BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
198
Dün
:
4601
Toplam
:
13178791
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Bizim köyün Ali’si ve Fıstık
yozgatgazetesi@yahoo.com
Bizim köyün Ali’si başlıklı önceki yazımızı okumadınızsa bu yazıyı da okumayın.
Bizim köyün Ali’si, insanlarla olduğu kadar evcil hayvanlarla da iletişim kurmakta çok başarılı.
İki köpeği, onun en sadık iki arkadaşı ve iki önemli koruyucu muhafızı. İrice olanını evin önüne bağlamış.
Ali’nin onayı olmadan eve yaklaşmak mümkün değil. Eğer Ali, gelen insanın dost olduğunu ona onun anlayacağı dilden anlatırsa ne âlâ, sessiz ve uysalca yerine dönüp, Ashâb-ı Kehf’in koruyucusu pozisyonuna bürünüyor.

Küçük olanı, adı FISTIK, köpekten ziyade irice bir kedi. Cinsini sordum. ”Rus Finosu” dedi.
Fıstık, Ali’nin ev dışındaki yoldaşı ve muhafızı.

Ali üç tekerlekli motoruna binerse, fıstık piyade olarak peşinden takip ediyor. Yorulduğu yerde, kendince motorun rahat edeceği bir yerine kuruluyor.

Ali, motora değil de otomobiline binerse; şartsız-kayıtsız, şek siz-şüphe siz ön koltuk fıstığın.
Fıstığı fark etmeden veya fıstığı dikkate almadan (çoğu zaman ya onu fark etmezsiniz veya dikkate almazsınız) Ali’ye dokunursanız, elinizi, kolunuzu bir anda fıstığın dişleri arasında bulabilirsiniz. Ali’ye zarar verme kastı ile veya asabi hareketlerle ona yaklaştığınızı hissettiği anda hemen arka ayakları üzerine oturup saldırı pozisyonuna geçiyor. Ufak-ufak hırlarken, çakmak-çakmak gözleri size odaklanıyor. Sanki, o duruş ve bakışla; “Sakın ha, sakın Ali’ye zarar vermeyi aklından bile geçirme.” diyor. Ali’nin dostu olduğunuzu anlarsa yapmadığı şirinlik kalmıyor.

Aliyle beraber olmadığı zamanlarda, evin hayvanlarını otlağa götürüp-getirmek, hayvanların başkalarının arazilerine zarar vermesini önlemek, onları dış tehlikelere karşı korumak, pazara götürülecek tavukları yakalayıp Ali’ye teslim etmek, arada bir bahçeye giren domuzları korkutup kaçırmak, hepsi fıstığın görevi.
“Yahu Ali” dedim. Köpeklerin sahiplerine sadakati bilinmeyen şey değil ancak senin fıstıkta sadakatin ötesinde müthiş bir korumacılık hissiyatı hâkim. “sorma abi” dedi. Bende senin gibi merak edip sordum. Bu Rus finoları, özellikle benim gibi bedensel engelli insanlar için hem yardımcı hem de koruma görevlisi olarak özel yetiştiriliyorlarmış. Bu yüzden sahiplerini hiç kimse ile paylaşmaya tahammül edemiyorlar. Saldırganlıkları aşırı sahiplenme duygusundan. Hele bu cinsin kancıkları, aşırı sahiplenici ve aşırı saldırgan. İlk aldığım öyleydi. Bırak kötü niyetlileri, çok sevdiğim dostlarımı bile yanıma yaklaştırmıyor, söz de dinlemiyordu. Baktım olmayacak. Onu geri verip bu erkeğini aldım. Erkekleri kancıklar kadar saldırgan ve agresif değil.

Söz buraya gelmişken yöresel bir anlayışı size aktarmalıyım.
Bizim köyde, özellikle orta yaşın üstündeki insanlar(kadın olsun erkek olsun),eğer bir kız veya kadından bahsedeceklerse, söze ‘kadın veya kız’ diye değil ‘kancık’ diyerek başlıyorlar. İlk duyduğumda çok rahatsız oldum. Sonra baktım ki bu kelime benden başka hiç kimseyi rahatsız etmiyor. Yöresel, normal, sıradan bir sıfat gibi kullanılıyor.

Ne zaman Ali ile fıstığı bir arada görsem veya hatırlasam, aklıma büyük köyün Ali’si ve onun, medyadaki fıstık misali muhafızları geliyor.

