BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 18.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
189
Dün
:
4601
Toplam
:
13175302
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Bayramlar
yozgatgazetesi@yahoo.com
Neşe ve sevinç günleridir,bayram.
Kişinin sevinci ve neşesi onun bayramıdır. Bu bayramın, yeri, zamanı, sebebi kişiye özeldir. Dolayısıyla bayram da özel bir gün olmalıdır.
Dini ve milli hissiyattan kaynaklanan neşe ve sevincin belli bir gün veya belli bir zamana hasredilmesi toplumsal iştiyakın giderilmesi açısından önemlidir.Toplumu ve toplumsal sevinci dikkate alması gereken otorite, belli gün ve zamanı bayram olarak ilan edecektir.
Parçalanan ve yıkılan imparatorluğun küllerinden doğan milli devletin otoritesi,devam eden dini bayramların yanına milli bayramlar da ihdas etmiştir.
Dini bayramların yeri,zamanı ve sebebi yüce kitabımız kur'an ve kitabı getiren peygamberin sünneti ile belirlenmiştir.
Milli bayramların statüsü de dünyevi otorite yani devleti kuran milletin karar organlarınca belirlenecektir.Elbette,bu belirleme keyfi olmayacak,yeni dünya düzeninde,yeni devletleri ortaya çıkaran önemli olayları dayanak alacaktır.Bu minval üzere,"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."ilkesi ile hareket eden kurtarıcı kadro,milletin vekillerinin Ankara da toplandığı ve 1.T.B.M.M.nin açıldığı günü yani 23 nisanı ULUSAL EGEMENLİK bayramı olarak ilan etmiş ve dünya çocuklarına armağan etmiştir.
O meclisin hangi badirelerden geçerek,hangi zorluk ve sıkıntılara katlanarak açıldığını hayal dahi edemeyenler,bu gün o meclisin kendilerine bahşettiği koltuklarda ağırladıkları çocuklara,"bugün yetki senin astığın astık,kestiğin kestik." diyebiliyorlar.Bu günkü meclis mensuplarını demokrat zanneden zevat,ilk meclisteki demokrasi ve tartışma ortamını hayal etse dudakları uçuklar,ileri demokrasi havariliğinden yüzü kızarır.Kızaracak yüz varsa!
Milli bayramları faşist diktatörlüklerin 'toplumsal gösterisi' olarak anlayan kafaya ve algılayan idrake ne söyleseniz boş,ne anlatsanız nafile!
12 Eylül darbecilerinin yaptığı gibi 23 Nisanı tatil olmaktan çıkarıp,kutlamayı,koltuklara oturttuğunuz çocuklara 'astığın astık,kestiğin kestik'gibi ileri demokrasi nasihatleri vererek sadece T.B.M.M. de yapabilirsiniz!
Zamanın demokratlığı da böyle bir şey zahir!
Tarihin tozlu sayfalarına gömülen komünist düzenin ürünü olan 1 Mayıs işçi bayramında Taksim meydanını kutlamalara biz açtık! müslüman gençlikde ilk defa sendikalar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte kutlamalara katıldı.1980 darbecileri ne güzel kaldırmıştı bu bayramı.Akılsız siyasetçiler geri getirdi! Geçmiş yıllarda,şiddet,cop,biber gazı ile sindiremediğimiz işçilere Taksim meydanını açmak bize nasip oldu ise bunda bir hayır vardır!
19 Mayıs Gençlik ve spor Bayramının Ankara dışındaki illerde kutlanmasına iktidar cenapları gerek görmemiş,yüksek yargı;"sen gerek görmezsen görme,bence gerekli "demiş! Hukuka saygılı iktidarımız;ileri hukuk düzenimizi sıkıntıya sokmamak için,19 Mayıs bayramı kutlama görev,yetki ve sorumluluğunu Milli Eğitim Bakanlığından alarak Gençlik ve Spor Bakanlığına vermiş! Gençlik ve Spor Bakanımız uhdesine tevdi edilen bu sorumluluğu Samsun dan yola çıkarak yerine getirme gayretindeymiş!
Milli irade,bayramı istediği gibi kutlayacak ise,sayın Bakanın zahmetine ne gerek vardı?
