz; ama nafile! “Ne yapalım, dinleyici böyle istiyor” gerekçesi, tatminkâr, ikna edici bir gerekçe mi? Evet, radyolar genellikle müzik dinlemek için açılır; ama bu, dinleyicinin müzik dışında hiçbir şey dinlemek istemediği anlamına gelir mi? Bana kalırsa, mahallî radyolar, bu teknolojinin kendilerine sunduğu muhteşem imkânın farkında değiller. Bu büyük imkânı değerlendirmeye teşebbüs etmiyorlar. Oysa, karasal yayın yapıyor da olsalar, internet sayesinde dünyanın her tarafından dinlenme imkânına sahipler. Bu, sadece Türkiye’nin farklı şehirlerindeki değil, dünyanın çeşitli ülkelerindeki Yozgatlılara da kolaylıkla ulaşabilme imkânı demek. Hem de otomobillerine, işyerlerine, evlerine kadar... Sadece “sıradan” kişilere de değil, o şehirlerdeki ve ülkelerdeki işadamlarına, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine de ulaşabilme imkânı demek… Bu büyük imkân, hadi radyo sahipleri ve çalışanları tarafından keşfedilmiş değil diyelim, peki ya mülkî amirler neden kayıtsız kalır? O şehrin valisi, kaymakamları, belediye başkanları, muhtarları, bu imkânı kullanmayı neden düşünmezler? Neden canlı yayında hiçbir yetkilinin röportajını dinleyemeyiz? Neden, hiçbir Yozgat radyosunda, 1-2 dakikalığına bile olsa Yozgat haberleri ile karşılaşmayız? Radyo habercisi yoksa, mahallî yazılı basının muhabirlerinden / yazarlarından istifade edilemez mi? Bunları da bir kenara bırakın, Yozgat Bozok Üniversitesi’nin onca akademisyeninden neden istifade edilmez? Yozgat tarihi, Yozgat kültürü / folkloru, Yozgat tarım ve hayvancılığı, Yozgat coğrafyası, Yozgat turizmi konularında yapılan araştırmalar, yüksek lisans tezleri, bu konularda yazılmış makaleler olduğunu biliyor ve zaman zaman okuyorum. Bütün bunlar, neden Yozgat radyolarına taşınmaz? Neden taşınmasın?.. Radyo sahiplerinin ve çalışanlarının, “Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Sen bu değirmenin suyunun nereden geldiğinden, ekmeğin aslanın ağzında olduğunu bilmiyor musun? Senin önerilerin, maddî güç gerektiriyor. Biz, 3 kuruşluk reklâm alabilmek için kaç takla atıyoruz, haberin var mı?” dediklerini duyar gibiyim. Haklılar; ama ben de diyorum ki, yayınlar ne kadar mahallî boyut kazanır ve ne kadar şehir ve ülke dışına taşınırsa, reklâm alma oranı da o kadar yükseltilebilir. Elbette sadece bu da yetmez, mülkî amirlerin de destek olmaları gerekir. Şehrin yöneticileri, bu imkânı keşfetmeliler. Mahallî radyolara sağlayacakları imkânlar, şehrin tanıtımı ve kalkınmasına da ciddi katkılar sağlayacaktır. Söylemek istediklerimi, başlık başlık detaylandırabilirim; ama sözü şimdilik daha fazla uzatmak istemiyorum. Son bir umutla, bu tür çalışmaları, en azından Bozok Üniversitesi’nin yayına hazır olduğunu öğrendiğimiz ve gelir kaygısı taşımayacağını düşündüğümüz “Bozok Radyo”dan beklediğimizi belirteyim. Şimdiden başarılar diliyorum… Yozgat gazetesinin değerli okuyucularının Kurban Bayramını tebrik ediyor, mutluluklar diliyorum… 31.08.2017