BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
181
Dün
:
4601
Toplam
:
13176098
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Alamut kalesini bilir misiniz?
yozgatgazetesi@yahoo.com
Alamut Kalesi, yüce bir dağın üzerine kurulmuş doğal bir yalçın kale. Deyim yerindeyse, bulunduğu yerden dünyayı gözetleyen bir kartal yuvası. O kalenin hükümranı; kaleyi, servete düşkün bir Selçuklu valisinden parayla satın alan ve Büyük Selçuklu topraklarında “İsmailiye Mezhebi”ni kurarak şeyhliğini üstlenen, afyonkeş fedaileri vasıtasıyla bütün kıtaya korku salan Hasan SABBAH.

Hasan SABBAH, dünyanın ilk en büyük, en acımasız, en gizli, en cesur terör örgütünün başı ve Büyük Selçuklu döneminin Nizamülmülk ve Ömer Hayyam gibi iki önemli figüründen sonra üçüncüsü.
Büyük Selçuklu Devleti yöneticilerinin hırs ve zaaflarının da kullanarak, Sultan Sencer’in yatak odasına kadar hançer saplayan bu örgüt, devletin sonunu getiren, parçalanıp, tarihten silinmesine vesile olan suikastların tertip, tezgâh ve düzenlerin kurucusu ve uygulayıcısıdır.

Dünyada dini bir devlet düzeni kurmayı ve din kurallarına göre devleti yönetmeyi temel alan “İsmailiye’ Mezhebi”ni ve onun örgütsel uygulamalarını örnek alan cemaatler ve örgüt yapıları bu güne kadar devam etmiş midir? Bu gün hala böyle örgütler var mı? Bilmiyorum.

Kendi din anlayışını idealize ederek bir topluma veya bir devlete dayatanlar, devleti yönetenlerden müsamaha görmezlerse; bu işlere cesaret edip, devlet içinde kendilerince yapmak istediklerini başarabilirler mi?

Elbette hayır !
Devlete rağmen, devlet içinde yuvalanıp, bir kişi veya grubun ideal veya hayallerini uygulamaya koyması mümkün değildir.
Devleti yönetenlerle kol kola girerek bu işleri yapanların da, devleti yönetenlerin de, ortaya çıkan işlerin neticelerinden hissedar olmaları kaçınılmazdır.
Dinin muhtelif yorumlarını esas alan mezhep ve cemaatler, dört büyük halifeden sonra kurulan bütün İslam devletlerinde vardır.

Osmanlı’dan cumhuriyete aktarılan kültürel mirasın içinde cemaatlerin olmaması mümkün değil. Ancak cumhuriyetin getirdiği devlet düzeninde ; cemaatlerin devlet yönetimine etkisi hemen hemen yoktur. Ta ki, AKP iktidarına kadar. AKP iktidarı ile birlikte, devlet yönetimine çeşitli kurumlardaki mensupları aracılığı ile ortak olduğu yeni yeni anlaşılan cemaatin ülke gündemine taşıdığı Ergenekon, Balyoz, Sarıkız, Ay ışığı, Devrimci Karargah, Darbe Planları v.s. gibi davalar ortaya çıktığında; iktidar, vesayetten kurtulma adına bu işlerin hayırlı işler olduğunu ve mahkeme neticelerinin beklenmesi gerektiğini tekrar edip durmuştur.
Muhtelif kesimlerin; “emniyette, yargıda, medyada devlet geleneğine aykırı yapılar oluşuyor” feryadına, iktidar mensupları; “güzel şeyler oluyor” diye cevap vermiştir.

Tutuklanan ve yıllarca cezaevlerinde kalan; asker, polis, akademisyen, gazeteci, yazar, bürokrat vs. insanların, ailelerinin, sevenlerinin hatta yeni doğmuş çocuklarının feryatlarına dahi kulaklarını tıkamıştır.
Tarihin her döneminde, her toplum kesiminde; Firavunlar, Nemrutlar, dünyaya çıplak gelip servet sahibi olan Karunlar, adalet dağıtma iddiasında olan Haccac-ı Zalimler hep olagelmiştir.
Hiçbir zalim, zulm ile abad olamamıştır.

Dört bakanı ve o bakanların çocuklarını, başbakanların ilişki kurdukları iş adamlarını içine alan “rüşvet ve yolsuzluk operasyonu” , ülkenin gündemini allak-bullak etmiştir.

Sayın Başbakan, devlet içinde çetelerden bahsetmeye başlamıştır. Ben ülkemin başbakanına inanırım! Fakat, bu çeteler kimler merak ederim! Ve sorarım!
Ya! Ayakkabı kutuları, çelik kasalar, kutularda ve kasalardaki paralar, azar-azar deste deste dolarlar, eurolar!

Sayın Başbakan “dışarıdan ve içerden hükümetimize komplo kuruldu” diyor. Ben başbakanıma inanırım! Ama bu komployu dışarıdan ve içeriden kuranların kimler olduğunu da merak ederim ! ve sorarım!
Ya! Ayakkabı kutuları, çelik kasalar, kutularda ve kasalarda paralar, azar-azar deste deste dolarlar, eurolar!

