BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
185
Dün
:
4601
Toplam
:
13175538
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Öfke dinmiyor, taarruz durmuyor...
yozgatgazetesi@yahoo.com
Düşmanı imhaya veya kayıtsız şartsız teslim olmaya zorlayan toplu kalkışma hareketine askeri literatürde ‘taarruz’ adı verilir. Onun içindir ki; Askerler, en iyi savunmanın taarruz olduğunu ifade ederler.
Taarruza kalkacak ordunun eğitimi, morali, silahı, mühimmatı, aracı-gereci, teçhizatı, lojistik desteği tam ve eksiksiz olmalı, harekat en ince detaylarına kadar çok iyi planlanmalıdır. Aksi halde; SARIKAMIŞ faciası gibi hezimete uğramak kaçınılmaz son olur.
Maksadım askeri fikirlerle zamanımızı almak değil, taarruz yönteminin iç siyasette nelere muktedir olduğunu izaha çalışmaktır.
Kurulduğu günden beri hatta daha da ötesi; bugün terk ettik deseler de Milli görüş gömleğini giydikleri günden beri, Cumhuriyetin askerleri ile başı hiçte hoş olmayan iktidar mensupları, askerlerin “en iyi savunma taarruzdur” ilkesine dört elle sarılmış görünüyorlar.
Başındaki iktidarı, korkusuzca tenkid edebilen, korkusuzca eleştirilebilen, korkusuzca denetlenebilen, korkusuzca sorgulanabilen rejimin adı Demokrasidir.
Demokrasiyi özümsemiş iktidar mensuplarına yakışan; Devlet adamı vakar ve ciddiyeti içinde ve hele de “Yaratılanı severiz yaradandan ötürü” narası ile dünyalık devşirenlerin, iktidarı tenkid edenleri, eleştirenleri, denetleyenleri, sorgulayanları, sevdikleri yaradanın kulu sayıp, O’nun hatırına itidalli cevaplamaları gerekmez mi?
Yeni Osmanlıcılık düşüncesinin moda olduğu günümüzde, Osmanlı sevgisi bilinen iktidar mensuplarının, Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi’ye kayınpederi Edebalı’nın öğüdünü unutmuş olmaları mümkün mü?
“Oğul, bundan sonra öfke bize itidal sana ”
İtidal bir yana, azıcık, fazla değil demokrat olunabilse ! ne bu kadar öfkeye ne de çeşitli taaruzlara gerek kalır,
Demokrasiyi sadece seçim sonucu olarak algılayan zihniyet, seçim sonuçlarını halkın lojistik desteği olarak kabul edip taarruza geçiyor.
İktidarı eleştiren kişi, kurumu, toplum, parti ne varsa taaruzun hedefindedir. O hedef düşene, teslim olana kadar öfke dinmeyecektir.
YÖK hedefti, düştü.
Üniversiteler hedefti, ele geçirildi.
Asker hedefti, etkisiz hale getirildi.
Anayasa mahkemesi hedefti, hizaya getirildi.
HSYK hedefti, yeniden yapılandırıldı.
Yüksek yergı (Danıştay, Yargıtay) hedef, HSYK eliyle yavaş, yavaş düzene girer,
İktidarın icraatını beğenmeyen sendikalar hedeftir, uysallatırılıp biat ettirilinceye kadar taarruz edilecektir.
Basın ve Medya hedefti, vergi denetimi taarruzu ile halledildi.
İş dünyası hedefti maliye taarruzu ile zapturap affına alındı.
Öfke dindi mi ? Hayır !
Ülkede demokrasi olduğunu zanneden, işçiler, öğrenciler hak aramak için yollara düşüp meydanlara çıktılar. Gazlı, coplu taarruzun hedefi oldular.
İktidar mensupları polise arka çıktılar.
“Benim polisim düzeni sağlamak için gerekli tedbiri almıştır”
Demek ki; işçiler, öğrenciler bizim değil, onlar her türlü öfkeyi de taarruzu da hak ediyorlar.
Bitti mi öfke ? Durdu mu ? taarruz.
Ne münasebet ?
Bütün bu düşünülen, teslim alınan, ele geçirilen, hizaya sokulan, biat ettirilen v.s. hedeflerin arkasında siyası partiler var.
Demokrasinin asli unsurları.
Onlar ufalanıp parçalanmadan, etkisiz hale getirilmeden , O muhalif partilere oy veren vatandaş hizaya sokulmadan öfke dinmeyecek, taarruz durmayacaktır.
Parlamento içinde ve dışında bulunan muhalif siyasi partiler, her türlü vesile fırsat sayılarak taarruzun hedefi yapılıyor. Bütün iktidar yandaşları ile beraber muhalif partilerin içişlerine müdahale ediliyor her türlü tahrik, tahrif, tezvirat taarruzun malzemesi yapılıyor.
Güya muhalefet olan SP, TP, BBP, HAS Partiye hiç söz seylenmiyor. Neden acaba!
İktidar olmak için siyaset yapan BBP’si bile iktidarı değil CHP’yi hedef alıyor.
Bu işte bir gariplik yok mu?



Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00