BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 19.04.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
188
Dün
:
4633
Toplam
:
13774602
YANKI Kadriye ŞAHİN
YILDIZLARDA ASILI KALAN GÜLÜŞLER ( Yeni Yıl )
kadriyesahin64@gmail.com
Uzun zamandır yolculuk yaptığımız yılların görünmez rayları, bizler için her "yeni yıl"da biraz daha kısalırken, tüm hatıralar yılların arkasında daha bir canlanarak yalnızlaştığımız yolculuğumuza yoldaş olur. Mekanlar değişse de anılar, insanlar yaşadıkça canlı kalır. Belki de bu yüzden, hatıraları paketlediğimiz iç dünyamızdaki arşivi sık sık ziyaret ederiz. Duygularımızı hangi nesnelerle bütünleştirmiş isek, o nesnelerin kokuları, şekilleri, sesleri bizi o günlere yeniden ulaştırır...

Ve buluşuruz...
Soğuk kış gecelerinde, yanan sobanın üstünde patlayan kestane sesinde... Babam'ın, akşam eve getirdiği, buram buram buğulanan çerez kokulu filesinde. Çoğu zaman annemin, fırınlı sobada pişirdiği kırmızı çöreklerin nefesinde. Tam, gece yarısından sonra başlayacak olan, renksiz dünyanın "Zeki Müren" konserinde. Sevgiler özleme karışıp buluşur; Uzaklara gönderdiğimiz, kar yağan kartpostallı zarfların içinde..
Her senede; Yozgat'ın fırtınalı gecelerine asılı, ağır ağır yaptığı yolculuk seferinde...
Vefamız'a Vefasızlık ederek;
Bir bir getirip, ömür nakşına işlediklerini, acımasızca gerilere sürükler. Her yıl tekrar gelişinde...
Tüm anılar titrek titrek yaklaşırken, buram buram özlem kokusu taşır. Yozgat'ın,Yozgat'ta kalan bizsiz, bizden uzak ıssız gecelerinde...

O günleri, o gecelerde biz...
Bekleyerek; Beklemelere alıştığımız için sevdik belkide. O gece akrabalar toplanıp, çocukluğumuzu söğüt dalına asılı bıraktığımız, Halam'ın bahçeli evinde. Umutlarımız, doldurulup karıştırılırdı, oynadığımız tombala torbası içine. Çocuklarla çocukluğu yaşamanın mutluluğu yansırdı; Her oyunda, "tombala" diye seslenen Ali Eniştem'in gülümseyen yüzünde. Öte yandan, ilgisiz kalmanın kıskançlığı belirirdi, söz bilmeyen bebelerin sesinde. "Tombala" çığlıkları ile uyanıp, korkuyla ağlayan Salih'in yeşil gözlerinde. Gece yarısından sonra, emziklerini kaybeden; Bakkal Mehmet'i yatağından kaldırıp, kışın ayazında olmadık şeyler isteyip ağlama krizlerine giren, Mustafa'nın sesinde. Serdar'ın, muzırlık akan kara gözlerini açarak çerezleri dağıtması, dizlerinin üstünde... Şefkat, sevgide köpük köpük uçuşurdu. Bu afacanları," komili sabunları" diye seven, Sıtkı Ağabeyim'in benzetmesinde.
Sevgiyle bezenen benzetmeleri sakladık; Çocukların sevildiği, meyve bahçeli o evde. Yozgat'ın Taşköprü mahallesindeki yıldızlarla aydınlanan gecelerinde...

