BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 11.12.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
385
Dün
:
4633
Toplam
:
14941245
GURBET'TEN Verda Aral GÜLBAY
DEĞERİNİ BİLMEDİĞİMİZ ESERLER
verda1949.18@gmail.com
Her geçtiğimizde içinden seslerin geldiği binalar birgün bakarsınkız ki yıkılıyor ,İçininiz hüzün kaplar,ilk basamağından başlayan yaşamlardakimileri ağlar,kimileri hüzünlüdür,kimileride sevinçlidir.
Evleridir ama yıkalım diyene itiraz etmezler birilrinin çıkarı için yıkalım derler. Kocaman apartman daireleri küçük kalmıştır yapanların sayesinde .
Ya O,güzelim köşklerin hali .
Bahçe kapısından sahanlığa her merdiven basamağında ,bile anılar vardır, sahanlıkta evin hanımlarının mis kokuları,odalara sinen lavanta kokuları sarmıştır evin her yanını .

Zarif hanımlar, güzel genç kızlar ve büyükanneler her köşeye saklamıştır yaşadıklarını.
Bahçesinde güller, hanımelleri, petunyalar ,sardunyalar ,camların önünde sakız sardunyaları bakar her sabah evin yaşayanlarına,günaydın der sanki.
Mutfağı ayrı güzeldir pişen yemeğin kokusu mis kokan evi,koku sarmasın diye kocaman ocaklar da küçük ateşler yakılıp pişen yemeklleri böyle pişiren aşçılar vardı.
Ud çalan büyükanneler ,piyano çalan genç hanımlar köşke ayrı güzellik katarlardı.
Eşlerini akşam sahanlıkta karşılayan hanımlar, büyük anneler vardı.
Aşık olmak ayrı güzellikti .Heyecan vardı o zaman. Sevgi, saygı vardı.
Duvarlarda kahkaha sesleri ,kimi zaman hüzün vardı,Can arkasından perde aralığından sevdiğini bekleyen genç hanımlar heyecanlanırdı yolun başında görünce sevdiklerine koşardı.
Şimdi ne oldu .Bu güzel köşkü çıkarları için satın alan yabanlar,tüm anıları hiçe saydılar.Köşkün sahipleri artık ruhlarını yollamaz güzelim evlerine.
Şimdi bu mis kokulu konaklarda ,kebap kokuları tavana sinmeye başladı.
Olsun para kazanıyorlar ya .Tabii ki et kokakacak koca konak derler.
Yakıştımı beyler, hanımlar canım köşkun evlerin bu hale gelmesi.
Yaşanan tüm anılar yerle bir oldu.Mis kokular et kosuna terk ettiler yerlerini.

Ve şimdilerde çok üzgünüm.

Yozgat Devlet Hastanesinin yıkıldığını duyduğumda ben de hüzünlendim.

Neden değerlerimize sahip çıkmıyoruz, neden bu güzellikleri olduğu gibi,zerafetli asil duruşlarıyla korumuyoruz..

Olmadı bu olmadı. yerle bir etmek, bir anda ama yaşadıklarımızı yüreğimizde acıya boğmak daha da kolay sizler için ama…

Dayanamayanlar gözyaşlarına dur diyemiyor..

