BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
211
Dün
:
4601
Toplam
:
13176242
Sanal Bakış Mehmet SANAL
Hukuk teminatı
yozgatgazetesi@yahoo.com
Bedeli Mukabili herhangi bir işi yaptırmak isteyen Kurum, Kuruluş, Şirket veya kişi, işi yapmaya talip olandan bir güvence ister. Bunun adı TEMİNATTIR.
Özellikle devlet ihalelerinde teminat verilmeden işe başlanmaz.
Keza kiralama işlerinde kira sözleşmesi gereğince kiracı teminat vermek zorundadır.
İşi yapmayı taahhüt eden veya kiracı sözleşme şartlarına uygun davranmaz ise verdiği teminat yanar.
“Mal canın yongasıdır.”demişler. Teminatı yanan maddi olarak zarar görür, canı yanar.
Teminat ekonomik olaylara karşı ekonomik bir riski göze alma hadisesidir.
Sosyal ve siyasi manada teminattan bahsedilebilir mi?
İnsan ile insanın, insan ile devletin, insan ile siyasetin arasında vatandaşlık ilişkileri ile sosyal ilişkileri bir maddi teminata bağlamak mümkün mü? Veya manevi bir teminattan bahsedilebilir mi? Manevi teminatın riski kimin, kazancı kimin olacaktır? Çoğunluğa dayanarak azınlığın hakları adaletsizce ortadan kaldırılırsa azınlığın teminatı ne olacak?
Aklımız erdiğince irdelemeye çalışalım.
Önce işe bir siyaset büyüğümüzün müthiş hitabet sanatından bir pasaj aktararak başlayalım.
“Muhalefet bir korku atmosferi yaratmaya çalışıyor. 74 milyona samimiyetle sesleniyorum. Her vatandaşımın endişesi, endişemizdir. Bize oy versin vermesin, sevsin yada sevmesin her bir vatandaşımın yaşam tarzı bizim NAMUSUMUZDUR, TEMİNATIMIZ ALTINDADIR. Endişeleri, korkuları anlama gayreti içindeyiz…”
Ne söylerse söylesin! Bir hatibi alkışlamak için dinliyorsanız! Rakibe giydirdiğin den zevk alıp keyiflendirmek için dinliyorsanız, sorgulamak için değil hitabet şehvetini köpürtmek için dinliyorsanız, ona tabi olmaktan ve şuursuzca peşinden gitmekten gayri çareniz yoktur.
“Muhalefet korku atmosferi yaratmaya çalışıyor.”
Muhalefetten kasıt sadece Muhalif siyasi yönetimler ise; Muhalefete oyları ile destek verenler: akılsız, beyinsiz, izansız, idraksiz dünya ve demokrasi düşüncesi olmayan mahluk sürüsü mü?
Muhalefetten kasıt topyekün iktidara muhalif olanlar ise, ileri demokrasi gereği! İzin verinde o kitlelerinde sizden farklı bir dünya, demokrasi, siyaset anlayışı olsun. Ve bu anlayışı korkmadan haykırabilsin.
“74 milyona samimiyetle sesleniyorum. Her vatandaşın endişesi endişemizdir.”
YGS’ye giren 1.700 bin örgenci ve onların aileleri ŞİFRE olayından endişeli. Bu endişeden iktidar endişesiz.ÖSYM başkanı onları tatmin etmiş. O kadar tatmin olmuşlar ki; endişe edenlerin endişesi iktidara TEZGAH endişesi olarak yansımış.
AKP genel başkan yardımcısı Hüseyin Çelik:
“Yanlışlığı savunmak mümkün değil. 17 okulun tamamına kız öğrenci yerleştirilmiş. Bu doğru değil.” derken.
“YGS’deki şifre iddiaları’yla hükümete tezgah kuruldu.” diyor.
Gerçekten bir tezgah varsa teminatı ne?
ŞİFRE olayı gerçek ise teminatı ne?
İktidarın tatmin olması teminat yerine geçiyor mu?
ÖSYM, Bakanı “ Dijital baskı programını ilk defa uyguladığımız için ACEMİLİK oldu, şifreleme meselesi çalışanların İŞGÜZARLIĞI, doğru-yanlış seçeneklerin dağıtımında EKSİKLİK oldu.” diyor.