Sevinmeyi sevdik o gecelerde. Çocukluğunu geride bırakanların, bir gece ansızın çocukluğu ile buluşma anında. Gece yarısından sonra, ılık ılık kar yağışı başladığında; O evin bahçesi, sanki ki cennetin kucağında. Hanife, Fatoş, Zehra, Adem, Ayhan, Bilal, İbili (ibrahim) Mehmet; Tüm aile çocuklarının yüreği çarpar kar gülleri tomurcuğunda. Yankılanan seslerimize yanıt olur, karşı komşuların avlu lambaları yandığında. Avluya fırlayan Meryem, Mürşide, Nigar... Diğer taraftan Zekiye, Satı, Döndü, Durmuş, Nurhayat seslenir; Taşköprü ile Yenicami Mahallesi'nin bitişik sokağında... Mahalleden erkek ayağı çekilir, tam da bu zamanda. Fırsat bilip, mahalle kadınları bir bir çıkar mahalle yokuşuna. Kızak kayar, kartopu oynarız. Yaşanmamış çocukluk, bastırılmış duygular coşar, sessiz gülüşlerin dışarı akışında. Mahsun bekleyen çocukluğuna, bir geceliğine kavuşup, tülbent'indeki boncuklardan ay ışığı savrulan komşularla. Zamanın ters dönüp, geçmişten o geceye akışında...
Gizledik gülüşleri biz, gecenin karanlığında. Genç kızların kısık sesli kahkahalarını; Yozgat'ın Yozgat da kalan, ay ışığı pırıltısına.

Mutluluğun aranmayacağını öğrendik; Hep o bahçede, çocuklarla çocukça. Yağan karlar bedenimizde erirdi, yüreğimizdeki birlikteliğin sıcaklığında. Üşümezdik, "yıl başı" gecelerin de, ümit yüklü hayallerin boş çıktığı yıl sonunda. Üşümek için sadece, erik dallarının karlarını, söğüt ağacının kurumuş yapraklarını silkeledikçe, ay ışığı dökülürdü başımıza. Ay gecenin kakül'ünü tarar, yıldızdan tokalar takardı, göğün siyah saçına. Kirpiklerimiz de toplanan kar damlacıklarında oluşan, gök kuşağı kırılırdı bakışlarımızda. Yandaşımız, yoldaşımız, köpeğimiz "kara", hep bizimle oynarken, küheylan at olurdu yanımızda. Ne çam süsler, ne hindi keserdik. Havai fişeklerde yoktu. Patlatıp, seyrine dalacak, bizim zamanımızda. Çocuklar güldüğünde, yıldızlar gökten dökülür; Kar yakamozu parlardı ayağımızın altında...
Zamansız, İbili'nin (ibrahim) vefatı... Vefasını canıyla ödeyen köpeği "kara" nın parlak tüyüne takılıp, gülüşlerimiz göçüp gitti, bahçe halkının terk-i diyarında.
Mutluluklar sürüklenip giderken,Yenicami ile Taşköprü'nün köprüsüz sokaklarında. Kar yıldızları da eridi, ayağımızın altında.

Ne, Noel babayı bekledik. Nede "yeni yıl"ın başına Noel ekledik. Manevi bayramlarımızın üstünde tutup, bir birimize hediyeler de vermedik. Sadece her yılın başlangıç gecesi bilip, bir araya gelmenin mutluluğunu seyir eyledik.
Öyle saklamışız ki o günleri, zamanın gerisine. Ne mutluluklar, ne sevgiler, ne de hoş görüler; dönmez oldular, seslensek de zamanın derinlerine. Artık; Ayrılık, yalnızlık hüznü düşmüş, gülümseyen yüzlere. Çocukluğun solduğu, erik ağacının kuruduğu o bahçede. Bir yer ki; oynayıp zıplayan dan, gülen güldürenden eser kalmamış. Sarmaşıklar kırılıp, küserek kurumuş, her şey kederde. Sararan yaprakların, ay ışığı gibi parladığı o yerde.. Ay ışıldamaz, yıldızlar dökülmez olmuş, sesleri sürükleyen yılların pençesinde... Katre katre geçen yıllar, kimine şifa, kimine zehir sunarken, altın işlemeli zaman kadehi içende...
Sadece;
Bizim gülüşlerimiz, asılı kalmış; başımıza dökülen yıldızların köşesinde.

