BİZİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

                
 20.11.2017 YOZGAT'IN ve YOZGATLININ GAZETESİ SIK KULLANILANLARA EKLE  
 
 
Arama
 
Google
 
Şu anda
:
250
Dün
:
4601
Toplam
:
13178851
MEMLEKET HİKÂYELERİ Esra GAYRETLİ
Ver elini karlı dağlar aşalım, Bayramlaşalım
tremarse@gmail.com
Temmuz 1990
Yerköy.
Kapının önünde bir kum torbası. Babaannem koymuş kapanmasın diye. Bayramda kapı mı kapanır? Sabahın ilk ışıkları ama herkes ayakta. Babaannemin kahverengi radyosunda TRT Ankara Radyosu THM korosu türküler söylüyor. Bayram türküleri. Ankara’dan abim değil ama İstanbul’dan amcalarım gelmiş; evde bir bayram havası. Çifte bayram.
Bahçeye ocak kurmuş babaannem. Ocağın tütsün babaannem..
Babamla amcamın seçip getirdikleri karagözlü kuzular için İsmailce kurban olma vakti..
İki gün önce gelmişti bu kuzular. Kuzu dediysem koyun tabii. Bahçedeki söğüt ağacını neredeyse çıplak bırakıp iki gün boyunca o yapraklarla beslediğimiz, kesilecekleri için son günlerini mutlu geçirsinler diye okşayıp sevdiğimiz, arkadaşlık ettiğimiz yavrucuklarla vedalaşma vakti. Onların gözleri bağlanıyor, bizimki açık. O vakitler kurban kesimi çocuklar için travmatik bir vaka değil. Kimsenin “aman siz bakmayın” diye gözümüzü kapattığı, bizi olay mahallinden hızla uzaklaştırdığı ve yediğimiz o kavurmaların kaynağını gizlediği yok. Çünkü adımızı, andımızı ve Allah için kurban olmak kavramını bilerek büyüyen çocuklarız. Allah’a kurban olan bir koyunun kanını şeref madalyası gibi alnına sürüp gezen çocuklarız. Hiçbirimizin koyunu kesilirken gördük diye uykusunun kaçtığını yahut üzüldüğümüz için kavurma yemediğimizi hatırlamıyorum.
Bu arada Kasap Fethi Amca koyunları kesip parçalıyor ve pişecek kıvama getiriyor.
Ocak henüz yanmaya başlarken ilk misafirler birer ikişer giriyor kapıdan. Şimdi söz babaannemde. Acele etmesi lâzım ama bir yandan da artık dayanamayan torunlarına küçük birer ekmek arası dağıtarak onları başından uzaklaştırması gerekiyor. Bahçemizden dumanlar yükseliyor. Ne büyük mutluluk. Annemi dinlemeyip erkenden giydiğim bayramlık elbiseme yağ kokusu siniyor diye biraz üzgünüm. Bir dahaki bayram mutlaka annemi dinleyeceğime söz veriyorum kendime. Hiçbir bayram annemi dinlemediğimi çok uzun yıllar sonra kendi çocuklarım beni dinlemediğinde fark ediyorum.
Her bayram hatıramın vazgeçilmezi yeşil şekerlik yine başrolde. Kurban bayramında şekere rağbet eden pek yok. O yüzden annemin şekerliği sakladığı da yok. Bu yüzden sevinçliyim/z. Herkes kurban, kavurma, sofra kurma telaşında iken bizim ne kadar şeker yediğimiz kimsenin umurunda değil. Ta ki akşam olduğunda ben “karnım ağrıyor” diye annemin başının etini yiyene kadar. Yeşil şekerlikle vedalaşma vakti. Çocuklukta çare tükenmiyor fakat. Şekerliği bizden esirgeyen annemin İsmet Amca faktörünü atlaması enteresan ama sanırım annem o kadar yoğun ki çocuğum neyle besleniyor diye ince ince düşünecek zamanı yok. O zamanlar birbirimizi yeğen sandığımız kuzenlerimle, güçlerimizi birleştirip İsmet Amca’yı darboğazdan kurtarır gibi bakkala çıkartma yapıyor ve adamcağızın özünde pek de gülmeyen yüzünü gülistana döndürüyoruz. Ama benim aklım Tahir Amca’nın tuhafiye dükkânında aslında. “Çok güzel tokalar var” diye ufak çaplı bir reklam yapıyorum kuzenlerime. İkinci çıkartmayı da oraya yapıyor ve aynı tokanın farklı renklerini takınıp oradan çıkıyoruz.
Birbirini takip eden günler aynı hareketlilik, aynı mutluluk ve aynı kalabalıkla geçiyor.
Bayram bitiyor sonra. Gelenler gidiyor. Bir bayram sabahı hep beraber oturulan sofranın fotoğrafı kalıyor zihnimde. Bir de burnumda babaannemin yaktığı ocağın kokusu..
Bir sonraki bayrama kadar yüklü harçlığım da olmuyor. Artık annem de yeşil şekerliği çekinmeden vitrine koyuyor çünkü içinde şeker yok. Harçlıksız kendimi, şekersiz yeşil şekerliğe benzetiyorum. İkimiz de bayramlarda şenleniyoruz.
Eylül 2016.
Eksilenlerimiz ve yeni gelenlerimizle yaprak dökerek bir yanımız ve bir yanımız bahar bahçe karşılıyoruz bayramı.
Bu sene çok kurban verdik.
Şairin;
“Ölmeden önce ölümden sonrasını görmüşlerdir sanki
Düşlerinde Mekke’ye varmışlardır sanki” dizelerinde dediği gibi, ölmeden önce ölümden sonrasını gören ve bir gül bahçesine girercesine kara toprağa düşen bu vatanın gerçek sahipleri, 15 Temmuz’da göğüslerini kurşunlara siper ettiler.
Hainlere ilk kurşunu sıkarak çağımızın milli müdafaasını başlatan kahraman askerimiz Ömer Halisdemir başta olmak üzere, vatan yolunda gözünü kırpmadan canını feda eden tüm kardeşlerimizi saygı ve minnetle anıyorum.
Sokaklarda tankların yürüdüğü günlerden, insanların tanklara yürüdüğü devre bizi ulaştıran Allah’a şükürler olsun.
Bayrak inmesin, ezan dinmesin. Memleket bir daha ihanet yüzü görmesin. Allah zalim ve hainlere fırsat vermesin. Haksız yere hürriyeti gasp edilmiş kim varsa hakkı iade edilsin. Can bulsun cananını, kul bulsun sultânını.
Bayram o bayram olsun.
Bayramınız kut’lu olsun.