Başbakan’ın SAMİMİYETİNDEN, endişelenenler değil, işinde ACEMİLİK, İŞGÜZARLIK, EKSİKLİK yapanlar istifade ediyor.
Oysa, Kur’an: “İŞİ EHLİNE VERİN” buyuruyor.
İktidar, devlet işlerini ehline vermez ise vatandaşların uğruyacağı zararın teminatı ne?
Gafletin yolu samimiyet taşları ile döşenir.
“Bize oy versin vermesin, sevsin yada sevmesin,her bir vatandaşımın yaşam kartı bizim NAMUSUMUZDUR.”
Önce şu NAMUS meselesini biraz açalım.
Bizim geleneksel İslam anlayışımız: ailenin namusunu babaya, kadının namusunu kocaya, kızın namusunu erkek kardeşe havale ederek işi çözmüştür. Bu yaklaşımdan hareketle ülkenin ve vatandaşın namusunu da Başbakana mı havale edeceğiz?
Yüce Kitabımızın Kur’an kadına ve erkeğe namusun korunmasını nasıl emrediyor bakın.
“Nisa suresi 34 : iyi kadın, Allah’ın korumasını emrettiğini, kocasının yokluğunda da koruyandır.
Nur suresi 30 : Mü’min erkeklere söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar.
Nur suresi 31 : Mü’min kadınlara da söyle: gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.
Mü’minun suresi 1/5 : Mü’minler muhakkak kurtuluşa ermiştir.
Ve onlar ki, ırz ve namuslarını korurlar.”
Müslüman erkek ve kadın kendi namusunu koruyacaktır. Bu konuda teminata ihtiyaç yok.
Müslüman değilse o da kendi inancına göre namusunu koruyacaktır.
Devlet’e ve devlet adamına düşen görev: Vatandaşın (müslüman-gayri müslüm - günahsız veya günahkar) hayatını toplum düzenine zarar vermeden Ailediği gibi yaşayabilme ortamını hazırlamaktır.
Başbakan: “Vatandaşın yaşam tarzı bizim namusumuzdur.” derken! Devletin polisi içki ruhsatlı lokantaları basıp tutanak tutuyor.
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç : “Hayat içki ve seksten ibaret değildir.” diyor. Sanki hayat içki ve seksten ibarettir diyen varmış gibi.
Oysa içki de, seks de insanlık tarihi kadar eski.
İçkinin yasak olduğu LİBYA Türkiye’den en çok üzüm ve incir ithal ediyormuş. Sebebi nedir dersiniz? LİBYA’da evlerde kaçak içki yapılması.
Devlet olarak üretimine, satışına izin vereceksin Verginin yüklüsünü içkiden alacaksın, içenin yaşam tarzını namusun belleyeceksin!
Devletin Başkanı’da “Hayat içkiden ve seksten ibaret değildir.”Aile politika yapacak.
“Hayat seksten ibaret değildir.”
Çocuklar siparişle mi geliyor dünyaya?
“Vatandaşın yaşam tarzı teminatımız altındadır.”
Vatandaş sizi teminat olarak görse niye korksun? Niye endişe etsin? Vatandaşın korku ve endişesi varsa bunu ortadan kaldıracak olan şahsi teminat değil hukuki teminat olmalıdır.
“Endişeleri korkuları anlama gayreti içindeyiz.”
8,5 yıl devleti yöneteceksiniz. Halkın endişelerini korkularını 8,5 yılda anlamıyacaksınız, anlamamak için demokrasi diye çoğunluğun gücünü KİBRE taht yapacaksınız, 9. yıl, “anlama gayreti içindeyiz.” diyeceksiniz. Anlamanız için kaç yıl daha geçmesi gerekli?
Eğer hakikaten ;
Samimiyseniz,
Vatandaşın endişesi endişeniz ise,
Vatandaşın yaşam tarzı namusunuz ise
ŞAHSİ TEMİNATINIZA GEREK YOK.
