BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 22.10.2018 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
210
Dün
:
4633
Toplam
:
14645348
ÇİZGİ Yasin Ali ER
Düne gitmek
yasinalier@hotmail.com
Her bugün, bir dünün yarınıydı ve her bugün, yine bir yarının dünüdür!
Her ümit, bir dünün yarınları için kurgulanan her şeyi taşıdı içinde… Öylece teslim etti her yarındaki güne pırıl pırıl tertemiz!
Her dün, ya pörsümüş ukdeler biçiminde sığınır kalır yarınsız bir kuytuda, ya da ötelerdeki yarınlara şekil veren can suyu olur.
Takvim kütüklerinden kopartılan her yaprak, ya da üstü çizilen her gün; sevabıyla, günahıyla etkilerini taşır yarına!
Tek köprüsü de bugündür.
Doğru okumak şartıyla ya ervahına rahmet, ya da lanet okutur yarınlarda etkilenen her şeye ve herkese!
* * *
Bugünler dünün eseri, yarınların yol göstericisidir.
Yarısı boş bardağın hepsiyle ilgileniliyorsa; ders almakta da, övünmekte de, yerinmekte de, yarınki yansımaları karar verdirir dünün yargılamalarına...
O nedenle düne bakmak, dünü anlamak, dünü doğru tahlil etmek için bugüne geliş yolunda incitmeden gitmek gerek düne!
…ki belki üzeri tozlanmış bir hatıra olarak kalmak kadar; eski defterler karıştırılırken, yeniden hayat öpücüğü verilmesini bekleyen unutulmuş başka başka rolleri oynamak mümkün olsun.
Dünlerde kalan hayata ve orada pas tutan yaşanmamışlıklara gitmek; belki bir yarını kurtarmayı da sağlayabilir, kim bilir?
“Ben ne yaptım ya da yapmadım, ben ne yapmalıydım ya da yapmamalıydım, ben niye yapmadım ya da niye yaptım” sorularının en gerçekçi cevabı, dünlerimizde saklı.
Bütün mesele; kendimizi aldatmak ya da aldatmamaktaki samimiyette!
Yarına doğru bakış, dünün muhasebesini doğru yapmakla mümkün.
Arabesk biçarelik ağlamaları yerine, kangren olan uzuvlardan kurtulmak yarınlardaki başarmaların tek yoludur.
Dersini iyi almak ve doğru anlamak gerek dün denen muallimin!
Yarınlardaki akametler için alınması gereken tedbirlerin ilk öğretmenidir düne yolculuk!
Sıfır kabul edilen gündenberi güneşin etrafında 2017 kez dönülmüş.
Öncesinden ders alınmadan kaybettiğimiz her yıl için bir günlük yolculuğa ne dersiniz? Şahıs şahıs, birey birey, birer birer, sadece kendimizi ilgilendiren anlara, gün ve yıllara doğru…
Kendi yarınlarımızın hatırına düne gitmek için vesselam!

01.01.2018

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
“MÜŞTERİ” GARANTİLİ HASTANE
"müşteri" garantili hastane başlıklı yazımın, gerek sosyal medyada, gerekse gazetemizin web sayfasında gördüğü ilginin; halkımızın bizatihi kendi nefsinde yaşanmışlıklarından kaynaklandığını anlaşılmakta.
Buradaki yorumlarıyla, yazının içeriğine katkı sağlayan okurlarımıza ve dostlarıma teşekkür ederim.
Eleştirel yaklaşımları, ya da değişik konulardaki görüşlerini de bilmeyi isterim.
Hepinize şükranlarımla...
Sağolunuz. Var olunuz.
Yasin Ali ER -- 21.10.2018 13:07
“MÜŞTERİ” GARANTİLİ HASTANE
Değerli ağabeyim, hastanelerle haşır neşir bir kardeşin olarak emin ol bu bahsettiklerinin çoğunu ben de bizzat gözlemledim. Ve dahi birkaç doktorun ağzından bu bahsettiğin durumları dinledim. "Bu kadar hastayı nasıl muayene edebiliyorsunuz?" sorusuna "Yukarısı öyle istiyor, ne yapalım." cevabını aldım. Sistem tamamen kapitalist bir zihniyetle işletilmek suretiyle amacından uzaklaştırılmıştır. Zaten tedavi deyince de sadece bolca ilaç yazımı akla geliyor ki ben bunun gerçek anlamda tedavi edici bir metod olduğuna inanmıyorum. Sağlık sektörü tamamen ticari kaygılar üzerine hareket edemez... Bunlara göre ne kadar çok insan girip çıkarsa o kadar iyi... Anlattıkların çok doğru. Bir de etkileyici lisanınla dile getirilince... Selamlar ağabeyim.⚘
Yılmaz Ocak -- 19.10.2018 23:13
“MÜŞTERİ” GARANTİLİ HASTANE
Kanuni Sultan Süleyman' ın zigetvar kalesi kuşatmasında hasta yatağında söylediği dize.

