Şu anda
:
143
Dün
:
4775
Toplam
:
5070347
|
 |
|
|
Sanal Bakış |
Mehmet SANAL |
| Riyakarlık mı, çaresizlik mi? |
| yozgatgazetesi@yahoo.com |
Habur – Diyarbakır hattında yaşananlar sonrasında gösterilen infiale bakılınca, insanın aklına bir sürü soru takılıyor. Bölgede 30 yıldır PKK ile mücadele eden, PKK ile siyasi bağı var diye DTP’ye oy vermeyip, AKP’ye oy veren kürt kardeşim AKP’ye yine oy verir mi? Hala PKK ile mücadeleye devam eden binlerce korucu ailesi, bölgeyi DTP’nin nüfuzuna terkeden AKP iktidarına onay verir mi? Verirse niye verir ? Sayısını unuttuğu şehitlerin ardından PKK’ya lanet yağdıran Yozgat’lı kandil’deki teröristle şehit ailesini bir tutan AKP’ye oy verir mi? Habur – Diyarbakır hattındaki gösterilerden infiale kapılanların içinde AKP’ye oy vermiş insanlar yok mu? AKP teşkilatları içinde halen görevli olup, bu yaşananları içine sindiremeyen Yozgat’lı var mı? Varsa ! ne düşünüyorlar ? Şehit cenazelerinin ardından mezarlıklara koşanlar şehide saygılarından mı gittiler, AKP’ye oy devşirmek için mi? Bayramlarda şehit ailelerini ziyaret eden partililere “bu ne menem iştir” diye sorulmaz mı? Hem sorulur, hem AKP’ye desteğe devam edilirse ! Bu ne manaya gelir? Soruları çoğaltmak mümkün. Uygulamaları ile halkı infiale sürükleyen partininde halktan hala destek görüyor olmasını nasıl izah edeceğiz. Halkın riyakarlığı mı ? Çaresizliği mi? Halk’ı riyakarlıkla itham etmek haddimizi aşar. Böyle bir itham fıtratımıza uygun düşmez. Ancak yaşananları da görmezden gelemeyiz. Bu çelişkiyi izah etmenin çok ve çeşitli yolları bulunsa da ; kanaatimce birkaç önemli başlıkta toplamak mümkün. Siyasetin eski duayenlerinden merhum Osman Bölükbaşı’nın, gerçekliği su götürmez tesbitine baş vurmak zorundayız. “Bu ülke siyasetinde başarılı olmak isteyen insanın elinde: YA DAĞITACAK NİMETİ OLMALI YA DA KORKUTACAK GÜCÜ BULUNMALIDIR” Hamdolsun ! AKP’nin elinde ; “dağıtacağı nimet de, korkutacağı güç de ziyadesiyle var.” Ve.. bu ikisini de sonuna kadar kullanmakta zerre tereddüt göstermiyor. Sosyal yardım adı altında, vatandaşa verilen sadakadan, yandaş müteahhide ballı ihaleye kadar. Partili belediyelerden, yandaş derneklerden bakanlıklara kadar, nimet dağıtmada dur-durak, sınır yok.. Pervasızca kullanırsanız, iktidar gücünden daha korkutucu güç bulunur mu ? Yandaş basın ve yandaş medya’nın açık , yandaş cemaatlerin dine dayalı örtülü tehdit ve iftiraları korkutucu değil mi sizce ? Usulsüz telefon ve ortam dinlemeleri korkutmuyor mu insanları ? Hukukun eğilip-bükülerek , kimine şöyle-kimine böyle kullanılması korkutucu değil mi ? Bu şartlar altında hala AKP’ye destek veren vatandaş, riyakar mıdır, çaresiz mi? İkinci olarak şöyle bir tesbit yapmak sanırım yanlış olmaz. AKP’nin karşısında yer alan siyasi partilerin, soğuk savaş dönemi anlayışıyla