BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 21.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
223
Dün
:
4601
Toplam
:
13183257
Sanal Bakış Mehmet SANAL
AYET Mİ? HADİS Mİ?
yozgatgazetesi@yahoo.com
İmanı, kibrinden menkul zavallı zevat büyük bir cevher yumurtlamış!

İlköğretim okullarında; öğrencilere her sabah topluca okutulan ANDIMIZ Ayet mi? Hadis mi?

Elbette! Ne Ayet? Ne de Nadis?

Soruyu soran zavallı, ayet ve hadis olmadığını biliyor mu? Bilmez olur mu?

Cumhuriyetin yaşadığı 89 yılında, 74 milyondan bir kişi çıkıp; çocuklarımızın okuduğu ‘ANDIMIZ’ ayettir, hadistin veya ayet ve hadis mesabesindedir gibi bir söz söylemiş mi dir? Hayır!

O halde! Durduk yerde bunu gündeme taşımadaki amaç nedir?

Kanaatimizce! Din ile Cumhuriyeti çatıştıracak bir provakasyonun fitilini ateşlemektir.

Çocuklarımız her sabah ANDIMIZ’ı okurken ne diyorlar?

“Türküm,
Doğruyum, Çalışkanım.
İlkem küçüklerimi korumuk, büyüklerimi saymak,
Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm;
Yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük ATATÜRK
Açtığın yolda,
Gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım TÜRK varlığına armağan olsun.
Ne mutyu TÜRK’üm diyene.”

İktidar allamesi, provakatör özentisine sorsak!
Siz,
“Çocuklarınızın; doğru ve çalışkan olmasını,
küçüklerini korumasını,
büyüklerini saymasını,
yurdunu, milletini sevmesine
yükselip ileri gitmesine,
muhasır medeniyet hedefine ulaşmak için
durmadan yürümesine”
KARŞI MI SINIZ?

O malum kafa, utanmaz bir riyakarlık ile
HAŞA!!! Diyecektir.

Peki! Neye karşısın o zaman?

Efendim, “ben karşı değilim. Sadece soruyorum bunlar, ayet mi? Hadis mi?”

Fitneye bakar mı sınız?

Kıvranıp da söyleyemedikleri TÜRK ve ATATÜRK.

Biz, TÜRK ve ATATÜRK isimlerini karşıyız diyemedikleri için, ayet mi? Hadis mi? Diyerek fitne yoluna sapıyolar.

Onlara göre; itiraz edilen ANDIMIZ değil, TÜRK ve ATATÜRK.

Andımızda geçen TÜRK ve ATATÜRK yerine, onların düşüncesine uygun iki kelime bulup koyun, ANDIMIZ’ı ayakta alkışlar, saban-akşam radyo ve televizyonlarda okuturlar.

Kul derlemesi olduğu herkesce bilinen bir metni (ANDIMIZ) ayet mi? Hadis mi? Yaftalaması ile milletin maneviyatına sıkılan kurşuna çevirenler ve bu sayede kendi dindarlıklarını milletin gözüne-gözüne sokanlar:
Doğru ve çalışkan olmanın,
Küçükleri korumak ve büyükleri saymanın,
Dinimizin emri ve bin yıllık kültürümüzün gereği olduğunu bilmezler mi?

Yurdunu ve milletini özünden çok sevmenin,
“Hubbül vatan, minel iman.” (vatan sevgisi imandandır.) buyuran Hz. Peygamber (s.a.v.)’in hadisi olduğundan haberleri yok mu?

Yükselme ve ileri gitme ülküsünün, Hz. Peygamber (s.a.v.)’in “Bir günü, diğer gününe uyan bizden değildir.” Hadisinin gereği olduğunu görmezler mi?

Devam ediyor ANDIMIZ.

Açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime and içerim.

Açtığın yol hangi yol?

Bu günkü devletlileri bulundukları makamlara taşıyan Cumhuriyet ve Demokrasi yolu.

Tabi burada kastedilen; ne baas Cumhuriyeti, ne de bu gün uygulandığı iddia edilen ileri demokrasi!

Doğrudan Türkiye cumhuriyeti, düşünceyi mahkum etmeyen ve insan onuruna yakışan demokrasi.

Gösterilen hedef hangisi?