Tüm insanlığa; Saygı, sevgi,dostluk, merhamet, Hak, hukuk, anlayış, hoşgörü... Kısacası kaybettiğimiz değerleri tekrar getirmesi temennisiyle...
Hayırlı, sağlıklı, huzurlu, mutlu yıllar dileğiyle...

(Çok sevdiğim Rahmetli Kuzenim, İbrahim'in ve köpeği "Kara"nın anısına ithafen)

30.12.2017

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
RUHU ÖLDÜRÜLEN ŞEHİR
"Sılada kaybolan Çocukluğum" isimli yazı için en son yorum yazan Hocam'a bende sevgilerimi iletiyorum. Sanırım, çalıştığım okullarda görev yapan benden küçük hocalarımızdan biri olmalısınız. Tahmin ediyorum fakat, isminizi yazmış olsaydınız daha net hatırlaya bilirdim. Çalıştığım ve tanıdığım insanların hiç birini unutmadım. Elbette ki, ikram edilen bir bardak çay, bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varken, verilen Selâm'ın, söz olup dökülen kelâm'ın hatırı gönlümüzde sonsuzdur.

Güzel yorumunuz için teşekkür ederim. Selamlar, Sevgiler..
Kadriye ŞAHİN -- 16.03.2018 23:28
SILADA KAYBOLAN ÇOCUKLUĞUM
Leylekler, "cemre"yle dönsün konakların yüksek bacalarına. Lak lak sesleri karışsın ılık meltem rüzgarlarının sancılarına. Büyük cami avlusundaki güvercinler pelte pelte karışsın Yozgat'ın gri bulutlarına. Gökyüzü lacivert akşamların kızıllığına boyandığında. Kırlangıçlar dans edip savrulsun, kara bulut giymiş balerin ustalığında. Sabahın seher rüzgarında çil horozların sesi yankılansın "Gelin kayası" ufuklarında. Sahipsiz köpekler yine olmasın bu şehrin sokaklarında.

Bu yazı ne kadar harika bir kalemden ve bahar kokulu bir yürekten dökülmüş. Ne doğanın güzelliği, ne komşuların özelliği, ne hayvanların sahipsizliği, ne de sosyal yaşanın şenliği unutulmuş. Nakış nakış işlenerek tüm desenler betimlemelerde can bulmuş.

Ne yazık ki, bu şehre leylekler dönmüyor.Güvercinler uçmuyor,kırlangıçlar artık buralardan geçmiyor. Kim bilir belkide siz yoksunuz diye!

Selam, sevgi ve hürmetlerimi kabul buyurunuz.
BELKİ DE HİÇ HATIRLAMADIĞINIZ HOCANIZ -- 10.03.2018 16:52
MEHMETÇİK SURİYE DAĞLARINDA
Yureğine emeğine saglik sermissin gercekleri gözler önüne
Adınız ve Soyadınız -- 07.02.2018 08:07
YILDIZLARDA ASILI KALAN GÜLÜŞLER ( Yeni Yıl )
Kadriye hanım, bu ne güzel bir anlatım. Şiir gibi. İnanın kendimi farklı bir alemde, aile sıcaklığının içinde buldum. Aslında ne çok şeyi kaybetmişiz. paylaşımı, beraberliği, mutlu olmanın yollarını kaybetmişiz. Masal gibi bir bahçe hayal ettirdiniz.

Harika,çok güzel bir anı yazısı olmuş. Selamlar..
Nurten Selvi -- 04.02.2018 02:58
SILADA KAYBOLAN ÇOCUKLUĞUM
Kadriye Şahin hanımefendi, Gecenin üçü olmuş. Uyku tutmadı. Kalkıp yine bu yazıyı okumak istedim. Belki gerilere yaptığım yolculukta, etrafın manzarasından gözlerim yorulur; ruhum rahatlayıp, mutluluğu, huzuru bulur diye.