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.

Sanırım kendi için söylemiş. Halk da kendine anlamış. Sizin devlet hastanesinde muayene olan yetmez ama evetçi vatandaşlargibi.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 19.10.2018 22:30
“MÜŞTERİ” GARANTİLİ HASTANE
Sayın Yasin Ali Er,
Yazılarınızı büyük bir beğeni ile okuyorum. Özellikle akıcı, yeri geldiğinde iğneleyici anlatımınıza ve gerçekleri duyarlı bir biçimde yazmanıza hayranım.
Şehir hastaneleri, gerçekten üzerinde çok düşünülmesi gereken ve zamanla bizi bayağı yorup yıpratacak bir konu. Kâr amacı taşıyan her işletmede olduğu gibi buralarda da en az personel ile en çok hizmet sunma savaşı var. Vatandaş ve çalışanlar kimsenin umrunda değil. Hemen hemen tüm devlet hastanelerinde olduğu gibi şehir hastanelerinde de doktor başına düşen hasta sayısı inanılmaz boyutta. Çok yakından biliyorum. Örneğin bir göz doktoru günde 120-130 hastaya bakıyor.
Hastanın bu denli yoğun olması, devletin doktora bakış açısı, ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin yetersiz olması ister istemez hasta-doktor ilişkilerine yansıyor, sonuçta hiç hoş olmayan bazı olaylara tanık oluyoruz.
Şehir hastaneleri efsanesinin (!) büyüsüne kapılan, sorunun özünü bilmeyen saf insanımız, kendine yanlış hedefler seçiyor. Bunların başında da doktorlar geliyor. Gerçekleri dile getiren bizler de onların gözünde hiçbir şeyi beğenmeyen eleştiri hastaları olarak görünüyoruz.
Zaman her şeyin ilacı. Görelim, bakalım neler olacak...
Muhsin Köktürk -- 19.10.2018 13:21
İNADİZMA
Sayın Yasin Ali Er Beyefendi Hocam; Sizin yazılarınızı sakin ve geniş bir zamanda özümseyerek okumak niyetiyle zaman kolluyorum. Çünkü, kalem üslübünüz beni çok uzaklara taşıyor. Şu anda yazınızı okur iken; gerilerde kaybolan, günümüzde nesli tükenen; bilge, ağırbaşlı, gölgesi ağır, karşısında kimsenin konuşmaya cesaret edemediği eski toplumlardaki arif kişilerin hoş bir sohbetini dinler gibi hissettim kendimi. Yazının sonuna kadar da, bu kalem kimi çağrıştırıyor? Diye düşünüp durdum. Her paragrafta, başka başka bir kaç kalem seslenir gibi oldu. Bu da bende, etkilendiğiniz ve etkileme alanınızın geniş olduğu düşüncesini oluşturdu. Tam olarak tahmin edemediğim fakat, yabancısı da olmadığımı sandığım kalem sesini tam tespit edemediğim için isim yazmak istemedim.