12.09.2016

Sosyal  Medyada  Paylaş

     
YAZARIN DİĞER YAZILARI
OKUR YORUMLARI
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Merhaba Esra hanım, Ben de Memleket hasretiyle gurbette yaşıyor ve geride kalmış hatıralarla kendimi avutmaya çalışıyorum. Çoğu zamanda "Yozgat Gazetesi"ni okuyarak özlem gideriyorum. Memleketim insanına hizmet edememiş olmanın verdiği bir sorumluluk olmuş olacak ki, sizin gibi yazılar yazıp, edebiyat dünyasına katkıda bulunan kişilere destek amacıyla elimden geldiğince yorumlar yazarım. Okunmuş olduklarını anlasınlar, cesaret bulsunlar, önemsendiklerini önemseyip kendilerini geliştirsinler diye "Yozgat Gazetesi"nin aile fertlerinden biri sayılırım.

Yazıyı okurken bulunduğum alemden başka yerlere sürükleyip götürmüşse,az birazda düşündürmüşse; överek yazarın hakkını veririm. Çok taktir ettiğim bir kalem de olsa bazen tenkit etmeden geçemem. Bu bakımdan bu gazetede yazı yazan köşe yazarları çok değerli yazarlarımızdır. Asla saygıda kusur etmez, dönüp uygun bir üslupla tenkide hemen cevap verirler. Bu bakımdan burada yazan yazarlar çok değerli ve kıymetli kalemlerdir. sayın Çapanoğlu çok daha ayrıcalıklıdır. Okurlarının hatırını sorar, arada bir teşekkür ve saygılarını ileterek okuyucularla sürekli iletişim halindedir.

Bu çok özel kalemlerin arasında sizin gibi sürükleyici, okudukça aman bitmesin diyecek kadar kalemini ustaca kullanan, Yeşil Irmak gibi sakin fakat yoğun ve derin akan bir duygu seliyle karşılaşmak beni çok sevindirdi.