16.02.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
YOZGAT SAAT KULESİ
günaydın...
belki bu yazım öğleden sonra veya akşam saatlerinde okunacak.gününüz aydın olsun temennisi ile yazıma başlamamın nedeni;sabah iş yerine gelince ilk işim burnumda buram buram kokan memlektime dair haberleri ve sizin gibi önemsediğim kişilerin yazı ve yorumlarını okumak.
Evet saathane yozgatın simgesidir.kolumuzda saatin, cebimizde telefonların olmadığı zamanlarda kafamızı kaldırıp baktığımız ve hatta yakın mesafedeki evlerimizden gong sesini dinleyerek saatin kaç olduğunu öğrendiğimiz saathane.Ara sıra gittiğim yozgat da bunun gibi perişan gördüğüm çamlık,lise caddesi,sokaklar,caddeler perişan.Kilise çanı gibi olması yenimi akıllarına gelmiş.kaldıki avrupada biçok ülkeyi turistik veya iş nedeniyle gören biri olarak kilise çanına da benzemediğini söyleyebilirim.Yozgat'ın varlıklı kişilerinin bu işe el atması çağrınız yerinde fakat hiç kimse kuruş harcamaz.Herkes devletin sırtında.Estetik ve tarihe sahip çıkma zihniyeti yok.Bilirmisiniz çarşıdan Büyük caminin üstünden İstanbulluoğlu Mahallesine giden yol üzerinde bir kilise vardı.biara halıcılık kursu oldu şimdi cami olmuş.ne kadar sakil,ne kadar kaba.ne kadar lüzumsuz bi yapı.bunu söylediğimiz zaman kafir damgası hazır.Ora da kilise durmuş olsaydı herkes hristiyanmı olacaktı.Avrupa da adamlar dil,din,ırk v.s gözetmeksizin tarihi yapıları gözü gibi koruyor.Bunların içinde dünya kadar da osmanlı eserleri var.Bilhassa balkanlar da her köşe başına bi cami var.neoldu Balkanların hepsi müslüman mı oldu.Bu yazıyı okuyanlara bir tavsiyem var Soner YALÇIN'ın "Alex neden Kürtçe bilmiyor"diye yaklaşık 3-4 yıl önce neşredilmiş bi yazısı var mutlaka okunmalı.Google yazdığınız vakit çıkıyor.
Herkese sağlık ve huzur dilerim.
Yazılarınızı bekliyoruz..Saygılarımla
yozgat sevdalısı -- 31.10.2018 10:19
İYİ ADAM OLMAK İÇİN
Verda Hanımefendi. Anlattığınız yada, anlatmak istediğiniz şeyler doğru. İnsanlığın kadını erkeği olmaz. Çünkü, İnsanlık; dişi insanlık, erkek insanlık diye ayrılmamıştır. Kaba insanların tavırlarını namaz ile bağdaştırıp kibarlık beklemek doğru mu? "İnsanlık, insanda fazla olursa topluma faydalı olur. Toplum huzur bulur. İnsanlık, toplum içindir. İbadet, hem toplum için, hem nefsi içindir. İbadet etmeyen insan, insan olur mu? Önce bunu sorgulamak lâzım!Çünkü hayvanlar ibadet etmez. Hayvanlardan da insani davranışlar beklenemez. Eğer, ibadet eden bir kişi kaba davranışlarda bulunuyorsa, bu insanın yetişme tarzıyla alakalıdır. Sosyal,kültürel, kişisel bir sorundur. İbadet, Allah ile kul arasındaki sorumluluktur. Siz, neden kendinize sorun ediyorsunuz? Bu sorumluluğu yerine getiren insan kaba olabilir. Fakat, asla yaptığı kabalık ibadet ile kıyaslanamaz. Neden her kibar insan, duyarlı insan namazını kılsın. Neden kılmıyor diye sorgulama cürreti gösteremiyorsunuz da; Her kaba insanın namazını sorgulama cürretini gösteriyorsunuz? Davranış biçimini eleştirirken kimsenin ibadetiyle kıyaslama yapamazsınız. İnsanların ibadetiyle uğraşa uğraşa, tenkit ede ede, kıyaslama yapa yapa ibadet yaptırmaz hale getirildi toplum. Camiler toplumsal alanlardır. İnsanlar, bir birinden beslenerek insanlık duygusunu geliştirirler. İnsanlar camiye gitmiş olsalar toplum bu gün daha farklı olurdu. Birlik beraberlik kalmadıysa sebep birleşecek yerde bulunmamaktandır.

Selamlar.

Ayşe Aydener -- 17.08.2018 22:36
KENDİMİ ARAMAK
Verda kardeş,
Çok geçmiş olsun. Dilerim en kısa zamanda sağlığınıza kavuşursunuz.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 20.11.2017 18:15
Vergiler
Günaydın dostlarım, güzel günler görmek hepimizin hakkı oldu, bunu sonuna kadar hak ettiğimizden eminim. Benim için düşündüklerinix, beni çok mutlu etti. Ben sizlerden memnunum ama beni beğenmenize çok çok teşekkür ederim, içimden gelen samimiyet sizlerden aldığım güzel yorumlardan oluyor. Beni kabul etmenize çok teşekkür ederim, keşke babam ve abim de bu günleri görselerdi. Hepinize sonsuz teşekkürler ve sevgiler.
Verda Aral Gülbay -- 11.11.2017 09:51
Vergiler
Verda hanım, cevabınız için teşekkür ederim. Sizinde belirttiğiniz gibi yazarın, yüreğindeki duyguları aktarması bir marifettir. Ancak bu marifetin yanında gönül gözününde açık olması gerekiyor. yani, damlada ki deryayı, samandaki semayı görebiliyorsa o zaman sizin süsleme diye tarif ettiğiniz sanat kendiliğinden oluşur. başarılar sunuyor, sevgiler gönderiyorum.
SUZAN -- 24.10.2017 14:51
Vergiler
YorumunuzSevgili Suzan hanım ;yazılrımı şiirlerimi beğenmeniz beni çok mutlu etti .Evet ilk yazılarımda çekingendim,acaba yanlış kelime seçerde yazdıklarımı beter ederim korkusu vardı galiba.
Anladım ki içimden gelenleri yazdığım zaman daha iyi oluyor .Süslenmiş cümler olmasa da samimiyetimi anlatmam sizlere ulşmamı sağlamış .İyi ki,varsınız iyi ki benim yazılarımı ,okuyarak bana destek verdiniz.
Sonsuz teşekkürşer.
verda aral gülbay -- 23.10.2017 18:56
ÜLKEM İÇİN ÜZGÜNÜM
Sevgili Verda Aral Gübay Hanım; yazınızda, " Yüreğim sevgi dolu, alçak gönüllü bir kızdım" demişsiniz. Kendinizi tanımladığınız bu cümle çok doğru.