siyasete ideolojik yaklaşımları. Genel ve yerel seçimlerde ortaya koydukları, dar kadrocu siyaset anlayışları, Halkın karşısına, itaatte kusur etmeyecek, yetersiz ve yeteneksiz adaylarla çıkmaları, Dolayısıyla; ülkeyi ve milleti, zamanın ötesine taşıyacak politika , AKP’yi alternatifsiz bırakmaktadır. Bu durum da AKP’ye destek veren vatandaş; Riyakar mı çaresiz mi? Son olarak şunu söyleyebiliriz. Cumhuriyetin temel değerleriyle, milletin sosyal ve inanç değerlerini birlikte içselleştirmiş kardolardan müteşekkil bir merkez partinin olmayışı ve esas yapılması gereken demokratik açılımın bilerek ve isteyerek ülke ve siyaset gündemi dışına çıkarılması bugünki tabloyu doğurmuştur. Bu şartlar altında, bu ülkenin her bireyi kendine şunu sormalıdır. AKP’ye destek vermek riyakarlık mı ? çaresizlik mi ? “Meşrutiyette çare tükenmeyeceğine göre; halk , riyakarlığı ve çaresizliği elinin tersiyle iterek yeni çareler aramaya yönelemez mi ?“
|
| Büyük oyun |
| yazinizin bir kismini begeniyorum ancak kendilerine kanunla verilen gorevlerini amaclari ve gorevleri disinda kullananlara ne demeli,masabasinda millete tuzak kurma hevesi olanlara planlar yapanlara ne demeli,dahasi milet adina karar verenlerin hangi kritikleri (konustuklari)kasetlerle orataya cikmisken hatta bolucu basi apodan medet unamlar bulunduklari gorev yerlerinimillet adina terk etmeliler,yok sis vardi helikopter inemedi,goruntulere nedemeli,sayin yazar ustad gercekleri kimse kapatamaz,adaletde,siyasetde,orduda,vatandasda kanunlar onunde esit olmali suclu cezasini cekmeli,bu nedenle 12 eylul refarandumunu ulkmemin gelecegi adina onemsiyorum,bu sansin kullanilacagini umut ederim saygilar sunarim. |
| murat ertugrul -- 08.09.2010 15:09 |
 |
| Büyük oyun |
YorumunuzSayın M.SANAL: Anlamlı ve değerli, gündemle tam olarak kesişen makalenizin son satırları 'Altın Vuruş' değerindedir. Diyorsunuz ki;...demokrasi inancına, strateji zekasına...tecrübesine sahip, adaletsizliği zulüm sayan bir siyasi kadro...var mı? Bu soruya vaziyete tüm açılardan bakamayan bir insanın cevap vermesi imkansızdır, zaten oyunun 'Büyük Oyun' olmasının sebebi hikmeti bu...HAYIR BÖYLE BİR KADRO YOK. Fakat o kadroyu kurarak 'Büyük Oyunu' tersine cevirebilecek insanlar mevcuttur; olmayan 'Teşkilat'dır. Müsaade ederseniz, görüşlerinizle uyumlu, onlara ayrıtıda derinlik verme adına kendi görüşlerimi de arz etmek isterim:BOP kapsamında: Ellerinde en gelişmiş silahlar,çuvallar,ipler,ceplerinde prezervatiflerle '...kahraman ABD'li bay ve bayan askerlerin...' ve en müslüman! ortaklarının Irak'a 'Malum Demokrasi' ! yi götürdükleri günleri hatırlayınız: Bizdeki muadilleri gibi Saddam muhalifleri işgali demokrasi geliyor diye nasıl da alkışlıyorlardı. Şimdi ne bir vatanları nede insanların yüzüne bakabilecek cesaretleri var...