Benim memleketimde ne cevherler var ben bunu biliyorum fakat kimse bu cevherleri açığa çıkarma zahmetine katlanmıyor, bu imkanı tanımıyor. Bu bakımdan Hakan Kiracı Bey'e teşekkür ediyorum. Memleketimiz için en önemli görevi yerine getirmiş oluyor. Bir gün Yozgat da Erzurum gibi, izmir gibi, İstanbul gibi edebiyatçılarıyla tanınacak, memleketimin adını il sınırlarından dışarıya taşıyacaktır. Yeter ki bu imkan bu yeteneklere verilmiş olsun. Seslerini, duygu ve düşüncelerini kalemlerinin gücünü uzaklara taa uzaklara duyurmuş olsunlar.

Yazılarınızı zevkle okumak için bekliyor taktir ve sevgilerimi gönderiyorum.
SUZAN -- 08.10.2017 21:53
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Sizin yazılarınızı okunca Yerköyün o eski ve güzel günlerini hatırlıyorum.Bizi maziye götürüyorsunuz.Teşekkürler..
Kenan -- 05.09.2017 08:52
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
İki bayram var-mış dediğim günden beri,sonradan bulduğumu bi başkasında gördüğüm ilk bayramım oldu.eline emeğine yüreğine kalemine sağlık.
Elaselcen -- 04.09.2017 01:44
İnsan: Hatıralar Emanetçisi
Yazının kalıbına bakınca okunmassı zor gibi. Başlayınca da bitmesını istemediğimiz bir yazı.Geç farketmiş olsamda aynı ruh haliyle okumuş oldum.
Habib Coşkunsoy -- 31.08.2017 12:17
Yeni Yıl, Eski Adet
Yeni yılınız kutlu olsun Esra Hanımefendi.Ben de çocukluğuma döndüm sizi okurken. Çocukluğumun yılbaşılarına.O günler canlandı gözümün önünde.O günler ki gitti gelmez bir daha...
Selam ve saygıyla.
Mustafa Topaloğlu -- 2.1.2017 14:12:3
Ver elini karlı dağlar aşalım, Bayramlaşalım
Biraz geç oldu "Hoş geldiniz!" demek için. Hoşgörün. Başarılı yazılar dileğiyle.
Muhsin Köktürk -- 20.09.2016 20:25
Hoş Geldiniz
Okadar güzel anlatmışsın ki inan geçmişi çoçukluğumu Gözümde canlandırdın başarılarınızın devamını dilerim
Erol akbaba -- 13.09.2016 12:06
Bayramlar bayram ola
memleket midir acaba mazide bize özlem yaşatan yoksa bize yaşarken hissettirilenler midir özlenen bence hissettirilen içten gelen samimi yalansız riyasız ve en önemlisi üçgünlük dünyada menfaat gözetmeyen bozkıın iyi insanlarıdır özlenen ... işte onlar dediğimiz gibi birer birer gittiler bizse onların binde biri olamadık
uğur -- 29.07.2016 03:15
Bayramlar bayram ola
Ailenizi tanırım. Yazıda bahsi geçenlerden de tanıdıklarım var. Allah onlara da vefaat eden büyüklerinize de rahmet etsin inşallah. Anılarınıza yakın bir çocukluk geçirdiğim için gözlerim dolarak okuduğum bir yazı oldu.
asddsa@mynet.com -- 13.07.2016 14:19
Bayramlar bayram ola
Çok ğüzeldi bu gün İlk Mustafa (Gayretli) a bi ağlattı ikinci esra gayertliGayretli. İsmet amca İstanbula taşındı oda rahmetli oldu. Yazınızı okurken bir anda yıllar öncesine gittim başarılar dilerim yolunuz açık olsunolsun.
Adınız ve Soyadınız -- 04.07.2016 18:48
YAZARA GELEN DİĞER OKUR YORUMLARI
1
Yozgat Gökhan BALCI
YOZGAT GAZETESİ WEB SİTESİ Yayın başlangıcı Mart 2006
YOZGAT Gazeteclik, Matbaacılık ve Reklamcılık Ltd.Şti. Kurucusu : Osman Hakan KİRACI
© Copright (Tüm Hakları Saklıdır. ) izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılmaz
Tel : 0 (354) 212 46 46 Sitemiz Basın Meslek ilkelerine uymayı taahhüt eder. / yozgatgazetesi@yahoo.com
FAX: 0 (354) 217 49 00