BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
202
Dün
:
4601
Toplam
:
13175302
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Kurban
yozgatgazetesi@yahoo.com
Yüce Yaradan'ın isteği ile O'na adanan ve O'nun uğruna verilen can, KURBANdır.
İlk Peygamber ve ilk insan Hz.Adem(a.s.) den son Peygamber Hz.Muhammed (s.a.s)'e kadar bütün peygamberlerin şeriatinde, Allah rızası için ve O'nun ismi anılarak kurban kesmek bir ibadettir.
Batıl inançlarda da kurban kesmek bir tapınma ritüelidir.

Semavi dinlerde sadece eti yenebilen ve kutsal kitaplarda ismi belirtilen hayvanlar kurban edilebilirken, batıl inançlarda her türlü hayvanın hatta insanın kurban edildiği bilinir.

Kurban kesmek, bir canın hayatına son vermektir, yaşayan bir canın bir uğurda son bulmasıdır.Sevdiğimiz bir canın ani ölümü ' KURBAN VERMEK' deyimi ile ifade edilir.Terör belasına,trafik canavarına kurban verdik gibi.
Vatan,bayrak,dost,aile bireyleri v.s. gibi sevdiklerimize canımızı verebileceğimizi ifade edebilmek için 'KURBAN OLURUM veya KURBAN OLDU⁄UM' deyimlerini kullanırız.
Meşhur hikayedir!

Komutan,askerine,elindeki kınanın ne manaya geldiğini sorar.Asker,mektupla anasından aldığı cevabı komutanına aktarır.Kurbanlık koç kınalanır, Allah'a KURBAN olsun diye.Gelinlik kız kınalanır, Er' ine KURBAN olsun diye.Askere giden genç kınalanır, Vatan'a KURBAN olsun diye.

Kozmetik ürünlerinin, makyaj malzemelerinin çeşitliliği, kolay kullanımı ve kolay temizliği kına yakma uygulamasını ortadan kaldırsa da 'KURBAN OLMA' hali devam ediyor. 'vatana kurban olma'hali gün aksatmıyor. Allah'a ve Er'e kurban olma hali,yerini çoktan partiye ve lidere kurban olmaya bıraktı.

Vatanın birliği,dirliği ve bütünlüğüne sevdalı, Polis-Asker, kurban olan koçyiğitlerin bayrağa sarılı tabutları Anadolunun her köşesine hemen her gün,ayrı bir acı yumağı ve bir ateş topu düşürürken; Diyarbakır Emniyet Müdürü, "dağda ölen teröriste ağlamıyorsanız insan değilsiniz, canavarlaşmış bir teröristi enterne edemiyorsanız devlet değilsiniz." buyurmuş.

Dağda ölene ağlamayana da, terörist öldüren devlete de bölücü teröristin diyemediğini demiş.Ne hikmettir bilinmez!Bu vatana KURBAN olan yiğit evlatlarını şehit eden ve vatanı bölmeye çalışan teröriste hiç bir şey dememiş.

Şehit cenazesi uğurlamaktan helak olan halk,bir Emniyet Müdürü, böyle bir sözü nasıl söyler diye düşüne dursun! Başbakan yardımcısı sayın Bülent Arınç,"ben bu konuşmayı doğru buldum,güzel buldum,örnek buldum." diyerek Emniyet Müdürüne destek veriyor. Ee! Devlet adamlığı birazda göreve atadığı memurun arkasında durmak değilmidir?

Gelin görün ki; sayın Başbakanın konu hakkındaki beyanı ile işin rengi değişiyor.Ne diyor sayın Başbakan?"Biz evlatlarımızı katleden terörist için ağlamayız."Gelde çık işin içinden.Bu çelişkiyi kim nasıl izah edecek?Tabii ki,Siyasi iktidarın ağabeyi ve duayeni konumunda olan sayın Arınç.Bir sürü laf kalabalığından sonra,"sayın Başbakanla benim sözlerim aynı yola çıkar"mealinde bir tesbitle konuyu kapatıyor muhterem.