Devlet adamı olarak ;
Endişe eden vatandaşın endişesini giderecek,
Sizi sevmeyenleri size karşı koruyacak,
Hükümetinize oy vermeyenlerin hakkını arayacak,
Yaşam tarzı size uymayanların hürriyetini muhafaza edecek,
Vatandaşı devlet ve Hükümet karşısında başı dik durduracak,
Kişi hak ve özgürlüğüne dayalı
HUKUK (kanun değil) TEMİNATINI HAYATA GEÇİRMEKTİR



Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
Şimdi gurbet vatan, sıla gurbet oldu
sevgili hemşehrim sevgili dostum yazınızı dikkatle okudun katılmadım yer yok ancak sizlerinde sorumluluğu oldugununu düşünüyorom hamasi nutuk atanları deşifre etmediğiniz için
hep aynı şikayetleri okumaktan vede yazmaktan gına geldi eylem zamanı olduğunu düşünüyorm hakikatları halk öğrensin
tüm insanları bayramını kutlar esenlikler dilerim selamlar
hasan baycan -- 07.10.2014 12:31
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Kalemine sağlık hemşerim çok güzel yazmışsı ama yeni okudum ,Selamlar
Salih -- 24.08.2014 12:32
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Sayın Başkanım,Siz çok saygı duyduğum bir şahsiyetsiniz ama size bu konuda katılmıyorum.Sayın İhsanoğlu kendi iradesiyle aday olmuş biri değil,öyle olsaydı hakaten Yozgat milliyetçiliği düşünülürdü.İhsanoğlu Yozgat'ı düşünseydi bu şekilde aday olmaması gerekirdi.
Saygılar
semih -- 08.08.2014 01:39
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
sayın m.sanal soy adınız sanal ama siz gerçeleri yazarak olması gerekenleri çok güzel özetlemişsiniz ellerinize ve yüreğine sağlık bizler Yozgat dışında yaşayan vede yazgatta yaşayan herkesin kendisi ile imtihanını dile getirmişminiz 0y kullanan herkesin bu güzel mesajınızı okumalarını tavsiye ederim ankarada yaşayanbir kısım mühendisler.herkese selamlar
hasan baycan -- 07.08.2014 13:08
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın sayın yazar gerçekten yüreğinize kaleminize sağlık inşallah torunlarımızın yüzü kararmayacak yozgatlının bu konudaki hassasiyetini görebiliyorum .Bu arada sayın Recep Tayyip Erdoğan herkese gazetede fikir yazma özgürlüğünü verdi .Kendine güvenenler lütfen çıksın şahsi fikirlerini yayınlasın....
yozgatlı -- 07.08.2014 11:30
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
Üstadım elinize, yüreğinize sağlık, emin olun ki kendini Yozgat'lı hissedenler torunlarına mahcup olmayacaktır.
Yücel UZUN -- 07.08.2014 09:37
Torunlarınızın yüzünü bugünden karartmayın
gözüken köy kılavuz istemez elinde gazete imkanı olan bol keseden yazıyor.o sizin şahsi fikriniz.
hasan yarar -- 07.08.2014 09:09
Alamut kalesini bilir misiniz?
Ağzına sağlık, kalemine sağlık sevgili dostum.Yazının hülasasına demek istiyorsunki,hak hukuk ve dürüstlük insanın temel çizgisi olmalı.Bence çok doğru katılıyorum.Diliyorum ki yaradanının sabrı çabuk tükensin ne yapacaksa yapıp bu sahte karları,din bezirganlarını,allah diye diye insanlardan oy devşirenleri başımızdan atsın.
Süleyman -- 10.03.2014 17:24
Alamut kalesini bilir misiniz?
Mehmet Kardeşim selamlar,Nasılsınız ben Hasbekten Necati keleşer.Yazınızı görünce bir hatırınızı sorayım dedim.
Selam ve saygılarımla
Necati Keleşer -- 13.01.2014 20:57
Alamut kalesini bilir misiniz?
Köşe yazınızı değerlendirmek haddimize düşmese de Ülke gündemindeki bu vahim hadiseyi en güzel anlatan yorumlardan biri olması sebebiyle teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Kaleminize, yüreğinize sağlık yalnız lütfen engin tecrübe ve bilginizi size has üslubunuzla birleştirdiğiniz o güzel yazıları daha sık yazarak, bizleri mahrum etmeyin. Saygı, selam ve Dua ile Allah'a emanet olun.
METEHAN DOĞAN -- 08.01.2014 18:04
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00