Saddam: '...Irak'ı ABD'ye teslim et, Irak'dan çık...' diyenlere '...bakalım Irak'dan sonra Türkiye ne yapacak ...' diyordu. Zannediyordu ki Türkiye ne pahasına olursa olsun çıkarlarını müdafaa edecek. Evet, akıl ve sağduyunun gereği bu idi. Fakat..., '...bizde her şeyin çaresini bulan...' sonrada '...olan oldu,yeni duruma bakalım...' diyen, diyebilen üst kimliği türk'de alt kimliği NATO'cu (müzik notası değil) kurmaylar ; özellikle havada iken tarihi fırsatları(...biz yapmassak onlar yapar cinsinden) çok uzaktan görebilen '...az kaldı istifa edecektim ...' türünden, varlığı ABD ve yönetimi için tanrı lütfû ! olan dindar ve duâen politikacılar! vardı. Sayelerinde Türkiye 'Malum Demokrasi' ! den kurtuldu...yoksa!...DERKEN: Şimdi sıra Türkiyede idi ve hatta geç kalınmıştı. Gerçi '...durumu iyi idare...' den ABD yönetimi takdirli kedibilevermez Barzani kaç kez demokrasi...demokrasi...diye uyarmıştı. Fakat kendileri aşiret reisi olduğundan...devlet idaresi bambaşka bir şey...bi çakılırsa hepimiz mahvoluruz...
Durumu bu şekilde karikatürize etmemin sebebi başkalarını söz ve davranışlarından dolayı rencide etmek değil, uzun lafın kısası vaziyetin ne kadar kaotik ve trajik olduğunu anlatmak içindir. Herkese, Hacıvatla-Karagöz misali içi boş demokrasinin yine demokrasi adına İÇİBOMBOŞ paketi TARTIŞTIRILIYOR. ABD' sinden Ermenisine el alem Türkiye'ye demokrasi geliyor diye mi bayram yapıyor?..Paketin İÇİBOMBOŞ ama MONARŞİZM - DİKTA adına arkası DOPDOLU...Bilen, anlatan var mı?..Sömügede DİKTA NE İÇİN kurulur?..
12 Eylül, gösterilmeyen yüzü 24 Ocak kararları denilen ÇUVALIN ordu kullanılarak milletin başına geçirilmesi hadisesi idi...Bugün Türkiye bir SÖMÜRGE' dir. Şimdi sıra bu sömürgenin siyasi yapısının ve sınırlarının yeniden tanımlanmasına gelmiş bulunuyor.İran'da içinde, MultiSevr planı olan BOP projesinin Türkiye ayağındaki bu düzenlemelerin, GEÇMİŞTEKİ tecrübeler ışığında (Türkiye'yi eyaletlere bölme teşebbüsü...) ordu tarafından yapılabilmesi, eşyanın tabiatına aykırı olduğundan: ordusu da, hukuku da bertaraf edilerek önündeki engeller kaldırılmış, kendini bu anlamda güvende hisseden, sadakatı test edilmiş, DİKTA 'sını kurmuş 'Siyasi Casusluk Prosesleri' nin figüranları tarafından yapılacağı ve onlara yaptırılacağı AÇIK'tır.(...)
Tarih; 31 Mart 2003, The Wall Street Journall, R.Tayyip ERDOĞAN: ' Irak'da savaşan kahraman bay ve bayan askerlere, en az zaiyatla ülkelerine mümkün olan en kısa zamanda dönmeleri arzusu ile duâ ediyoruz.'...
12 Eylül Askeri Darbesine EVET diyenlerden; resmen alay edilerek o darbenin yıl dönümünde ;O'nun tamamlayıcısı ve devamı niteliğindeki BOP tertibi(Deşifre, 16.05.2005,..Manifesto-onaylı klasör), ' ne için ' ini yukarıda izah ettiğim, Türkiye'yi Irak'laştırma projesinin 'İlk Adım' ı olarak 12 EYLÜL SİVİL DİKTASI' na da EVET demeleri istenmektedir. Irak getirilen ' Malum Demokrasi! ' sayesinde param parça oldu. ABD ve en müslüman! ortakları bilinçli olarak ne kadar bomba o kadar kâr hesabıyla tüm alt ve üst yapıları yok ettiler. Milyonlarca ölü, sakat, tecavüze uğramış kadın, kız ve çocuklar...Oruç tutup, namaz kılıp, kabeye gidip şeytan taşlarken, sınır tanımayan yalanlarla şeytanla yarışanlara, oylarıyla O malum DUÂ ! enlere bile bile amin ve EVET diyerek, cehenneme giden yolun taşlarını döşeyenlere soruyorum; O Tanrı'nın adı ne, O kitap hangi kitap?..