Cehalet, ihmal, mahrumiyet mağduru, bizim köyün Ali’si: hayata ne kadar bağlı, insani ilişkileri ne denli güçlü, olaylara yaklaşımı ne denli pozitif ise,
Kendini inancından dolayı ömür boyu mağdur edilmiş sayan, büyük köyün Ali’si de: insanların hayatına kendi anlayışına göre yön vermede, insani ilişkileri inanç temelli parçalayıp ayrıştırmada, kendi yarattığı olaylara bile olabildiğince agresif yaklaşmakta o denli negatif.

Kuvvetler birliğinin yarattığı kontrolsüz iktidar gücünü, hor görülme psikozunu ve darbe korkusunu üzerinden atamamış, negatif düşüncesi hayata ve dünyaya bakışına egemen yönetici kadronun devam ettirebilmesi için çağın ipnotizma aracı medya da koruyucu muhafızlarının olmaması düşünülemez.
Çok partili hayata geçildiğinden bu yana, iktidar gücünü hiçbir seçilmiş iktidar bu denli pervasız kullanamadı.

Kimi kesimlerden intikam alırcasına kullanılan bu büyük gücü, arkasında gören ve o gücün himayesinden zerre kuşku duymayan, ortaya çıkıp, mayasını ve yoğrulduğu hamuru bu necip millete gösterebilmek için fırsat kollayan, ne de çok inanç mağduru varmış meğer! Meğer, kendini büyük köyün Ali’si ne kurban etmeye teşne, fıstık misali ne de çok medya mensubu varmış!

Çağın en büyük iletişim aracı televizyon kanallarının, iktidarın hoyrat gücü tarafından teslim alınması, alınamayanların çeşitli şekillerde korkutulup sindirilmesi yetmiyormuş gibi, suya sabuna dokunulmayan tartışma programlarında bile, bir insaf sahibi doğruyu söyleme adına, iktidarı eleştiriyor gibi algılanırsa yandı gülüm keten helva!

İktidarın medyadaki, koruyucu ve kollayıcıları derhal saldırı pozisyonuna geçiyor, doğru söyleyeni dokuz köyden kovmaktan beter ediyorlar ve bu davranışlarından müthiş bir iğdiş ve orgazm keyfi alıyorlar. Daha da ötesi bu keyfi gizleme ihtiyacı da hissetmiyorlar.

Doğruyu söylüyor olmanın hiçbir önemi yok. O zihniyete göre, iktidarı tenkit ediyorsanız, siz zaten doğruyu söylememiş oluyorsunuz. Eğer doğruyu söylemekte ısrar ederseniz, bu yavuz fıstıklar önce sizi geçmişinizle itham ediyorlar. Daha da ileri giderseniz, sizi Ergenekon cu, Esad cı, PKK cı, tek partici, vs. olmakla suçluyorlar. Gene uslanmadınız mı? Hedef gösterip tehdit ediyorlar. Yine mi uslanmadınız! Medya patronlarına baskı yapıp ekmeğinize-aşınıza karışıyorlar.

Görüntüde de olsa, tarafsızlık adına iktidarı eleştirmeye cesaret eden basın-yayın ve medya kurumları ancak el değiştirerek hayatiyetini devam ettirebiliyor.

Ve.. benim asil milletim, ileri demokrasi! yönetiminde hala daha ‘demokrasi paketleri’ ne muhatap oluyor.
Sahi! Bu ileri demokrasi yönetiminde, belediye başkan adaylarını hangi demokratik yöntem belirliyor? Allah aşkına iktidardan korkmadan dosdoğru cevap verin.

Ya! “ileri demokrasi” yalan, ya da “aday belirleme yöntemi” yanlış. Çıkar için “ikisi de doğru” diyenin, imanı rafa kaldırması gerek.

İktidarı ve iktidar sahiplerini putlaştırarak; itham, iftira ve tehdit ile iktidara muhalefet edenleri iktidara kurban etmeye çalışanların, Allah’a ulaşmak için Lat, Menat ve Uzza’ya insan kurban eden Mekke müşriklerinden farkı nedir?

Allah adına insan kurban etmekten çekinmeyen iktidar azgınlarının şerrinden, Allah’a sığınmaktan gayri çare yok.

İnsani ve imâni hasletle Allah’a gönderdiğiniz kurbanlarınız makbul, bayramınız mübarek olsun.

15.10.2013

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00