İnşaallah,muhalefet belediyeleri bu bayramı vatandaşla birlikte kutlarken ,iktidar belediyeleri olaya Fransız kalıp,milli iradeyi tenakuza düşürmezler!Ya da bayram kutlayan vatandaşlar bir bahane ile polis copuna ve biber gazına hedef olmazlar!
30 Ağustos Zafer Bayramı! Kimilerine göre,asker 30 Ağustosta görevini ifa etmiştir.Bayram diye abartılacak bir hadise yoktur.Eğer illa da kutlamak istiyorlarsa,askerler kışlalarında kutlayabilirler,milleti oyalamanın manası yoktur!
Cumhuriyet Bayramı mı dediniz? Eğer tabi afetlerden fırsat bulup kutlama imkanı elde edebilirsek, koskoca imparatorluk mülkü üzerine inşa edebildiğimiz cumhuriyet köşküne tebriklerimizi sunmak yeterlidir!Okullarımızı,öğrencilerimizi,insanımızı boş işlerle uğraştırmanın gereği yok! Ama milli iradeden isteyen istediği yerde istediği gibi kutlasın!
Yılbaşı;bizim dini ve milli kültürümüzle alakası yok.Hıristiyan dünyanın bayramı.Bize ne?
Ramazan bayramını oruç tutanlar kutlasın. Oruç tutmayanların bayramın nimetlerinde ne hakkı var? Zaten onlar bayramı fırsat bilip tatil beldelerine koşuyorlar. Sılai rahimden bihaber olanın bayramla işine?
Oldu olacak; kurban bayramını da kurban kesenler kutlayıversin! Kurban kesmeye gücü yetmeyen müslüman talihine bühtan edip, sabrı cemil niyaz eylesin!
Cuma ve bayram namazlarını, beş vakit namaz kılanlar kılsın. Beş vakit namaz kılmayanlar, cuma ve bayram müslümanlığı ile mümin müslümanın camideki yerini daraltmasın!
Her seçim sonrasında iktidarı ele geçiren zümre kendini milli irade olarak beyan edip beğenmediği bayram kutlamalarında kendince değişikliğe giderse, korkarım bir zaman sonra ortada kutlanacak bayram da kalmayabilir.
Müslümanım demek, Cuma da, bayram da,cenaze de camiye gitmek müslüman olmak için yeterli sayılmayabilir.
Resmi tarih aşağılaması ile bütün bir cumhuriyet tarihini düşman tarih olarak algılayan zihniyet,o tarihin getirdiği değerleri ters yüz etmekte tereddüt etmeyebilir.
Sahi! Milli irade, sadece iktidardakiler gibi düşünmekten mi ibarettir? İktidara muhalif düşünenlerin iradesi yok mu? onlar bu millet den sayılmıyor mu?
Bu kafa yapısının Faşist, Komünist, Baascı kafa yapısından ne farkı var?
Ünlü tarihçimiz Prof.Dr.İlber ORTAYLI'nın çok sevdiğim bir tesbiti var! Bu tesbitin ışığında günümüzde yaşanan olayları yeni baştan bir daha düşünelim!
"Tarihin yakasına yapışıp hesap soran uluslar pek sıhhatli sayılmazlar.Zira böyle toplumlar aslında tarihi incelemek ve anlamak konusunda fevkalade ilgisiz ve bilgisizdirler.Yaptıkları sadece az bilgiyle çok gürültü çıkarmaktır."

Gerçek demokrasilerde,devlet ve siyaset adamları,yukarıdaki tesbitlerden ders ve ilham alarak tesbiti yapan ve yol gösteren ilim adamlarına saygı,minnet ve şükran duyarlar.Bu tesbit inşaallah İlber Ortaylı hocamın başına iş açmaz.
Vesayet düzeninin sona erdirilmesi! yerine demokrasinin ikamesi!(yersen).Üstünlerin hukukunun ortadan kaldırılması! Yerine,iktidarın hukuku değil(inanırsan)hukukun üstünlüğünün ikamesi! Cumhuriyetin tek parti dönemine karşı dehşetengiz demokratik saldırılar sonrasında Cumhuriyetin bayramları ile ilgilenilmezse demokrasi mücadelesi eksik kalmış olurdu.
Milli irade böyle buyurdu!denirse,başımızı uzatıp,"boynumuz kıldan ince" mi diyeceğiz?

18.08.2012


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00