'...Tanrı kendini bozmamış hiçbir milletin vatanını elinden almaz...' |
| KAĞAN -- 08.09.2010 07:43 |
 |
| ‘Kalem tutan eller’ projesinin gerçek fotoğrafı |
Siyasilerin, görevlilerin ve breylerin okuyunca anlatılanları çok iyi anlayacaklarından eminim. Tamamiyle gerçeğin ta kendisi; herkes bulunduğu konumuna göre bu yazıdaki gerekli vurgudan dersini almalı...
Yüreğinize, kaleminize ferasetinize sağlık... teşekkürler ediyorum. |
| Nurettin İNÖNÜ -- 03.08.2010 11:02 |
 |
| ‘Kalem tutan eller’ projesinin gerçek fotoğrafı |
| sayın yazar ,bur gün bu üzerine ölü toprağı saçılmış ahali uyanırsa sarsıntı başlar ama bu halk ne zaman uyanacak ki.saygılar. |
| latif -- 13.06.2010 08:43 |
 |
| Düşmanlığın sebebi |
| değerli üstad,yazılarınızla türkiye gerçeğine ışık tutuyorsunuz,kaleminizden istifade edenlerdenim.teşekkürler. |
| hulusi -- 08.05.2010 08:45 |
 |
| Düşmanlığın sebebi |
| mehmet bey,ülkemizin içinde bulunduğu buhranı çok güzel özetlemişsiniz.düşüncelerinize yürekten katılıyorum.hürmetlerimle. |
| sultan -- 01.05.2010 09:08 |
 |
| Köpeksiz köy,değneksiz gezgin |
| bu sene bu iktidarın takkesinin düşeceği senedir,bu milletin jetonu da geç düştüğüne göre,türkiyede herşey çok geç anlaşılıyor.. |
| rafet -- 28.03.2010 11:06 |
 |
| Köpeksiz köy,değneksiz gezgin |
| bundan sonra bu hükümet bu memlekette ileebet eli deynekle iktidar kalacaktır.çobuna nefes tüketmeyin..adamlar romanları bile 66'ya bağladılar,gördünüz değil mi?selam.. |
| ziya -- 21.03.2010 14:35 |
 |
| Köpeksiz köy,değneksiz gezgin |
| dediğin gibi adamlar köpeksiz köyde eli deynekle geziyorlar.ve farkındaysanız devamlı gündem değiştirip bu milletle dalga geçilorlar.aziz milletimiz de hiçbişeyin farkıdna değil..konuştuğunuzda başka hangi partiye oy vereceğiz diyorlar.yazık..çok yazık... |
| mevlüd -- 20.03.2010 08:42 |
 |
| Riyakarlık mı, çaresizlik mi? |
tamam herkesin fikrine saygi duyuyoruz ama bu iktidarinda alternatifi varmi
varsa numuneleri belli
ne olduklari belli azinlik zumre
partiler onlar ne azlir ne cogalir artik
vatandas bilinclendi yemiyor artik
baska iyi bir alternatif gosterin o zaman ne diyelim biz hep yeniliklere acigiz
selamlar tum dostlara
|
| halit yagiz -- 13.03.2010 00:04 |
 |
| YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI |
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI |
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz |
| Tel : 0 (354) 212 46 46 |
Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com |
FAX: 0 (354) 217 45 45 |
|
|