BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 24.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
186
Dün
:
4601
Toplam
:
13189563
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Giden gider...Gelen gelir
yozgatgazetesi@yahoo.com
Ömrümüzün bir yılını daha götüren 2012’nin, Kasım ayının ikisi.Hafif kapalı bir havanın hakim olduğu,zaman zaman yağmurlu bir cuma günü Denizli il’ine gitmem gerekti. fiehrin girişinde cami minarelerinden cuma salası verilmeye başlandı. Ana yoldan gördüğümüz ilk minareyi istikamet tutarak meskun mahale girdik.İnşaatı yeni tamamlanmış, henüz ufak tefek eksikleri olmasına rağmen ibadete açılmış büyükce bir cami. Ana giriş kapısının üzerindeki kitabe yerinde büyük harflerle ASMALI EVLER CAMİİ yazıyor.
fiadırvanında abdestimizi alıp,ayakkabılarımız elimizde ana kapıdan içeri giriyoruz. Önümde ayakkabıları elinde, 60-70 yaşları arasında görünen,başı takkeli, yüzü sakallı vatandaşın peşine takılıp ayakkabılığa kadar gidiyoruz. Onun ayakkabılarının yanına ben de ayakkabılarımı koyuyorum. O vatandaş ayakkabılarını bırakıp ana bölüme giriyor.Ben ayakkabılarımı koyarken onun ayakkabılarının altındaki kağıt yapraklar dikkatimi çekiyor.Ayakkabıları kaldırıp kağıtları elime alıyorum. Bunlar, Diyanet takviminin günü geçmiş yaprakları. Her yaprağın üzerinde ayet ve hadisler var. Belli ki,bu yapraklar,bu ayakkabılığın üzerine ya caminin görevlileri tarafından veya caminin müdavimi bir müslüman tarafından konmuştur.
Ne bu takvim yapraklarını ayakkabılığın üzerine koyanlar, ne de takvim yaprakları üzerine ayakkabılarını koyanlar, ayet ve hadisleri ayaklar altına alma düşüncesinde olamazlar. Onların yaptıkları;baktıklarını görmemek,konuşulanları duymamak,anlatılanları idrak edememekten ibaret.Onlar ibadeti bedensel,rutin bir faaliyet olarak algıladıkları için camiye girmekten ve namaz kılmaktan gönül huzuru duyan insanlar.
Takvim yapraklarını cebime koyup caminin orta yerinde,mihrabın karşısında bir safa oturuyorum.İki saf önümde,sol kulağı küpeli,görebildiğim kadarıyla;temiz yüzlü genç bir insan huşu içinde,caminin ses cihazından yayınlanan merkezi vaazı dinliyor.Sanırım benden başka hiç kimse bu gencin kulağındaki küpeyle ilgili değil.Bir an kendimi,Yozgat'ın büyük camisinde, kulağı küpeli bir gençle cuma namazında düşündüm.Cemaatin tepkisi ne olurdu acaba? Umarım; Bozok Üniversitesi ve iletişim teknolojileri,Yozgat'ın sosyal düşünce yapısını çağa uygun bir değişime uğratmıştır.
Belki de benim kendi hoyratlığım,kulağı küpeli bir genci, cami ile ibadet ile irtibatlandıramamış olmamdır.Bu da benim eksikliğim olsa gerek. Farzı ve sünneti ile benim imrendiğim cuma namazını tamamlayan bu genci, Allah(c.c.)sanırım kulağındaki küpe ile değil huşu içinde kıldığı namaz ile yargılayacaktır.
Merkezi yayın yoluyla vaaz veren kişi ilin müftüsü mü,vaazı mı veya başka birisi mi? bilmiyorum. Evlenmenin faziletinden,evlilik birliğinden, evlilik konusunda ayet ve hadisler okuyarak evliliği anlatıyor.
"Ey cemaat,yüce kitabımız Kur'an Nur suresi 32.ayetinde mealen şöyle buyuruyor."
"İçinizden evli olmayanları, köle ve cariyelerinizden evlenmeye müsait olanları evlendirin."Ayetteki emir kipi farziyet doğurur mu? bunu müminlerin idrakine havale ediyorum.Ve.. vaaz devam ediyor.
"Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisi şerifinde buyuruyor ki"
"Evlenmeye kudreti yetipde evlenmeyen benim ümmetimden değildir."
Kafam karışıyor. Bir Tarafta Allah(c.c)'ın ayeti ve Peygamber (s.a.v.)'in hadisini cemaate tebliğ eden vaiz,diğer tarafta,evliliği dini mübine hizmete engel gören ve peşinde binlece müslümanı sevk ve idare eden bekar cemaat liderleri.
Müslüman ayet ve hadise mi itibar edecek? Cemaat liderinin Allah adına,evlenmemeyi teşvik eden davranışına mı?
Vaiz devam ediyor."Peygamber efendimiz(s.a.v)buyuruyor ki;evlilik dinin yarısıdır."
Bu hadise göre; vakti gelediğinde evlenmeyen,dinin yarısının dışında mı demek olur?
Yıllardır, Diyanetin vaizleri de cemaatin vaizleri de saf ve samimi müslümanlara Allah (c.c.) adına islamı anlattıklarını söylediler. Ve.. yukarıda anlattığımız türden olaylar bu ülkenin hemen her yerinde bir türlü yaşanmaktadır.
Dindar nesil yetiştirme iddiasında olanlar,bu samimi milletin başına yeni gaileler açmazlar inşaallah.
Eski yıl herşeyiyle gitti gider.Yeni yıl,her türlü çatışmadan uzak bütün güzellikleri ile beraber gelir inşaallah.

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00