Önceki yazılarınızı ve şiirinizi yazmaya başladığınızdan bu tarafa okuyorum. Öyle saf, tertemiz, sevgi dolu bir yüreğiniz var ki. Tüm duygularınız en saf haliyle, doğal memba suyu gibi akıp gidiyor. Ustaca yazılmış eserler ( Üzerinde çalışılmış) olmasa da yağmurdan sonra açan güneş, güneşle oluşan rengarenk gök kuşağı gibi insanı ferahlatıyor, başka alemlere çekip götürüyor. İlk yazılarınıza nazaran son yazınızı daha başarılı, duygularınızı daha ustaca aktardığınızı fark ettim.

İnsanın içinde ne varsa dışına o sızarmış.Önemli olan bu sızıntıyı yapaylaştırmadan, yüreğin öz duygusunu bozmadan kaleme yansıtarak aktarmak... Bu konuda başarılı olduğunuzu görüyor, ilerde bu güzel yüreğin gül bahçelerinin derinliklerinden sunulan yazgüllerinin buketlerinden saçılan enfes kokuları şimdiden nefesimde hissediyorum.

Unutulmuş güzel günleri, güzellikleri günümüze aktarır isek kötülükler umarım küsüp kaybolur. Güzelliklere değer verilmediği sürece kötülükler kök salar, sarmaşık gibi boy atar.

Yazılarınızı bekliyor, başarılar diliyorum. Sevgilerimi gönderiyor, sevgiyle kalın diyorum.
SUZAN -- 07.10.2017 22:03
BUGÜN BENDEN 2 ŞİİR
Gene her zaman ki güzel ve akıcı..İnsanın saklanmış, gizlenmiş olan duygularına adeta " KORKULAR, BASKILAR BİTTİ HADİ SEN DE GEL, ÖZGÜRLÜĞE KOŞ, SEN DE BU DİZELERDE Kİ GİBİ SESLEN VE ÇOŞ "der gibi..
Tebrikler Verda Hanımefendi... Gene yazın... Hep Yazın...daima yazın da güzelliklerin olduğu başka dünyalara götürün OKUYUCULARINIZI...

Bakın ben de hemen ETKİSİNİ GÖSTERDİ. Güzel dizeleriniz...

Gülümseyerek GÜNE... "GÜNAYDIN" diyerek başlayabilmek BİRİNE... Ne GÜZELDİR, ne hoş ve ne GÜZELDİR.
Bazen herkeslere SÖYLENEMEZ.
İşte o zaman kişiye ÖZELDİR.
Hüseyin SARAÇOĞLU -- 03.06.2017 12:05
CAHİT TANYOL’A DAİR
Verda Hanım, takip ettiğim ve okuduğum diğer yazılarınız gibi,Ulu çınar "CAHİT TANYOL"u okuyucularınıza tanıtan akıcı bir usluple yazdığınız yazınızı ve ÜSTADIN şiirini haz duyarak, tadına vararak OKUDUM. Böyle değerli bir insanı "ULU ÇINARI" bizlere, genç nesillere tanıttığınız size müteşekkiriz. Üstadımızın şiiri de gerçekten çok güzel. Kendisine sizin sebep olmanızla ve Değerli "YOZGAT GAZETESİ"nin aracılığıyla Allah'tan RAHMET DİLİYOR, onu rahmetle ANIYORUM. İnsanı bir yerlere götüren şumısralara bakar mısınız ne kadar değerli ve GÜZEL: "Köprüler kurardık gökkuşağından derelere. Altından geçenlerin biterdi derdi." Çok nefis ve çok ENFES...
Hüseyin SARAÇOĞLU -- 24.05.2017 16:04
O SÖZLER HEPİMİZİ ÜZDÜ
Değerli Verda Hanımefendi, yazınızı gene bir çırpıda okuyuverdim. Kaleminize gönlünüze sağlık olsun. Güncel konuları değerlendiriyor olmanız, yazdıklarınızı daha ilgi çekici hale getiriyor. Sizi tebrik ediyor, başarılarınızın artarak devam etmesini diliyorum.
Hüseyin SARAÇOĞLU -- 24.05.2017 09:30
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
 
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00