Ve...böylece şehitlerine ağlayan milletin isyanı,siyasi iktidarın demagojisine bir defa daha KURBAN ediliyor.
Diyarbakır Emniyet Müdürünün yukarıdaki sözü gündemin ön sıralarını işgal edince,aynı konuşmada geçen başka bir cümlesi herkesin dikkatinden kaçıyor.Emniyet Müdürü,terörle mücadele adına köylerin boşaltıldığı,insanların meçhule gönderildiği dönemde de Diyarbakırda görevde olduğunu, o zaman ki mücadele yönteminin sağlıklı netice vermeyeceğini bildiğini ancak o zaman rütbesinin alt kademelerde olduğunu ifade ettikten sonra şöyle bir cümle kuruyor! "GEÇMİŞİ ELEŞTİRMEK GİBİ BİR ONURSUZLU⁄A GİRMEK İSTEMEM." Geçmişi eleştirmek eğer ONURSUZLUK ise;yandı gülüm keten helva!

Diyarbakır Emniyet Müdürü "Önce vatan değil,önce insan."Buyurmuşlar! Elbette insan önemli.İnsan olmadan vatanın ne önemi var? Ancak ! vatansız insanın; Devlete, Hükumete, Başbakana, Bakana, Emniyet müdürüne ihtiyaç duymayacağı da aşikar.Çünkü onun adı artık 'VATANDAŞ' değil,Vatansız, Mülteci, Muhacir veya Göçmendir. Türklüğü, Kürtlüğü, Araplığı bunlardan sonra gelir. Yani Milliyeti vatansızlığına KURBAN edilir.
“Vatan sevgisi imandandır." Buyuran,İslamın Yüce Peygamberi (s.a.s.) "insanı kurtarın da vatan batarsa batsın" mı dedi acaba bu müslümanlara kimsenin haberi olmadan?

AKP büyük kongresini izlemişsinizdir.Şiirlerle insani duygulara hitabeden konuşmaları dinleyen partililerin, gözyaşı seli içinde lidere KURBAN olmaya hazır kıt'alar olduğu zehabına kapılıyor insan. Konuşmanın içeriğinde bana hitabeden ne var? gelecek kuşaklara vaadedilen nedir,ülkenin huzuru,insanların mutluluğu için düşünülen tedbirler nelerdir?sorgulaması yerine, Allah'a (c.c) KURBAN olmaya gönüllü teslim olmuş Hz.İsmail (a.s)'in nesli, kula KURBAN olmaya mı hevesleniyor nedir?

Genel Başkanlıklarını yaptıkları partilerini KURBAN ederek AKP saflarına katılan, "Evimize geldik."ifadesiyle günün mana ve önemine! vurgu yapan politikacıların hallerine bakmadan siyaset ve devlet adamlığına öykünmesine ne denir bilmem ki! Devlet ve siyaset adamlığı,uzağı görebilme geleceği algılama yeteneği gerektirir.Partilerinin Genel Başkanı oldukları dönemden, beş yıl sonra AKP li olabileceğini göremeyen politikacıdan siyaset ve devlet adamı olur mu?Diyeceksiniz ki, Peki... ne olur? Vallahi bana sorarsanız! Milletvekili olur. Bakan olur. Hatta Başbakan bile olur. Partisini KURBAN ederek kendisi de iktidar partisine KURBAN olur.Daha ne olsun?

Güzel bir söz vardır hani! "Mezarlıklar kendini vazgeçilmez sananlarla dolu."
Uzun lafın kısası:Gününüz kutlu,yuvanız mutlu,etiniz lezzetli,ağzınız tatlı,Allah (c.c) indinde gerçek KURBAN sevabına vesile olacak kurban bayramınız mübarek olsun.Nice nice bayramlara sağlık ve huzur içinde erişmek dileğiyle..

25.10.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00