Özel zaman ayırmaya değer bulduğum yazılarınızın devamı ümidi ile Saygılar selamlar...
Kadriye ŞAHİN -- 27.08.2018 22:32
ÜŞÜMEK!
Sayın Yasin Ali Er,
11'li hece ölçüsünü çok akıcı bir biçimde kullandığınız zengin içerikli şiirinizi büyük bir beğeniyle okudum. Kaleminiz sürekli olsun.
Saygılarımla.
Muhsin Köktürk -- 09.05.2018 16:36
GÜNCELLE(ME)
Değerli dostum, hakkını vererek okuyanı hakikaten irşat edecek yazını zevkle okudum. Amma, daha fatiha ve ihlas surelerini bile doğru okuyamayan bir toplum nereden bilsin "ve leddalinin" anlamını. Ataköy gibi kısmen elit bir zümrenin oturduğu semtte bile utanmadan ıskat yapanlara sanki merak etmişim gibi sormuştum. "Okuduğunuz her sureden sonra sadakallahü'l-azîm diyorsunuz, ne demek bu" diye. Verdikleri cevap "Adettir her duadan sonra söylenir" cevabı oldu. Şimdi mevlit olsun, kur'an kıraatı olsun tamamlandıktan sonra ikram faslı başlayıpta sohbete oturunca sorarım hep ve hep cevap aynı olur. Üstelik bunlar en yakın caminin hocalarıdır hep. Sevgi ve selamlarımla.
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 16.03.2018 23:29
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Sayın Abdulkadir Çapanoğlu üstadım.
Sayın Bilal Şahin'in nezdinde bütün iş adamlarımıza yaptığınız daveti; "ÜSTÜNE ALINAN ÇIKAR İNŞALLAH" olarak algıladım.
Biri veya birileri çıkıp; YOZGAT VAR, YOZGATLI VAR, YOZGATLILAR VAR desin diye beklemelerdeyiz.
Ümit fakirin ekmeği!
"Ye Mehmedim ye" hesabı dahilinde!
Katkınız için teşekkür ederim.
Yasin Ali ER -- 06.03.2018 13:35
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Değerli dostum,
Anlayana sivrisinek anlamayana davul zurna diyeceğim ama desem ne fayda. Yıllar önce rahmetli Abbas Sayar ağabeyimiz koymuştu teşhisi “Yozgat var da Yozgatlı yok” diye. Ben biraz şahıslara indirgeyeceğim çaresiz. Hayırsever iş adamımız Sayın Bilal Şahin’e buradan çağrı yapıyorum. Kazandığı sevaplar kadar sevap kazanmak istiyorsa Şeker Fabrikasını sahiplensin. Bütün Yozgat’ın hayır duasını alacaktır. Saygılarımla
ABDULKADİR ÇAPANOĞLU -- 05.03.2018 20:57
YOZGAT ŞEKER FABRİKASINI YOZGAT KOOPERATİFLERİ BİRLİĞİ ALMALIDIR
Saygıdeğer Muhsin Köktürk Bey ve Kadriye Şahin hanımefendi...
Değerli katkılarınız ve sitayişleriniz için teşekkür ederim.
Nuhsin Bey! Bizim inatla biat alışkanlıklarımızın önüne geçmek mümkün değildir. Siyasi partisini eleştirdiğiniz herkes, kendi tercihinde yanılmış olmayı kabullenmemek adına; her yanlışı mubah saymanın anlamsız savunuculuğu içinde kalınıyor. Kuzu kuzu dinlemeye ve maalesef uyumaya devam etmekteyiz.
Kadriye Hanım!
Ereğli DÇ'ye dair hatırlatmanız, benim arzetmeye çalıştığım çözüm yollarına muhteşem bir emsal olmuş.
Konunun Yozgat Valisi Sayın Kemal Yurtnaç tarafından incelenmesi, araştırılması ve Turhal Şeker Fabrikasının da aynı makus akıbetle karşı karşıya kalacağının bilinciyle bütün şeker fabrikalarının üretim işlevinin devamlılığına katkı sağlamalarını ümit ediyorum.
İZ BIRAKAN bir Vali olarak tarihin temiz bir sayfası kendilerini bekliyor.
...ve evet!
Devlet mademki satmaya mecbur... O halde halkın malı olmasına hiç bir engel yok!
Yasin Ali ER -- 05.03.2018 14:42
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00