Bize bizi taşıdığınız, unuttuğumuz geçmişimizle tanıştırıp, huzur taşıdığınız için size minnettarım. Diğer yazılarınızda çok güzel fakat bu yazı başka bir güzel. Çocukluk ve çocuklar kadar özel. Teşekkürler sevgiler... Siz hep yazınız.
Mahinur Sezer -- 01.02.2018 03:20
YOZGAT YOLU, GÖÇ KERVANI
Kadriye hanım; Bir zamanlar Kapusuzoğlu'nun sayfasını takip etmekten usandık. Sizde usandırmayın bizi. O güzel yazılarınızı okudukça okuyasım geliyor. Yozgat'ın yarasına parmak basmışsınız. Keşkelerim kimseler göçmeseydi. Yozgat güzelleşti fakat sizin dediğiniz gibi içinde salınan yerlisi kalmadı. Selamlar, sevgiler... güzel kaleminiz her daim yazsın istiyoruz.
Nagihan Uslu -- 29.01.2018 03:16
YOZGAT YOLU, GÖÇ KERVANI
Sayın Şahin;
Yazının tamamı değerlendirilecek olur isek; teknolojide öndeyiz fakat, üretimde gerideyiz demek istemişsiniz.Bunun sebebini "yol sorunu, ulaşım" olarak nitelendirmiş siniz. Yol meselesi Yozgat ın kanayan bir yarasıdır. Şehir içi ve dış ulaşım yıllarca insanları canından bezdirmiştir.

Yazılarınızdaki betimlemeler ve benzetmeler her daim ilgiyle takip etmeme neden olan dikkat çekici noktalardır.

Kaleminiz var olsun. saygılar.
Songül gül -- 23.01.2018 17:01
YOZGAT YOLU, GÖÇ KERVANI
Kadriye hanım ,yine döktürmüşsünüz..
Evet,yozgat aynen dediğiniz gibi..
Yozgat yolları hala kardır.
Minareleri aynen dardır.
Artık,şerefeye çıkan yoktur
Hocalarda mikrofon vardır.
..........
kaleminiz her daim yazsın..saygılarla...
Kaan -- 21.01.2018 10:17
YILDIZLARDA ASILI KALAN GÜLÜŞLER ( Yeni Yıl )
Sayın Kadriye Şahin,

Yazınızı beğeniyle okudum. Şiirsel bir anlatımla yılbaşına bakış açınızı ne de güzel anlatmışsınız. Elbette bizler yılbaşına Noel mantığıyla yaklaşmıyoruz. Ama yeni yıla girerken eş dost, akraba, çoluk çocuk neşeli bir zaman geçirmeyi amaçlıyoruz. Bu bahaneyle birlikteliğimizi kutluyoruz. Bunda da bir sakınca görmüyoruz. Keşke her günümüz neşe içinde geçse.

Yaşama dar bir çerçeveden bakanlar, insanların mutlu olmak için kendilerine yarattıkları fırsatları ne yazık ki onlara çok görüyorlar.

Sayın Abdulkadir Çapanoğlu da yeni yılla ilgili ilginç bir yazı kaleme almış. Sanırım bu yazı, yeni yıl kutlamasını bir Hıristiyan geleneği olarak algılamanın ne denli yanlış olduğunu ortaya koyuyor.

Yeni yılınızı tüm içtenliğimle kutlar,esenlikler dilerim.

Saygılarımla.
Saadet -- 01.01.2018 18:47
YILDIZLARDA ASILI KALAN GÜLÜŞLER ( Yeni Yıl )
Geçmişe doğru sarsıntısız ve bir solukta yapılan yolculuğun ve hepimizin hatıralarından esintiler taşıyan dupduru bir anlatımını okudum. Gazetemizdeki bu müstesna renge, gecikmeli de olsa hoşgeldiniz demek istedim.
Gönlünüz gam görmeye inşallah...

Yasin Ali ER -- 31.12.2017 00:30
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00