Nesrin MASARİFOĞLU // Öncelikle Eğitelim, Sonra Öğrenmeyi Öğretelim
Güney Afrika’nın kaderini değiştiren Nobel Barış Ödülü Sahibi Siyahi Lider Nelson Mandela.“ Eğitim dünyayı değiştirmek için güçlü bir silahtır “ demiş Dünyayı değiştirmek yaşanabilir bir dünya kurabilmek için beşikten mezara kadar devam eden eğitimailede başlar okulda devam eder. Eğitim sayesinde toplumun değer ifade eden kuralları nesilden nesillere aktarılır. Sevgi, saygı, hoşgörü, tüm yaratılanlara sahip çıkma onları koruma kollama, merhamet duyma, paylaşma, fedakârlık kısaca insanı insan yapan tüm değerler eğitim sayesinde topluma yerleşir. Bizi biz yapan değerler, karakterimiz, kutsallarımıza olan saygımız, milli ve manevi değerlerimize gerektiği kadar sahip çıkmamız eğitim sayesinde gerçekleşir. Sosyal ve ekonomik anlamda kalkınmak için seçilen hedeflere yine kaliteli eğitim sayesinde ulaşılır. Dünyayı değiştirecek, eksikliğinde bir ülkeyi yok edecek kadar etkili bir güç olan eğitim ilim ve irfan yuvası olarak adlandırdığımız okullarımızda da verilmek zorundadır. Tam da okulların açıldığı şu günlerde eğitimin aynı zamanda öğretimi de içine aldığını düşünerek okul, aile, öğretmen ve öğrenci arasındaki koordinasyon ne kadar yeterli ise topluma kazandırılan sağlıklı birey sayısının o oranda artacağı düşüncesiyle tüm kurumlara çok büyük görevler düşmektedir. Bu konuda aileler hayatın koşuşturmasından arta kalan zamanlarında evlatlarına nitelikli zaman ayırmak durumundalar. Teknolojinin çocuk ve gençlerin hayatına bu denli girdiği bir ortamda çok ama çok dikkatli davranmak kontrolü elden bırakmamak gerekir. Bilginin kaynağına bu denli kolay ulaşıldığı bir ortamda çocuklarımızda merak duygusunu uyandırmanın onların öğrenmelerini kolaylaştıracağını ve öğrendiklerini unutmayacaklarını akıldan çıkarmamalıyız. Çocukların sorularını sabırla karşılamak onların soru sormasını engellememek gerekir. Düşünen çocuk merak eder merak eden çocuk soru sorar işte bu soruların cevaplarını nasıl bulacağı konusunda rehber olmak öğrenmenin yolunu açacaktır.Anne baba olarak şunu unutmamamız gerekir her çocuk farklıdır. Karakterleri, yetenekleri, başarılı oldukları alanları farklı farklıdır. Kardeşler bile birbirinden çok ayrı yaradılışta olabildiğine göre asla çocuğumuzu başkaları ile kıyaslamamak ondan çok yüksek başarı beklememek gerekir. Entelektüellik ve sosyallik, takım çalışmasına uygunluk, plan ve program dâhilinde çalışma disiplinine sahip olmanın akademik başarıdan daha önemli olduğunu unutmamak gerekir.Çocuklarımızın boş zamanlarında zevk alabilecekleri bir hobi geliştirmelerine yardımcı olmalıyız. Okumaya araştırmaya ödevlerini yapmaya spora eğlenmeye dengeli bir şekilde vakit ayırması konusunda onlara rehber olmalıyız. Kararları karşılıklı konuşarak tartışarak almalıyız. Çocuğumuzun itirazlarını, karşı koyuşlarını dikkatle dinlemeli sorunlara konuşarak birlikte çare bulmalıyız. Unutmayalım ki hangi yaşta olurlarsa olsunlar onların her biri sosyal bir birey. Çocuklarımızın kendilerine olan güvenlerini asla yok etmemek gerekir. Başkalarının yanında rencide etmek başarılarını konuşmak yerine başaramadıklarını yüzüne vurmak son derece yanlıştır. Her çocuk özeldir. Ve her çocuk sevgi ile insani yönleri beslenerek büyütülürse topluma sağlıklı bireyler yetişir. Çocuğumuzda sağlıksız bir davranış gözlemlediğimizde hemen yargılamayın önce bunun ardındaki gerçek sebebi bulmaya çalışın. İşte o zaman çocuğunuzu anlayabilirsiniz. Okuyan, araştıran, sorgulayan, bilgiyi elde etmenin yolunu bilen, insanlığın refahı için çabalayan, sevgi ve saygıya değer veren, dürüst ve kaliteli tertemiz bir nesil ülke geleceğimizin en büyük garantisidir. İşte bu nedenle öğrenenler, öğretenler, anne babalar yeni eğitim ve öğretim yılınız hayırlara ve başarılara vesile olsun diyorum.