“İnlerine gireriz” diyor sayın Başbakan. Ben başbakanıma inanırım ve güvenirim! Amma! Onbir yıldır idare ettiği ülkede var ise bu ‘İn’lere kimleri kimin yerleştirdiğini de merak ederim. Tabii peşinden de sorarım!
Ya! Ayakkabı kutuları, çelik kasalar, kutularda ve kasalarda paralar, azar-azar deste deste dolarlar, eurolar!

Sayın Başbakan, “Evinde para bulunan herkesi suçlu mu ilan edeceğiz..?” diyor. Merakımı mazur görün ! Sayın Başbakanı meydanlarda çılgıca alkışlayanlar veya Kefen giyerek, Sayın Başbakan için ölümü göze aldıklarını ifade edenler, bu deste – deste paraların dört buçuk milyon dolarını değil, bir destesini bir arada gördüler mi acaba?
Yani biz merak edip sormayalım mı?
Ya! Ayakkabı kutuları, çelik kasalar, kutularda ve kasalarda paralar, azar-azar deste deste dolarlar, eurolar!
İleri Demokrasi(!) adına kendi oluşturduğu HSYK’yı Millete şikayet ediyor, “HSYK’nın hesabını millet görür” buyuruyor.
30 Mart 2014 yerel seçiminde, Millet AKP’ye oy verirse HSYK’nın hesabını görmüş mü olacak?
Millet AKP’ye o verirse, “hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk” yok mu sayılacak?
Sayın Başbakanın ifadesiyle ‘MİLLİ İRADE’yi arkasına alanın hırsızlığı, yolsuzluğu, rüşveti mübah mı sayılacak?

TC. Mahkemeleri hangi işlere bakacak?

Madem, hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet işleri seçimden seçime ‘MİLLİ İRADE’ tarafından halledilecekti de, koca, koca adliye saraylarını sadece size muhalefet edenleri yargılamak için mi yaptınız ?
Sayın Başbakan gittiği yerde “bedduaya lanet, duaya davet” buyuruyor. Kendi kurnaz uslubunca Hoca efendi hazretlerinin MÜLAANE’sini ‘BEDDUA’ diye Millete yutturuyor.

MÜLAANE : Kur’an’ın inanana tavsiye ettiği bir davranış tarzlı Kur’an, mealen şöyle buyuruyor : “Eğer bir konuda anlaşamıyor, doğruda karar kılamıyor, her biriniz kendinizin doğru olduğunu iddia ediyorsanız; çoluk çocuğunuzu ve yakınlarınızı toplayıp birbirinizle MÜLAANE yapın” yani “birbirlerinize karşı, ben yanlış isem Allah(c.c.) bana lanet etsin, deyin ve gerisini Allah (c.c.)’a bırakın”

Eğer! Sayın Başbakan’ın kafasındaki komplocular, çeteler, yargıyı ve emniyeti ele geçirerek, Başbakanı ve AKP’yi yemeye çalışan canavar cemaat ise bunu besleyip büyüten, bu günlere getiren, istediği zaman muhaliflerinin üzerine acımasızca salan bizzat sayın Başbakan ve AKP iktidarı değil mi?
Allah(c.c.) Kur’an’ın da mealen şöyle buyuruyor :

“Onlar tuzakların kura dursunlar, bilmiyorlar ki en büyük tuzak kurucu Allah(c.c.)’dır.”
Allah (c.c.) dilemeseydi ne bu çalışma olurdu, ne de bu yolsuzluklar ortaya çıkardı. Bu erişilmez ‘KİBR’in hesabı elbet birgün görülecekti. İnşallah o gün bugündür.
İktidar hırsı uğruna; savcıların, hakimlerin, emniyet mensuplarının, muhalefetin, demokrasinin, yüksek yargının önünü ne kadar keserseniz kesin! İman etmiş insan için teselli bulacağı Kur’an’i bir hüküm vardır.

“HESAP GÖRÜCÜ OLARAK ALLAH YETER”
İktidar duymasa da, duymak istemese de Allah(c.c.)’ın duyacağına iman ederek biz yine de soralım!
Ya! Ayakkabı kutuları, çelik kasalar, Kuluarda ve kasalarda deste – deste paralar, Tomar – tomar dolarlar, Euro’lar!

“Görelim Mevla neyler, neylerse Güzel eyler.”
Deste- deste paraların gözünü doyurmadığı tamahkâr insanların gözünü toprak doyursun.
Rabb’ü-lalemîn yeni yılda yolsuzluklardan, hırsızlıklardan, rüşvetten arınmış bir ülke, KİBİR’den arınmış, Allah(c.c.)’dan korkan, adil bir iktidar nasibetsin. Deste- deste olmasa da cebiniz dolu, yuvanız huzurlu, aileniz ve sevdikleriniz mutlu olsun.


02.01.2014

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00