BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
222
Dün
:
4601
Toplam
:
13182310
Sanal Bakış Mehmet SANAL
ÜCRETLER
yozgatgazetesi@yahoo.com
Yüce dinimiz,"çalıştırdığınız işçinin alnının teri kurumadan emeğinin karşılığını veriniz." buyuruyor.Benim bilebildiğim kadarıyla az veya çok verme konusunda bir tavsiye yok. Ancak 'emeğinin karşılığı' ndan maksat, zamanın şartları muvacehesinde emeğin değeri neyse, verilmesi istenen de odur.

Müslüman işveren veya müslümanların oluşturduğu, işveren pozisyonundaki tüzel kişilik, devlet dahil, islama aykırı hareket edemiyeceğine göre; 'emeğin karşılığı' nı verdiği zaman ancak dine uygun davranmış sayılır.aksi halde,günah işlemiş,en hafifinden kul hakkına tecavüz etmiş sayılır.

Cenabı hakk; kitab-ı keriminde, her türlü günahı affedebileceğini,kulunu bağışlayabileceğini beyan ederken, kul hakkı yiyeni bu affın dışında tutyor.
İnanmış ve iman etmiş bir müminin hayatı ve toplumsal görevleri süresince,korkması gereken en önemli hadisenin kul hakkı olduğu kaçınılmazdır.

Yüce peygamberi;"kimin hakkı varsa gelip alsın,kime vurdumsa işte sırtım gelip vursun" diyen bir dinin mensubu, musalla taşında alacağı helallikle 'kul hakkı'ndan kurtulamaz.
Emeği ucuza satın alarak kazancı yükseltmek veya bütçeyi emek sömürüsü ile dengelemek maalesef müslümanları da kapitalizmin tuzağına düşürdü.

Kapitalizm mi müslümanları aldattı, ya da müslümanlar mı dinden uzaklaşıp hırslarının (nefislerinin) esiri olarak aldatılmaya hazırdı?

İslama göre emeğinin karşılığını alamayan insan,dünyadaki mücadelelerin örnekliğinde sendikalaşma yoluyla hakkını arama gayretine girişti.İşçi ve memurlar bireysel hak arama yetki ve haklarını üyesi oldukları sendikalara devrettiler.

Kurnaz iktidarlar;kendilerine yakın sendikaları destekleyerek,sendika başkanlarına milletvekilliği payesi kazandırarak veya gelecekte milletvekili adayı olabileceklerini ima ederek,sendikalarla yapılacak ücret pazarlığını en az zararla kapatma yoluna gittiler.

Hükumet den büyük beklentiler içinde olan,bu beklentileri zora sokmamak için hükumetle uyumlu olmaya gayret gösteren sendika başkanları gördüler ki; kepçe bir yana,çorba kaşığı ile değil tatlı kaşığı ile vermekten yana bile değil Hükumet.Çay kaşığı ile onuda buçuk,buçuk verme niyetinde!
Ne diyelim? Allah yandaş sendikacılara kolaylık versin!

Malum! aşağısı sakal,yukarısı bıyık misali.
Halbuki;milletvekili maaşları veya ödenekleri ne de kolay artırılıvermişti!Millet bir,iki gün ıkır,cıkır etse de elinden birşey gelmemiş,vekillerimizin ödenekleri,Cumhurbaşkanı ödeneğinin belli bir nisbetine endekslenerek intibaka bağlanmıştı.

Üst düzey memurluklarda da bildiğim kadarıyla problem yok.Onlarda Başbakanlık müsteşarı maaşına endekslenerek işi kurtarıyorlar.
Problem:İşçi,memur,esnaf emeklileri ile asgari ücretle çalışmak zorunda kalan işçiler ve sıradan devlet memurlarının ücretleri gündeme gelince ortaya çıkıyor.

Ne hikmettir bilinmez!Bu ülkede emekli veya görevli milletvekillerinin,üst düzey bürokratların(asker-sivil)ve emeklilerinin ödenekleri bütçeye yük getirmez de! Memur,işçi, esnaf emeklileri ile çalışan memur ve işçilerin ücretleri bütçeye yük getirir!

Bir milletvekili veya emeklisi,kaç asgari ücretlinin maaşını alır bir ayda,hiç düşündünüz mü?
Veya,bir üst düzey bürokrat veya emeklisi,normal kaç memurun maaşını alır bir ayda,bir düşünün.
sahi!'emekli intibak yasası' çıkarılmıştı! Emekliler intibak farklarını ne zaman alacaklar, milletvekilleri ne zaman?

İşçi,memur,emekli maaşları;'bütçeye yük getiriyor' söyleminin zulmünden kurtarılarak, Cumhurbaşkanı,Başbakan,Bakan,milletvekili,üst bürokrat veya orta seviye bürokrat maaşına endekslenerek zamlanamaz mı?

Ya da; yıllık enflasyon oranı artı refah payı na endekslenerek artırılamaz mı? Refah payından kasdımız,bir önceki yıla göre paranın satın alma gücündeki değer farklılığıdır.

İktidarın insafına endeksli ücret artışlarının;emeğin karşılığını sağlamadığı bir yana,geçim huzuruna katkı sağlamadığı da gerçek

Siz vermesenizde, Allah(c.c) bu milletin rızkını verir.Ama yönetimini ellerinize tevdi eden Allah(c.c.)bu milletin hakkını sizden de sorar.

29.05.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00