BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
187
Dün
:
4601
Toplam
:
13178007
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Muhasebe
yozgatgazetesi@yahoo.com
Yolun yarısını çoktan aşmış ömrün bir yılını daha geride bıraktık.
Hayatın hayı-huyu içinde zamanın akışını fark etmeyen insan, kaybedilen her yıla inat biraz daha büyüdüğüne inanır. Ta ki; adına emeklilik denen menhus illet yakasına yapışıncaya kadar.
Emekli maaşını çekip tembel-tembel harcamaya başlayınca, sanki yıllar daha çabuk geçiyor gibi gelir insana.
Çalışırken her yıl büyüdüğüne sevinen ve hayata kanatlanan insan, emeklilik ile birlikte geçen her yılın kendisini biraz daha küçülttüğünü sanır.

Her yaştan insanın hayata bakışı, hayattan beklentisi, hayatı algılayış ve idraki farklı olsa da; her geçen yılın ardından herkesin yaptığı muhasebe üç aşağı- beş yukarı aynıdır.

Yılın başında nerdeydim? Şimdi nerde?

Geçen bir yılda neleri başarabildim?
Neleri başaramadım?

Bir yılın sonunda kaybettiğim dostlarımın yerine yenilerini koyabildim mi?
Daha da önemlisi; yaşayan tüm dostlarımız ile ve kaybettiğimiz dostlarımızın kalanları ile irtibatı devam ettirebildik mi?

Aile bireylerimiz, arkadaşlarınız, yakınlarımız, hısım-akrabamız, dostlarımız, sevenlerimiz, sevdiklerimiz, sevmediklerimiz ile ilişkilerimiz hangi safhada?

Yeni düşmanlar yaratmaktan öte, yeni dostluklar tesis edebildik mi?
Küs olduklarımızla barışıp, barıştıklarımızla kucaklaşabildik mi?

Fert-fert barışıp kucaklaşmayı beceremeyenlerin toplumsal kucaklaşmayı başaramayacaklarını idrak edebildik mi?

Birey olarak hayatımızın muhasebesini yapacağız da: bireyler eliyle hayata geçirilen; kurum, kuruluş ve devletlerin muhasebesini yapmayacak mıyız?

“Allah indinde tek din İslam”ın uhreviyetine gizleyip, İslam adına yediğimiz herzelerin pişmanlığını duymayacak mıyız?

Büyük millete mensubiyetimizin kibrini, ancak; haklı, adil, merhametli, saygılı olabildiğimiz ölçüde taşıyabileceğimizi hatırlamayacak mıyız?

Aksi halde, Allah (c.c.)’a değil iblise kulluk ettiğimizin farkına varmayacak mıyız?
Bireysel muhasebemiz kimseyi ilgilendirmese de, toplumsal muhasebemiz Vatan toprağında yaşayan herkesi müştereken ilgilendiriyor.

“Komşularımız ile sıfır sorun” iddiası ile yola çıkmış barışa giden yolun komşulardan başladığını söylemiştik!
Doğudan başlayarak adım-adım gidelim.

Ermenistan ile nerede idik? Nereye geldik?

İran ile nerede idik? Nereye geldik?

Irak ile (üç parça mı?, tek parça mı?) neredeydik? Nereye geldik?
Suriye ile uzun süren düşmanlığı bitirip kucaklaşmıştık. Şimdi neredeyiz?
El-fetih ile Hamas arasında uzlaşma masasına Mısır’ı davet eden Filistin ile neredeydik? Nereye geldik?
İsrail ile neredeydik? Nereye geldik?

Mısır ile neredeydik? Nereye geldik?

Kıbrıs Rum kesimi ile neredeydik? Nereye geldik?

Kıbrıs’ta Statükocu dışladığımız Sayın Denktaş’tan sonra Kıbrıs meselesini nereye getirdik?
Kendi krizi ile boğuşan Yunanistan ve henüz rüştünü ispat etmemiş Balkan devletlerini bir yana koyarsak Kuzeyde Rusya ile neredeydik? Nereye geldik?

On yıldır, neredeyse unuttuğumuz Türk dünyası (Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan) ile neredeydik? Nereye geldik?

Vatan toprağında asırlardır beraber yaşayan Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Ermeni, Rum, Yahudi, Süryani, Koldani ve diğerleri, birbirine göre nerede idi? Nereye geldi?

Demokrasi anlayışımız, Vatan sevgimiz, insanca saygımız neredeydi? Nereye geldi?
Meğer; cevaplamamız gereken ne çok soru çözmemiz gereken ne çok sorun varmış!
Cevapladığımız soru, çözdüğümüz sorun yok mu?
Olmaz mı heeeç !

Muhteşem ecdadımızdan aldığımız güç ile Françekos’un torununu koyunca oturtmadık mı? Daha dün.
Yeni yılda her şey gönlünüzce olsun.
¨ ¨ ¨
Not: Yozgat Lisesinin 1969 mezunu sınıf arkadaşım, sevgili kardeşim Mehmet Yüceer’in vefatını üzüntü ile öğrendim. Ailesine, yakınlarına, sınıf arkadaşlarına ve müşterek dostlarımıza taziyelerimi sunuyorum.
Başımız sağolsun. Allah (c.c.) rahmetini üstünden eksik etmesin. Amin.


Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00