‘sıfır sorun’ iddiası ile sorunlu hale getirilmiş hedef değil elbet!

Muasır medeniyet. Yan insanın barışı, refahı, huzuru, mutluluğu ve zenginliğidir.

Zamanın gereği, fennin icabı, teknolojinin aletleri kullanılarak, insana en yüksek hayat standardını sağlamaktır.

Diğer bir ifadeyle, kulun hayatını, yaradanın emri doğrultusunda kulun hizmetine adamaktadır.

Ayet mi? Hadis mi? Diye ortalığı fesada salanlar; Hz. Peygamber (s.a.v.)’in “insana hizmet eden insan, insanların en hayırlısıdır.” Hadisini duymamış olabilir mi?

Onlar, bunların hepsini bilirler, görürler, duyarlar ve hepsinden haberdardırlar. Ancak işlerine ve hesaplarına nasıl gelirse öyle kullanırlar. Halkı din ile korkuturlar ama kendileri ne Allah (c.c) dan korkar ne Peygamber (s.a.v.) den utanırlar.

Onların itirazı ve bilmek istedikleri şey;

Dünyanın uluslaşması sürecinde, ANDIMIZ söyleminin TÜRK uluslaşmasına temel taşı görevi üstlenmiş olmasıdır.

Maksat; ayet mi? Hadis mi? Fitnesi ile temeldeki taşı söküp almaktır.

Onlar, bu milletin, dinini Kur’an’ı değil, taklidi yaşadığını çok iyi biliyorlar. Çünkü kendilerine o taklidi gelenekten geliyorlar. İçlerinde, Kur’an’ı başından sonuna anlayarak okuyup, hayatına yansıtanlar tahmininizden çok aşağıdadırlar.

Bu yüzden, dini kavramları kolayca istismar etmekten çekinmiyorlar.

Bu milletin; her şeyi çok çabuk unuttuğu varsayımını bir türlü unutmadığını ve unutturulmadığını görüp öfkeleniyorlar.


Bu milletin; günü birlik ve kolay yaşamayı sevdiğini biliyor, gündemi ona göre belirliyorlar. Halkı, belirledikleri gündemin içinde mahpus tutmak istiyorlar.

Arada bir de ayet mi? Hadis mi? Kabilinden zehirli olarak düşürerek, milletin milli değerlerine bağlılığını test ediyorlar.

Tepki güçlü gelirse...!

Efendim! “biz kaldıralım demedik, tartışılsın dedik.” Deyip başka kanala geçiyorlar.

Fitne ve fesadın neyini tartışacaksınız?

Tartıştıkça katmerlenmesinden nasıl bir hayırlı! Sonuç bekliyorsunuz?

Ayet mi? Adis mi? Diye fitne çıkaranlar, ayeti bilseler ve ona iman etseler, TÜRK’e de ATATÜRK’e de düşman olmalarına gerek kalmayacak!

Yüce kitabımız Kur’an, Hucurat suresi 13. Ayetinde şöyle buyuruyor.

“ey insanlar, biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi KAVİM, KAVİM-KABİLE, KABİLE yaptık.”

Ayetteki KAVİM ve KABİLE bu insanlara neyi anlatıyor acaba?

Yine Kur’an Şura suresi 8. Ayetinde “eğer Allah dileseydi, bütün insanları bir ümmet yapardı.” Buyuruyor.

Allah (c.c.)’ın TÜRK diye bir kavim yaratıp, başınada kulu Mustafa Kemal’i lider (ATATÜRK) olarak göndermesi Kun’an’a imanın imanın neresine ters geliyor?

Yoksa bu fitne, fücur ehline göre, TÜRK’ü ve ATATÜRK’ü yaradan Allah (c.c.) dan gayrı (haşa) ilah mı var?

Aşk’ın ışığı ile asırlar öncesinden, bugünün zifiri karanlık kafa ve gönüllerini farkeden şems-i TEBRİZİ;

“Sakın kendi doğrularını putlaştırma.
İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama.” Diye haykırıyor.

Asırların karanlığını yırtarak günümüze ulaşan bu ilahi AŞK’ın sesi, günümüzde kendi doğrularını putlaştıranlara ve kibirlenenlere birşey ifade etmiyor mu?

16.04.2012

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00